PAYLAŞ

Erdem Gürses, sırt çantası ile yollara düşen binlerce gezginden biri sadece.. kesfet.tv gezgin konuklarında Erdem Gürses ile Yolları ve seyahatini konuştuk bu defa.

Erdem Gürses’i bize biraz anlatır mısın? Kimdir Erdem Gürses?

Kocaeli Ünv.işletme bölümü mezunuyum. 9 yılda bitirdim üniversiteyi. Üniversitenin ilk yıllarında ilk sırtçantamı aldım ve 3 yıl boyunca adım adım Türkiye‘yi otostopla dolaştım. 85.000 km’den fazla yol katettim. Amacım okumaya biraz mola vermek, kendimle yüzleşmek, kendimi bulmaktı. 3 yılın sonunda okula geri döndüm. Sonrası mezuniyet, askerlik. Fakat içimdeki seyahat tutkusu ve sırtçantamın bana bakışları hiç bitmedi.Uzun yıllar ilaç sektöründe uzman tıbbi mümessil olarak çalıştım. Yollardaki bağımsızlığım,duyduğum özgürlük bu süreler boyunca hiç dinmedi. Sabah akşam stres, iş seyahatleri, yorgunluk derken yeter dedim birgün. Hayata bir kere geliyor insan ve ben sırtçantamı alıp adımlamalıyım. İçimden ne geliyorsa onu yapmalıyım. Hayatımı yaşamalıyım. Ve o gün istifa ettim. Yaklaşık 2 yıldır yollardayım. Ve 1 hafta önce balkan seyahatimi bitirip İstanbul’a döndüm. Fırsat bulduğunda yollara düşen tam zamanlı gezgin derviş diyorum kendime. Çıkacak olan kitabımın hazırlığını yapıyorum, bunun dışında çeşitli dergilere gezi yazıları yazıyorum, yamaç paraşütü, scuba diving,bungee jumping gibi sporları aktif olarak yapıyorum, ve bir sonraki rotamı oluşturuyorum.

Seyahatlerinde ki durakları belirlerken neler rol oynuyor? (vize, seyahat kolaylığı, ulaşım v.s)

Vize sisteminden nefret ediyorum ve seyahat özgürlüğünü kısıtlayan bu damganın olmadığı yada kolay verildiği ülkeler ve birden çok sınır girişi ve çıkışı olan ülkeleri rotamda belirliyorum. Ben sırtçantamla Artvin-hopa sınır kapısından gürcistan’a girdikten sonra sırasıyla Gürcistan, Azerbaycan, İran, Ermenistan, İran, Pakistan sınırı ve tekrar dönüs İran, Türkiye Ağrı, Doğu Beyazıt yaptım. Azerbaycan bize vize uyguluyor. Bir günde Tiflis’te Azerbaycan konsolosluğu’ndan aldım vizeyi ama şuna dikkat etmem gerekiyordu, Ermenistan vizesi varsa pasaportta, Azerbaycan asla ülkeye almıyor kim olursa olsun ama Ermenistan biraz daha ılımlı bu konuda. Bu yüzden ilk önce Azerbaycan’a geçiş yaptım. Sonrasında e-visa ile Ermenistan’dan vize aldım ve İran üzerinden Ermenistan’a geçiş yaptım. Neden Gürcistan değil de İran üzerinden derseniz, bu yolu kullanan 3. Yada 4. Türk sırtçantalı benim ve İran üzerinden geçiş yaptığınız Ermenistan sınırı daha ılımlı bu konuda, en azından Türk pasaportu ve Azerbaycan vizesini görüp 20 dk bekletti beni ama sonrasında ülkeye girişi yaptım. Kısaca otostopla seyahat ettiğim için vize, seyahat kolaylığı, ulaşım gibi bu başlıca etkenler aynı ağırlıkta önem taşıyor benim için.

erdem gürses

Erdem Gürses Nasıl Bir Hazırlık Yaptı?

