PAYLAŞ

İsviçre gezilecek yerler diye adım adım bir liste oluşturalım dedim. İsviçre’ye kadar gidip dağlara çıkmadan olmuyor. Zaten İsviçre denilince akıllara da hemen Heidi ve Peter’in koşturduğu(!) Alp dağları gelmiyor mu? Elbette İsviçre’nin her yeri Alpler değil ama ben yine de İsviçre’nin başkenti Zürih’e geldiğim bu ikinci gün, Titlis Dağı’na ve Engelberg’e doğru yola çıkacağım. İsviçre’de hele ki Zürih’deyseniz, Engelberg İsviçre’nin gezilecek yerler listenizde mutlaka yer almalı.

İsviçre Gezilecek Yerler / Titlis Dağı ve Engelberg

Alplere gitmek bir keyif işi gibi anlatılsa da, zamanınız kısıtlı olduğunda kendinize daha uzun vakitler yaratmak için uykunuzdan çalmanız gerekiyor.

Hani bizler için “sabahın körü” denilen bir saatte, 04:30’da, lobide taze çekilmiş bir filtre kahvenin aromasında ayılmaya çalışıyorum. Çünkü az sonra, kaldığım yer şehir merkezinde olmasına rağmen gecenin de etkisiyle iyice düşen ve -8C lerde seyreden bir hava sıcaklığında çıkacağım Zürih sokaklarında zorunlu bir ayılma halini zaten yaşayacağım. Bu nedenle bunu kahve ile kendinden geçmiş bir halde için için yanan şöminenin sıcaklığında yapmayı daha uygun buldum.

Elbette bizim için sabahın körü dediğimiz bu saat, Avrupa insanları için hayatın yavaştan akmaya başladığı saatler anlamına geliyor. Evlerin ışıklarında kıpırdanmalar var. İşlerine güçlerine gitmek için sokakta yürüyenler bile görüyorum.

İsviçre’nin Dağlarına Nasıl Gidilir?

İnsanlar işlerine giderken bende kaldığım otelden iyice sarılıp sarmalanıp dışarı çıkarak belirlediğim rota dahilinde Luzern üzerinden Engelberg ve Titlis’e gideceğim. Bunun için Zürih’in kaldığım bölgesine uzak olmayan tren garının hemen yakınında bulunan otobüslerin hareket noktasına doğru yürümeye başladım.

Yürüdüğüm mesafe yaklaşık bir kilometre kadar olmasına rağmen bu uzaklık dondurucu soğukta sanki daha uzunmuş geliyor insana. Yolda yürürken birgün önce otobüs bileti alırken fazlasıyla ikilemde kaldığım “acaba trenle mi gitseydim?” düşüncesinin şartlar dahilinde iyi bir seçenek olmadığına kanaat getirdim. Otobüs için yaklaşık on beş euro daha fazla ödememe rağmen arada yaşanması muhtemel terslikleri engellemiş olmamla gurur duyarak, kendimle övünme seansları gerçekleştirdim. (Buna kendini kandırma, kendini rahatlatma da diyebilirsiniz!)

Şaka bir yana, havanın soğuk olmasından dolayı zaman kaybı, beklemeler ve aktarma v.s konulara girmek istemedim.Bu nedenle şehir merkezinden hareket eden, Engelberg’e gidiş ve dönüş ile Titlis teleferik hatlarının biletlerini kombine olarak almanın daha uygun olduğuna karar vermiştim. Gerçi bu konuların hiçbiri İsviçre gibi bir ülkede gerçekleşmiyor ama yine de dedim ya kendimi bunlarla kandırıyorum. Yoksa onbeş euro fazla ödediğimi başka nasıl açıklayabilirim ki kendime!

Otobüs, Zürih’te beni hiç şaşırtmayan bir şekilde tam zamanında geldi ve yine belirtilen zamanda hareket etti. “Olması gerekenin, garip gelmesi” konulu bir yazıya bile aktarma gereksinimi hissettiğim bu durum, ülkemizdeki ruh halimizin yaşadığımız sistem bozuklukları içerisinde pek de sağlıklı olmadığını gösteriyor aslında.

