İstanbul’u baştan çıkarıcı yapan güzelliklerinden biri de “Prens Adaları” olarak isimlendirilen Sivriada, Yassıada, Kınalıada, Burgazada, Heybeliada, Kaşık Adası, Büyükada, Sedef Adası diye sıralanan Adalar. Bunların Öne çıkan görsel belirleyaşananları arasında en büyüğü, en uzağı, en popüleri ise Büyükada.

Büyükada gezilecek yerler

Ancak belki de yanıbaşımızda durduğundan çok da değerinin farkına varamadığımız, ama İstanbul‘a özellikle ilk defa gelen yabancıları büyüleyen eşsiz coğrafyasının gözbebeği Adalar gerçekten bambaşka.

Büyükada Seyahat Yazarı Erkut Özen

Büyükada Gezilecek Yerler

Büyükada sadece son dönemde popüler olan bir yer değil elbette! Ada 19. yüzyıl sonlarından başlayarak özellikle varlıklı bir kesime hitap ederek, bu insanların sosyal yaşantısına renk katmış. Büyükada, güzel köşkleri, kulüpleri ile capcanlı bir hayatın merkezi olmuş.

Büyükada evleri

Adaya geldiğinizde tarihi vapur iskelesi veya hemen yanında bulunan “motor” iskelesinden indiğinizde büyük çarşı meydanı günümüzde en keyifli yerlerinden biri. Küçük bir “kordonboyu” misali dizili çay bahçesi, kafe ve restoranlar ile birkaç metre içeride bulunan sağlı sollu dükkanlardan oluşan “merkez çarşı” adada hayatın döndüğü ana nokta olarak söylenebilir.

Büyükada Lefter

Büyükada iskelesi

Yıllara azınlıkların en çok rağbet ettiği yerleşim yerlerinden olması nedeniyle Prinkipo olarak isimlendirilen Büyükada, dokuz Rum Ortodoks ve birer Ermeni ve Latin Kilisesi ile bir de Musevi Sinagogu’na ev sahipliği yapıyor.

Büyükada

Büyükada gezilecek yerler listesinde de bu yapılar görülebilecek yerler arasında bulunuyor. Ancak Büyükada, tabii ki bundan çok daha fazlasına da sahip!

Büyükada kiralık bisiklet

Ayios Nikolaos Manastırı

Ayios Nikolaos Manastırı, Büyükada’nın doğu sahilinde yer alıyor. Sedefadası’nın hemen karşısına düşen noktada bulunan Ayios Nikolaos Manastırı’nın bulunduğu bölge, Roma İmparatorluğu’nun (Doğu Roma veya Bizans) Karyes olarak bilinen yerleşim yeriymiş.

Bu yerleşim yeri, büyük bir Latin isyanında yakılmış, 14. ve 15. yüzyıllarda korsan saldırılarında tahrip edilmiş, 16. yüzyılda büyük bir yangın ve deprem geçirmiş. O dönemde şehir merkezinde olduğu varsayılan manastırın kilisesi, 1509 depreminden sonra ada toprağında oluşan çatlaklar nedeniyle manastırın ağır duvarlarının zemine belirgin oranda gömülmesine neden olmuş. İşte bu nedenle halk arasında Batık Manastır olarak isimlendirilmiş.

Aya Nikola Manastırı

Aya Yorgi

Büyükada’nın iki tepesinden en yükseği olarak bilinen Yüce Tepe‘de, halk arasında Aya Yorgi adı ile isimlendirilen, Agios Georgios Rum Ortodoks Manastırı bulunuyor.

Aya Yorgi Manastırı, Hristiyan inancından dolayı paganlar tarafından öldürülen ve mezarı Filistin’de bulunan, aynı zamanda bir Roma ordusu subayı olan Anadolulu (Kapadokyalı), Aziz Georgios’tan alıyor.

Manastırın bin yılı aşan bir maziye sahip olduğu rivayet ediliyor. Milattan sonra 963 yılında Roma (Bizans) İmparatoru Nikiforos Fokas zamanında inşa edildiği veya son haline getirildiği bilinen manastıra, Aya Yorginin mucizevi olduğuna inanılan ikonası ise, Büyükada’daki İmparatoriçe İrini’nin Kadınlar Manastırı tarafından hediye edilmiş.

Aya Yorgi

Bizans İmparatoru Manuil Komninos’un 1158 tarihli altın mühürlü fermanında, İstanbul Adalarından ve buradaki manastırlardan bahsedilmiş ve “Kodono” ismi de geçmiştir.

19 yüzyıl tarihçilerinden Manuil Gedeon’a göre bahsedilen bu isim, Büyükada’daki Aya Yorgi Kudunas (Çıngırakçı) Manastırı’ndan başka bir yer değildir.

Aya Yorgi, özellikle belirli günlerde dilekleri için buraya akın eden kalabalıklarıyla sürekli gündemde kalmaya devam ediyor.

Rum Yetimhanesi

Dünyanın en büyük ahşap yapılarından biri olarak gösterilen, Büyükada’nın en güzel noktalarından biri olan İsa Tepesi‘nde çam ağaçları ile kaplı büyük bir bahçe içinde bulunan bina 1898 yılında Kont Moris Bostari başkanlığındaki bir Fransız şirketi tarafından inşa edilmiş.

Rum Yetimhanesi

Uzunluğu 102,5 metre; genişliği 25-35 metre arasında olan bu muhteşem bina otel olarak planlanmış. Ancak Fransız firma, hükümetten otel olarak olarak işletme ruhsatı alamayınca binayı satılığa çıkartmış. Bunun üzerine dönemin Patriği olan III. Yoakim, ünlü zengin Eleni Zarifi’yi ikna edip binayı Fransız şirketinden 3700 altına satın aldırmış. Eleni Zarifi ayrıca 1000 altın daha harcayarak binayı bir yetimhane haline getiren düzenlemeleri gerçekleştirmiş. Yangın tehlikesine karşı da mermer merdivenli bir kule yaptırmış.

Sultan Abdülhamit tarafından verilen onay ile devir teslim muamelesi 1902’de ikmal edilmiş ve çıkarılan bir fetva ile Rum Yetimhanesi’nin bu binada faaliyete başlamasına izin verilmiş. (Bu husus Tapu Daire’nin 12 Şaban 1321 tarihli tuğrasında bulunuyor)

1964 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından kapatılan Yetimhane Binası, günümüzde metruk görüntüsü ile ürkütücü bir şekilde görünse de, ihtişamıyla oldukça ilgi çekici olarak duruyor.

Reşat Nuri Güntekin Evi

Türkiye’nin ünlü roman yazarlarından Reşat Nuri Güntekin’in, romanlarını kaleme aldığı olarak rivayet edilen evi de Büyükada’da bulunuyor.

Reşat Nuri Güntekin Evi

Ünlü romancı bu evde ailesiyle birlikte yaşamış. Üç katlı evin pembe pervazlı dış cephesi oldukça güzel bir görüntü veriyor.

BİR YORUM BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin..
Buraya adınızı girin..