Sırtçantası seçimi çok önemli.Benim gibi tam zamanlı gezginler için sırtçantası her şeyiniz anlamında,tüm varlığınız o çantanın içinde ama çok iyi kaliteli ve sağlam bir sırtçantası ile işe başlamak gerekiyor. Su geçirmez, hafif, bel destekli sağlam 50 lt’lik bir sırtçantası ile başladım. Tecrübelerime dayanarak söylüyorum bu rakam en iyisi, bundan sonrası ise ağırlık ve yer kaplama açısından eziyet durumu yaşatmakta. Sonrasında sırtçantası yerleştirmek bile bir sanattır görüşündeyim ve hacim olarak minimum ama açıldığında maksimum fayda gösteren eşyaları almaya geldi. Kapalı olduğunda avucunuza sığabilen ama açıldığında bildiğiniz kapşonlu bir yağmurluk olan ürün, yine avucunuza sığan ama açıldığında 10 lt olan ikinci bir çanta, zipoff dediğimiz  dizden fermuarlı,hem şort hem pantolon olabilen yağmur geçirmez ve çabuk kuruyan ürün, sağlam bir ayakkabı ve sandalet ile haritalar, özellikle can damarım olacak çadır seçimi ve hafif ama su geçirmeyen modeli ile temel hazırlığımı yaptım. Bunun dışında kamp ocağı, termos,uyku tulumu,kamp tava tenceresi, 2 tişört, elektronik cihazlar gibi yan ürünlerle hazırlığımı tamamladım.

Takip ettiğim kadarıyla gezi planlandığı gibi sürmedi.? Plansızlık senin planın mı yoksa birşeyler olması gerektiği gibi gitmedi mi?

Plansızlık daima biz gezginler için bir zorunluluk aslında. Planlı plansızlık diyorum ben buna. Turist olmadığımız için yollarda o anda ne yaşıyorsak ve ne yaşamamız gerekiyorsa o anda ona uygun alternatif bir plan yapıyoruz. Yani önceden alınacak bir uçak bileti, belirli bir tarihte yapabileceğiniz hostel rezervasyonu olmuyor çünkü yollarda adım adım yürüyorsunuz ve sırtçantalı olarak nerde hangi gün olabileceğinizi kestirmek zor. Yol,hava,otostop şartları belirli etken burada. Asya destinasyonumda Pakistan’a kadar bir sorun olmadı ama Pakistan ben sınıra ulaştığımda transit vizeyi vermedi, ne yaptıysam olmadı ve bende mecburen İran üstünden İstanbul dönüşü yaptım. İstanbul’da vize için Hindistan ve Pakistan için uğraşayım derken konsolosluklar bir yığın belge istedi benden. Bir anda sinirlendim ve lanet olsun, vakit kaybetmeyeyim bu adamlarla dedim ve sırtçantam odanın köşesinde, attım sırtıma ve o gün balkanlara uçtum ki aklımda balkanlar hiç yoktu, ama görmemiştim ve gelmeyi çok istiyordum. Balkan gezimde sorunsuz ve istediğim gün ve tarihte bitti.

Erdem Gürses Nerelerde konaklıyor?

Çadırda, hostelde, yerel halk çok ılımlı oluyor gittiğim coğrafyalarda, evlerine davet ediyorlar, çok konakladım öyle, Batum’da camide yattım, yine Kutaisi’de kilisede yattım. O anda güvenli bölge olarak nereyi konumlandırmışsam orada konaklıyorum.

Dünya’yı gezen diğer gezgin kaşiflerle bir iletişimin oldu mu?

Yollarda benim gibi adım adım dolaşan gezginlerle karşılaşmak zor, kaldığım hostellerde çok sırtçantalı var ama turist modunda olduklarından yani hangi gün uçakla gidecekleri, nerede kalacakları çoktan belli, benim gibi plansız ve yollarda olan gezginlerle hiç karşılaşmadım.

Yollarda ki bir Türk insanları şaşırtıyor mu?