İsviçre gezilecek yerler

Zürih yazımda da bahsettiğim gibi özellikle toplu ulaşım araçlarının zamanında hareketleri ve programlarına uyması burada bir namus meselesi gibi. Hani tam bir “ne dediysek o” durumu. Birkaç dakikalık sapmalar bile yaşamıyorlar. Bu nedenle alışmak zor 🙂 Haydi artık otobüse binme zamanı!

Engelberg Yolundayım

Birkaç gündür yüzümün açıkta kalan yerlerinin doğal oluşumla kırmızı tonlara bürünmesine sebep olan soğuğun etkisinde yürüdüğüm Zürih sokaklarını bir çırpıda otobüsle geride bırakmaya başladık.

isviçre gezilecek yerler

Hayallerimin hep bir yerlerinde yer alan kartpostal görüntüsündeki Zürih gölünü aşağıda bırakarak rampaları çıkarken en çok etkilendiğim şey, Zürih’de hergün temizlenmesinden ötürü çok fazla göremediğim kış hayatı ve doğal yaşamın, şehrin hemen bir kaç yüz metre dışında sunduğu tablo benzeri görüntüleri oldu. Zürih henüz gözden kaybolmamışken, yolların tamamen temiz ve kuru olmasına rağmen etrafının bembeyaz karlar ile örtülü oluşu, ağaçların arasında çevreye masum gözlerle bakan bir kaç geyik ve çeşitli hayvanların ayak izleri ile adeta masal resimlerindeki evlere bakarak yol almaya devam ettik.

Dağların arasındaki konumuyla nispeten olumsuz şartlarda yaşamayı çok iyi becermiş, yaşam konforu ve temel ihtiyaçlarından hiç bir taviz vermemiş bir ülke İsviçre. Ulaşımın coğrafi koşullara rağmen nasıl kusursuz sağlandığı ile ilgili öyle güzel sahneler sunuyor ki! Dağları, rampaları çıkan zincirli raylı hatları, normal trenler, aktarmalı birbirine bağlı raylı sistemler, duraklarla rotalanmış teleferik hatları ve dahası. Nefis..

Engelleri böylesine güzel aşmaları ve çözümleri çevreyi talan etmeden yerleştirmelerine bir kez daha hayran kaldım. Bunları düşünerek ve yolun sunduğu güzellikler ile yaklaşık olarak 75 – 80 km.lik bir mesafeyi alarak Engelberg’e geldik.

Engelberg Melek Dağı

Engelberg, Melek Dağı anlamına geliyor. Tipik bir Alp kasabası olan Engelberg, kış sporları ve turizm dolayısı ile bu aylarda oldukça kalabalık oluyor. Ancak sohbet etme imkanı bulduğum birçok kasaba sakinine göre Engelberg yazın bir başka güzel oluyormuş. Hepsi de “Sen burayı bir de yazın gör” edasını yansıttıkları yüz hareketleri ile yaz aylarında yemyeşil olan Engelberg ve İsviçre Alpleri‘nin bu bölgesinin muhteşem ve görülmeye değer olduğunu söylüyorlar. Bakalım bir planlamayı da yaz aylarında gerçekleştirmek gerekecek sanırım bu gidişle. Zaten Avrupa’nın bu bölgesinde, bir kaç ülkeyi kapsayan harika gezi, trekking ve macera rotaları bulunuyor. Yani gelmek için çok sebep var anlayacağınız!

Titlis’i Görmeye Ne Dersiniz?

Titlis, Engelberg’den çıkılabilen 3239 metre yüksekliği ile bölgenin en yüksek alp çıkıntısı. Tabii ki şu anda böyle bir mesafede zirve yapmayacağımdan, zirvenin hemen yakınlarında bulunan 3020 metre yükseklikteki teleferik istasyonuna gitmenin daha uygun olduğuna karar verdim. (Hem de bu hava şartlarında çok daha konforlu!)

Titlis teleferik hattı önemli bir noktada bulunuyor. Ayrıca diğer bir özelliği de yolcu kabinin kendi etrafında dönmesi. Çıkış sırasında belirli bir hızla hareket eden kabinin dönüşü, sizin değişik açılardan çevreyi seyretmenize imkan verdiği gibi hoş bir hava da katıyor.

