PAYLAŞ

Salda gölünün ismini ve methini yıllardır duyuyordum. Gidilecek yerler listeme eklemiştim ancak bir türlü fırsat olmamıştı. Bu hafta sonu nerede bisiklete binsek diye düşünürken aklıma geldi. Rotayı hazırlayıp cumartesi sabahı erken saatte yola çıktık. Yol günübirlik tur için biraz uzundu ama vardığımızda çam ormanlarının ortasında beyaz bir kurdele ile çerçevelenmiş turkuaz, mavi, lacivert karışımı berrak bir göl karşımızda duruyordu. Bu nefes kesen manzarayı gördüğümüz anda günübirlikte olsa değeceğini anladık.

Gider gitmez arkadaşlarım yüzmek istedilerse de gitmeden önce orası hakkında okuduklarımdan dolayı korkup ayaklarımı bile suya sokamadım. (Bizim gitmemizden iki gün önce bir kişi boğularak ölmüş.) Göl yüzmeye elverişli olsa da bazı yerlerde balçık görüldüğü için yüzülebilecek sınırlar çizilmiş. Güvenli iki plaj varmış. Bir tanesi Yeşilova belediyesine ait belediye dinlenme tesislerinin plajıymış, diğeri ise Doğanbaba köyüne ait plajmış. Bu arada göl suyunun içinde magnezyum, soda, kil bulunmasından dolayı cilde çok iyi geliyormuş. Hatta sivilce ve bazı cilt hastalıklarını iyileştiriyormuş.

Bisikletimizi indirip pedallamaya ilk gölün kıyısından başladık, kumsal bitince otoyola çıkmak zorunda kaldık. Bir süre sonra köy yoluna girdik ve trafik rahatladı, hatta hiç araç geçmez oldu.

saldasahilevrim2Karşımıza ilk çıkan köy Salda’ydı. Köy halkı ağırlıklı olarak tarımla geçiniyormuş. Anason, pancar, afyon, mısır, buğday, yulaf gibi ürünler yetiştiriyorlarmış. Göl turizme açıldıktan sonra halk turizmden para kazanacağını düşünse de ağırlıklı olarak çadır turizmi yapıldığı için çok faydalanamamışlar. Köyden geçerken iki ayrı evde düğün vardı, sofralar kurulmuş, yemekler pişirilmiş, halaylar çekiliyordu. Bir ara gitsek mi diye düşündük ama sonradan vazgeçip yola devam ettik.

Salda Köyünden çıktıktan bir süre sonra buz gibi su akan bir çeşme başında mola verdik. Çeşmenin hemen yanında ki asmalardan üzüm koparıp yedik. Çok sulak bir yer olduğu için tattığımız tüm meyvelerin hepsi güzel ve suluydu.

İkinci durağımız ise Doğanbaba Köyü oldu.Yol boyunca ilerlerken özenle yapılmış, çok güzel evler gözümüze çarptı. Meğer köylülerin büyük kısmı İsviçre’ye ve Almanya’ya göç etmiş, yaz aylarında gelmek için kendilerine özenle birer yazlık ev yaptırmış .Yaz aylarında nüfus 2000-3000’e çıkarken kış aylarında 400’e düşüyormuş. Hatta göçlerden dolayı köy okulu kapanmış öğrenciler taşımalı sistemle Yeşilova’ya gidiyormuş.

Doğanbaba köyünden çıktıktan sonra göl kıyısında muhteşem manzaralar eşliğinde giderken bisikletimin iç lastiği yarıldı. Tamir etmeye çalıştık ancak jantta sorun olduğu için çözemedik. Az ilerimizdeki çeşme başında bir çok kişi durmuş su dolduruyordu. O tarafa doğru gidip onlarla sohbete başladık. Tesadüfen bir araba bizimle aynı yöne gidiyormuş. Bisikletimi götürebileceklerini söylediler, bizde sevinerek kabul ettik. Ben turu tamamlamak istediğim için başka bir arkadaşım benim bisikletimi alıp araca döndü, bende onun bisikletiyle yola devam ettim.

Muhteşem manzaralar eşliğinde Kayadibi Köyünün girişine geldik, arkadaşımız aracın orada bizi beklediği için köye girmeyip göl kenarından yola devam edip Belediye Tesislerine vardık. Araca bisikletleri yükledikten sonra oranın meşhur kavurma ve yoğurdundan yiyip tesis işletmecisiyle kısa bir sohbetin ardından dönüş yoluna çıktık.

Gerçekten çok keyifli bir gün geçirdik. Salda Gölü’nü fotoğraflarda gördüğümde de çok beğenmiştim ancak gidip kendi gözlerimle gördükten sonra oranın güzelliğini gerçek anlamda hiç bir fotoğrafın yansıtamadığını anladım.

saldaçeşme

Booking.com

5 YORUMLAR

    • Pazarlama harikası sözlerden biri olan “ölmeden önce yapılması gerekenler, görülmesi gerekenler” v.s şeklindeki tanıtım başlıklarını sevmememe rağmen, salda gölü ve çevresi ve özellikle kayak merkezi hakkında gerçektende tanıtım anlamında yapılacak çok şey var. Harika bir yer ve heryer gibi, her görülmemiş yer gibi görülmeyi fazlasıyla hakediyor.

  1. Memleketim köyüm diye söylemiyorum 🙂 Çok çok güzeldir. yazı da çok güzel olmuş. Düğünler de güzeldir :))))) Ailem ordaydı . 🙂 Öpüyorum çok .

    • Bazen fazla tanınamadığı için bunu haketmediğini düşündüğüm yerlerden. Ancak belki de böyle kalması, fazla tanınmaması hala Salda Gölü diye bir yer olmasına yol açıyor. Kıyıda köşede kaldıkça ömrü uzuyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here