Çok ama çok şaşırtıyor.Özellikle Gürcistan, Ermenistan bu anlamda benim sayemde bir şok yaşadı gibi. Yollarda ilk gördükleri sırtçantalı Türk’ün ben olduğumu söyleyen çok kişi oldu. Bu adam delimi, korkmuyormusun diye çok soran oldu. Yollarda çok çeviren, çantama elma,erik, ekmek koyan oldu. İstanbul’u soran çok oldu. Ülkemizde henüz sırtçantalı seyahatin ne olduğunu tam anlamıyla bilen kesim çok az. Bundan dolayı yollarda olan Türk çok az.

erdem gürses

Ulaşım da kullandığın otostop tercihi keyifli,heyecanlı olduğu kadar güvenlikle ilgili kaygılar doğurabiliyor? Hiç problem oldu mu?

Otostop çekmeninde kendi kendine oluşmuş bir takım jargonları var, benimde yılardan beri edindiğim tecrübeler var birde..evet otostop çekerken güvenliğinizi ön safhada düşünmelisiniz. Örneğin otostopla bindiğim araçlarda ilk önce nereye gitmek istedğimi söylerim, param olmadığını söylerim ki İran’da bunu çok yaşadım, otostopla bindiğim çok araç para istedi benden.Araca bindiğimde genelde siyaset ve milletler hakkında konuşmam, sunulan alkol ikramlarını içmem, yemek yemem. Bu konuda genel kaygı verici olaylar yaşamadım ama Gürcistan Borjomi’de bindiğim jipte 2 kişi vardı ve Ermenilermiş. Nerelisin diye sorduklarında Türk’üm demiştim ve adam frene basıp-kusura bakma arabamdan in çünkü ben sizi sevmiyorum demişti. Akşamları otostop çekmem, genelde saat 4’ten sonra en uygun konuma çadır atarım. Otostop çekmek için en uygun saatler sabah saatleridir.

Seni beklentilerinin dışında etkileyen / şaşırtan ülke hangisi?

İran ve Bosna Hersek. Aklım, kalbim, beynim tüm ruh halim allak bullak olmuştu bu iki ülkede. Bizler için aslında tüm dünya için kapalı bir kutu olan İran’da gördüklerim, yaşadıklarım, inanç, sosyal hayat beni alt üst etmişti. Saraybosna’da ise savaşın yıkıcılığı, sonrasında toparlanmaya çalışan halk ve istanbul’da dahi görmediğim gece hayatı beni alt üst etmişti. Savaşın acısını eğlenerek unutmaya çalışan bir halk profiliydi karşımdaki.

Yol boyunca seni takip eden kişilerle nasıl iletişim sağladın?

Samsung galaxy s2 cep telefonum ile. Genel olarak wi-fi olan yerlerde toplu mailler ve mesajlar attım. İnternet paketim yok. Sadece wi-fi ile bağlantı kurulabilen yerlerde kulandım. Gittiğim ülkelerin yerel sim kartlarını alıp iletişim için kullanıyordum. Netbook taşıması belli bir zamandan sonra eziyet gibi geliyor, ilk asya destinasyonunda bu tecrübeyi yaşamıştım.

Gezmek , gezgin olmak belirli bir ekonomik güç, ev, evlilik, çoluk çocuk ,iş hayatı, kariyer gibi konularla tamamen zıt bir hayat tarzı mı?

Keskin bir cevap olacak ama evet!! 37 yaşındayım, bekarım, ve hala geziyorum, yollardayım. Yerleşik bir hayat tarzımız yok ki! Benim tüm malvarlığım bir bavul sadece. İş hayatı ve kariyeri yıllar önce elimin tersiyle ittim ve yollarda olmayı tercih ettim. Ekonomik olarak elbette zor, çünkü düzenli bir işiniz yok. Düzenli bir işiniz olsa yollarda olamazsınız zaten. Pişman olmadım hiçbir zaman. Çünkü o kadar çok şey yaşadım yollarda ve o kadar çok şey gördüm, arkadaş edindim ki yollarda, hayatımı dolu dolu yaşıyorum. Dönemsel işlerde çalışıyorum, sponsor ve destek bulmak için çalışmalar yapıyorum. Evliliği zaten hiç düşünmedim. Tabii hemen şu soru geliyor akıllara, nereye kadar? Bilmiyorum, gidebildiği yere kadar diyorum çünkü dağ tepelerinde, yemyeşil vadilerde attığım çadırda sonsuz gökyüzünü ve binlerce yıldızı izlerken bende düşünüyorum, gidebildiği yere kadar bu güzelliklere bakacağım ve yaşayacağım.

erdem gürses

Gezilerde yaşadığın korku, hayal kırıklığı, pişmanlıkların neler oldu?

