PAYLAŞ

Sevgili yol dostu -ve daha pek çok şey!- Tolga Candur, kimi yazılarını kesfet.tv ile paylaştı. “Kuruluştan Kurtuluşa Söğüt” yakın rotalar için çekici anlar sunuyor. Tolga’nın kaleminden.. Bilecik gezisi ve kuruluşun toprağı Söğüt

Bilecik Gezisi

Bilecik Gezisi ve Söğüt

Trene bindiğim zaman içimi nedensiz bir hüzün kaplar, camdan uzaklara doğru bakarken her şeyden uzaklaşıyormuşum gibi hissederim. Sanki hiç dönemeyecekmiş gibi ya da varamayacakmış gibi. Ama daha sonra tarif edemediğim bir rahatlama içimde belirmeye başlar.

Belki de her şeyden uzaklaşmak, “kimi” ya da “neyi” düşünmemek ve bunlardan kendini soyutlamak işte bu sanki bir nevi tedavi gibi. Ruhun bir anda özgürleşmesi olarak ta düşünebiliriz tabii bedenin hiçbir yere gidememesi. Trende huzur bulurum ben ve sebebini hiç açıklayamam, sadece huzur bulduğum için binerim trene. Yine böyle huzur aradığım bir gün trene atladım ve yola çıktım. Rotamda Bilecik garı var fakat şöyle de bir durum söz konusu Söğüt ve Bilecik’i gezmek için sadece 4 saatim var. Adana tarafından gelen treni yakalayıp İstanbul’a doğru devam edeceğim.

bilecik gezisi

Gün ortasında tren Bilecik garına ulaşıyor. Hemen sırt çantamı koyacak bir yer arıyorum. Emanetçi bulmam lazım çünkü 35lt lik çantamı sırtımda taşıyamam. Sonuçta 4 saat sonra yeniden gara geleceğim. Gar müdürüne kadar ulaşıyorum fakat kimse yardımcı olmaya niyetli değil. Emanetçi diye bir şey zaten söz konusu bile değil.

En sonunda biraz sinirlenip garın bir köşesine çantamı koydum ve bağırarak “ben tüm Türkiye’yi gezdim sırt çantamla böyle bir davranış görmedim. Çantamı buraya bırakıyorum içinde şüpheli bir şey olduğunu düşünüyorsanız polisi çağırın yoksa hiç dokunmayın kimse buradan bu çantayı alıp götürmez. Sorumluluk bana ait” deyip, ufak çantamı alıp gardan dışarı çıktım. Çantama ne olduğunu merak ediyorsanız yazının sonunu beklemeniz gerekecek.

Bilecik Gezisi

Bilecik Gezisi

Bilecik’e daha önce hiç gelmemiştim, gördüğüm ilk kahveye girip “Söğüt’e nasıl gidilir” diye sordum. Hemen bir amca çıkıp “100 metre ilerde sapak var oradan Söğüt minibüsleri geçer” dedi. Bende marketten suyumu alıp başladım yürümeye. Bilecik sapaktan biraz daha yukarda kalıyor, gar şehrin biraz dışına yapılmış ya da şehri garın dışına kurmuşlar yüksekte olsun diye buna tam olarak karar veremedim.

Söğütten sonra zaman kalırsa Bilecik’de Şeyh Edebali’nin Türbesine uğramayı düşünüyorum. Ama öncelik Kayı boyunun Orta Asya’dan göç edip  kurulduğu, ata topraklarına ulaşmakta. Türk halkının gözünde Anıtkabirin nasıl bir yeri varsa, Söğüt’ünde aynı değere sahip olması gerektiğini düşünüyorum. Bizi Osmanlıcı ya da Laik diye ayırmalarına izin vermeden geçmişimize sahip çıkmalıyız. Yüzyıllar önce yapılan hatalarda bizim geçmişimiz, kazanılan zaferlerde bizim geçmişimiz. Zaferlerimize sahip çıkıp, hatalarımızı kabullenip ders çıkarmalıyız.

10dk bekledikten sonra söğüt minibüsüne bindim ve şoförün yanına oturdum. Yaklaşık 20dk kadar arası var Bilecik ve Söğüt’ün. Etraf alabildiğine meyve ağaçları ile kaplı, yemyeşil bir yoldan gidiyorsunuz. Şoför “Buraların kirazı meşhurdur” diyor ve arkasından da ekliyor “kızlarımızda güzeldir evlendirelim seni buradan”. Sonra Söğüt’ün girişinde bulunan Ertuğrul Gazi türbesinde indiriyor beni.

İlk durak Kayı Boyunu buralara kadar getirip yerleşmesini sağlayan atamızın türbesi. Onun önderliğinde Söğüt ve çevresinde kök salan cesur ve mert savaşçıların oluşturduğu 400 çadırlık uç beyliğinden bir devlet doğmuş. Ertuğrul Gazi Türklerin Anadolu’da yerleşmesini ve kalıcılığını sağlamış, savaş alanında gösterdiği cesaret ve kahramanlıklarla “Gazi” ünvanını almıştır. 1281 yılında 93 yaşındayken vefat etmiştir.

bilecik gezisi

Türbenin yemyeşil bir bahçesi var, bahçede yine çok sayıda mezar ve mezar taşı gözümüze çarpıyor. Bunlar Ertuğrul Gazi’nin çocukları ve silah arkadaşları. Türbe ise ilk olarak 13.yy da inşa edilmiştir fakat tam tarihi bilinmemektedir. İlk olarak Osman Gazi tarafından açık mezar olarak yapılmıştır. Daha sonra Çelebi Mehmet tarafından türbe haline getirilmiştir.

Bilecik Gezisi Türbe

Sultan 3.Mustafa zamanında 1757’de yeniden yapılırcasına onarılmış ve ilk yapılıştaki hali değişmiştir. 1886 yılında ise 2.Abdülhamit tarafından türbenin yanına birde çeşme yapılmıştır. Mimarisi klasik Osmanlı düzenindedir. Türbe altıgen planlı, üzeri kubbe örtülü olup, dikdörtgen bir girişten sonra içeriye ulaşılmaktadır. Bu girişin yanlarında ikişer pencere bulunmaktadır. Türbenin duvarları bir sıra taş ve iki sıra tuğladan örülmüştür. Sandukanın bulunduğu türbenin içindeki batı ve güneydoğu duvarlarına dikdörtgen pencereler açılmıştır.

bilecik gezisi

bilecik gezisi

Türbe ziyaretimizi bitirdikten sonra tam karşımızda Türk Büyükleri tören olanı çıkıyor. Ataların büstlerini yapmışlar ve sıraya dizmişler. Pek beğendiğim söylenemez, daha düzgün ve nezih bir alan yaratılabileceği kanaatindeyim. Sanki sırf yapmak için yapılmış gibi duruyor, bence insan atalarına saygı duyacağı bir alan yaparken biraz daha özen gösterip düşünmeli.

Bilecik Gezisi

Türbenin yanındaki kurulmuş çadırlardan birine girip gözleme ve çay ikilisini mideme indiriyorum. İşte bu ikiliyi beğendim çayı taptaze, gözlemesini ben söyleyince yaptılar. Artık karnımda doyduğuna göre Söğüt ilçe merkezine doğru yürüyebilirim…

Yazının devamı..
Booking.com

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin..
Buraya adınızı girin..