PAYLAŞ

Bu aralar bahaneler aramaya başlayıp, hareketsizliğin doruğundayım yine. Bilinçaltımdaki bahaneler her plana ve projeye engeller çıkarıyorlar. Maddi ve manevi bağlar ile sorumluluklar kilitliyor insanı durduk yere.

Hayatın belli dönemini geçip, yüklenilen sorumluluklar altında yine de herşeye rağmen bütün iç savaşları göze alıp yola çıkmak gerekiyor. Daha önce de denediğim, yapmaya zorlandığım ama hep yaptığım gibi.

Hayat bütün bunları düşünüp, karar almak ve planlar yapmak için çok kısa. Hatta kısa olup olmadığını bile bilemiyoruz. Tamamen bir soru işareti. Buna rağmen saçma sapan sorunları “zaman” isimli saçmalıkla eşleştirip egoların tavan yaptığı planlar yapıyoruz.

Düşünce tembelliği bedensel hareketleri engelliyor. Ne düşüneceğimizi bile bize kodladıkları için sadece gelecekle ilgili ekonomik plnalar yapabilen beyinlere dönüştük. Düşünceler planları yapıyor, arada biz kaçamak hayalleri kuracağımız sırada, bir diğer düşünce ile hayallere engel olmak için duvarlar örülüyor zihnimizin biryerlerinde.

Er ya da geç. Bahsi geçen zaman, sadece senin tanımlamana bağlı bir olgu. Ne engel olabiliyorsun ne de çare bulabiliyorsun ona. Asıl mahalle baskıları, etraf ne der, iç dünyanın haykırışları, bilinçaltındaki farkında olamadığımız engeller koca birer cesaretsizliğe dönüşüyor ve kalıyoruz olduğumuz yerde.

Bütün bu iç baskılar dışa vururken, zaman yokluğu, işten izin alamama, maddi kaygılar, aile ve daha birçoğu olarak su yüzüne çıkıyor. Doğruyu telaffuz edemiyoruz.

Bunun bir tedavisi olmalı, insan ruhunu tedavi eden yol hali gibi. Peşindeyim yine. Neyin zor olduğunu artık pek bilemiyorum. Aslında çok da önemsemiyorum.

Gezi rehberi

Booking.com

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here