Bunlar zaten hep yaşadığımız olaylar. Kutaisi’de çadır atmıştım bir köy yakınına, saat gece 22.00 gibi 2 çoban köpeği saldırdı çadıra ama bildiğiniz saldırma, diş falan atıyorlar, çıkıp biber gazı sıkmıştım yüzlerine, sonra uzaktan yaklaşık 10 mt kadar uzaktan taciz ettiler. İran, Şiraz’da sag-e cerah türbesinde fotoğraf çekerken aynı anda 5-6 güvenlik görevlisi apar topar beni yakalamıştı, yerlere yatırdı, dürbünü alın alın diye bağırıyorlar. Dürbün der İranlılar fotoğraf makinasına. Meğer foto çekmek yasakmış, Tahran hükümeti 3 gün önce kesin emir vermiş, ve bu türbe zaten Şiiler için kutsal, fotoğraf suç sayılıyormuş. Beni polis karakoluna götürdüler, pasaport kontroller yapıldı, müslümanım diyorum ama fayda yok. Tüm fotolarımı sildiler, kaldığım arkadaşımı polis karakoluna çağırdılar. En son beni bir yığın bağırma ve nasihat ile serbest bıraktılar. O zaman cidden korkmuştum, İran zaten kapalı bir kutu ve inanışlarına çok bağlı. Biz orada misafiriz onlar ev sahibi. Daima saygılı olmak zorundasınız inanış ve yaşayışlarına. Pakistan sınırına kadar gidip transit vize alamamak ise en büyük hayal kırıklığım olmuştu. Resmen çökmüştüm sınır kapısında.

Booking.com

3 YORUMLAR

  1. Merhaba Erdem bey öncelikle kolay gelsin. Sizden bir ricamız var mümkünse bize yardımcı olabilir misiniz? Biz 58 ve 64 yaşında iki bayan arkadaşız.Genellikle kendi imkanlarımızla size benzer şekilde çok geziyoruz. 4 hafta zamanımız var sizce bu süre içinde Zenzibar, Mauritius ve Madagaskar’ı bir arada gezebilir miyiz? yoksa tek tek mi gezmeliyiz.Bu süre Mauritius adası için çok uzun olur mu? Esas amacımız bu soğuk şubat ayında sıcak bir iklimde dolaşmak ve denize girmek. paramız ne çok fazla nede çok az, orta karar emekliyiz. Bu yerlere hiç gitmediğimiz için tereddütteyiz.Bu konudaki bilginizi iletirseniz çok seviniriz, şimdiden çok teşekkürler.

    • Merhabalar,
      Öncelikle belirttiğiniz süre içerisinde elbette planlanan yerleri belirleyeceğiniz rota dahilinde gezebilirsiniz. Mauritius adası için en az süre ayrılabilir. Tabii ki bunları rotanız doğrultusunda ve ulaşımların günlerini planlayarak belirlemeniz en doğru olanı olacaktır.
      Elbette biraz ilgiyle alakalı ama Madagaskar içlerinde en fazla zaman geçirilecek yerlerden. Ancak deniz konusunda elbette ki hepsinin özel plajları olsa da benim favori tavsiyem size mauritius olacaktır.
      Bu arada Erdem’e kendi web sitesi üzerinden veya sosyal medya hesaplarından ulaşabilirsiniz.
      Sevgiler..

  2. Erdem’in gidebileceği çok yer var!

    Onu erken tanıyanın ayrıcalığı olacak! Yaş itibarı ile azıcık öndeyim 🙂 26 yaşında, geç bir zamanda sırt çantası edindim ilk olarak. Sanırım, hayallerim onunkiler kadar geniş olamadı o yüzden. Ama “gezgin” bir ruha sahip olmanın ne demek olduğunu biliyorum ve o duyguyu çok iyi tanıyorum :))

    Yolu ve bahtı açık olsun!

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin..
Buraya adınızı girin..