PAYLAŞ

İstanbul’un adaları var diye düşündüğümde aklıma gelen ilk ada devamlı Heybeliada oluyor. Tabii ki diğerlerini de biliyor geziyor ve onları da farklı seviyorum ancak Burgazada nasıl bir duygusallık veriyorsa bana Heybeliada gezisi ne içeriyor onu bile anlatamıyorum.

Heybeliada Gezisi

Heybeliada Gezisi

İstanbul, aşk olup bedene düştüğünde, onu kendinden ayırmak, üzerinden sıyırmak zordan da ötedir! Terketme fikri ara vermeyen bir vesvese haline gelir zihinlerde, ama nerede olursan ol hep varolur durur kalbinin bir yerlerinde. Bu nedenle şikayet eder dururuz İstanbul’dan.

Heybeliada Gezisi

Sanırım dünyada en fazla şikayet edilen konulara adaydır İstanbul. Kimi zaman İstanbul’u İstanbul’a şikayet ederiz. Üstelik bunu yaptığımızı da farketmeden. Bahanelerin vatanıdır İstanbul. Onu terketmek isteyen bunca kalabalığın vardır hep bir bahanesi. Sanki İstanbul‘dan kaçmak kurtulmak isteyen tüm insanlar o şehirde buluşmuş gibidir.

İşte kaçmak zordur ya İstanbul’dan. Bu nedenle İstanbul’da yaşayanlar, İstanbul’da olup orada değilmiş gibi hissedecekleri yerler arar, dururlar. Çoğu zaman aranılan bu yerler, yaşamlarda yerlerini geçici bir heves olarak alır. Sonrasında bir başkasıyla değiştirilip dururlar, sanki bir eski sevgiliymişçesine hatırlanarak.

Heybeliada Gezisi

Benim de çok bilinen ıssız noktalarım var İstanbul’da. Bazen yazılarda bahsediyorum onlardan. Bazen fotoğraflara ekliyorum onları. Zaman bulunca, canım sıkılınca, hayat üzerime çökünce nefes almaya gidiyorum oralara.. Hep bu yazıların aralarına saklıyorum onları. Bazen yazı oluyorlar, bazen onlar yazdırıyorlar..

Heybeliada Gezisi

Ah O İstanbul Vapurları!

İstanbul’un kalabalıklığına rağmen bulunmaktan en büyük keyfi aldığım en çok sevdiğim yeri vapurları! Ama onları da gittikleri yöne göre tercih ediyorum bazen.

Adalara gidenlerine hep bir yanım zayıf kalıyor. Düşüyor, peşinden gidiyorum. Heybeliada’ya varıyorum. Herkesin bildiği o adaya.

Heybeliada Gezisi

Sokaklarını adımlıyorum her bir defasında, bir daha, bir daha! Gördüğüm, çok bildiğim yerlerine bir kere daha ve belki bir kere daha bakıyorum. Seviyorum sokaklarını Heybeli’nin. Bilinen yüzünün, yani anadolu yakasından bakıldığında yansıyan silüetinin dışına çıkıyorum her gidişimde. Sokaklarını seviyorum Heybeli’nin.

Benim hatıralarımdaki çay bahçelerine benzer bahçelerine, bildiğimin dışındaki mütevazı kafelerine oturuyorum her gelişimde. Ya da belki her kaçışımda! Kimi zaman ıssız bir anda, kimi zaman da benim ıssızlığımda.

Heybeliada Gezisi

Yeşil tonlarla kaplı tepelerini, sokaklarını, evlerini, faytonlarını, resmi gibi görünen ama aslında adaya bambaşka bir hava veren askeri lisesine kadar her yerini seviyorum Heybeliada’nın.

Heybeliada’dan yani hep yaşamak istediğim yerlerden birinden uzak umutlarla çağrısını bekliyorum, bekleyeceğim de.. Kimbilir, belki benim olmayan bu sokakları, birgün bizim evin orası diye tarif edebileceğim güne kadar beklemeye devam edeceğim.

Ömür yettiğince, hayallere fırsat geldiğince..

Ya siz hayallerinizin nelere fırsat vermesini bekliyorsunuz?

Heybeliada Gezisi

Booking.com

4 YORUMLAR

  1. Olağanüstü bakmışssınız. Gezi yazarı ve yazarlığı kısmını çok geride bırakıyorsunuz.
    Fotoğraflar da çok güzel. Birde ben Burgazada aşığıyım. Heybeliyi de severim tabii ki.
    Elinize sağlık!. Çok güzel gerçekten

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin..
Buraya adınızı girin..