Alt istasyona vardığımda biletlerin karşılığında çıkış pass’ları üzerimize yapıştırılıyor ve her birinde bir ülke bayrağı bulunan dörder kişilik küçük kabinlerle ROTAiR isimli teleferik istasyonuna doğru yola çıkıyoruz.

Ben kabinde Pakistan vatandaşı olan ve tatil yapan bir çift ile beraberdim. Buradan çok etkilendiklerini ve tatillerini uzatmayı düşündüklerini öğrendim. Kar yağışının hafif etkisini göstermesiyle beraber görüş mesafemiz düşmesine rağmen, bulunduğumuz yükseklikten aşağıda yer alan karlarla bezenmiş ağaçların oluşturduğu görüntü olağanüstü keyif verici.

Bu küçük kabinle ara istasyona gitmek için yapmış olduğum yolculuğun tek tehlikeli yönü ise, aynı ortamı paylaştığım Pakistanlı turistlerin karşıdan gelen kabinlerin üzerinde Pakistan bayrağına rastladıklarında gösterdikleri sevinç nedeniyle ciddi şekilde sallanmamızdı!

Ara istasyonda Rotair’a geçip dolmasını bekleyerek etrafı seyretmek için zaman buldum. Kayak yapanların oluşturdukları görüntüler, bu yükseklikte ağaçların azalması hatta bir kaç yüz metre sonra tamamen yok olması ile çok daha net izleniyor.

Aynen afişlerinde ve tanıtımlarında gördüğüm mavi ve yuvarlak şekli ile RotAir teleferiği de oldukça sevimli görünüyor. İçerde yaklaşık 20-30 kişi, dönen bir zeminde etrafı izleyerek Titlis ana istasyona doğru yol aldık. Her teleferikte ortada bir görevli bulunuyor. Çıkış anındaki görevlinin pek bir panik halinde olan tavırları ile önce tedirgin olmama rağmen sonrasında keyifli bir teleferik yolculuğuyla zirveye vardım.

Bir anda 3 bin metrenin üzerine böylesi hızlı bir şekilde çıkmak, dağcılık ile uğraşanların çok aşina oldukları aklimatizasyon belirtilerini gösteriyor. Aklimatize olmadan hızla bu yüksekliğe çıkıp sonrasında teleferikten inip merdivenlerle daha da yükselmeye çalışmak hatasını yapınca, hemen kenara çekilip sıvı alımımı gerçekleştirip ortama biraz daha uyum sağladım.

Böylesi orta irtifalara alışkın olsam da, bu hızla kapalı bir kabinde saniyeler içinde yükselmek kısa süreli bir sıkıntıya sebebiyet verdi.

Ice Flyer Titlis’in Simgesi

Zirve istasyonu benzerlerine göre oldukça donanımlı. Birkaç kafe, restoran, alışveriş dükkanı dışında özel yapılmış bir buz mağarası ve hemen yanında ise Ice Flyer ismi verilen yanyana 6 kişinin oturabildiği chair lift ile Alplerde buzların üzerinde bir uçma heyecanı yaşama imkanı da sunuluyor.

İsviçre gezilecek yerler

Elbette yapılmadan dönülmemesi gereken aktivitelerden biri olarak önce Ice Flyer liftinde kısa bir yolculuk gerçekleştirip sonrasında da ışıklandırılması ve içerdeki geyik ve isviçre ineklerinin taktıkları çıngırakların verdiği sesli ambiyansla süslenen buz mağarasını turladığımı da söyleyeyim.

3020 Metrede Muhteşem Alpler Manzarasında Yemek

Bunca yüksekliğe uyum sağlamaya çalışan bünyem ve sabahtan beri mesajlar gönderen acıkma duyularım etkisiyle kendimi bir anda açık büfe şeklinde hazırlanan bir tezgahın önünde yemek alırken buldum.İtalyan usulü hazırlanmış gerçekten sımsıcak bir domates çorbası ve somonlu bir penne, 3020 metre yükseklikten çevrede bulunan daha küçük zirveleri seyrederek yenilen nefis bir tercih oldu.

Kayak yapanların hem biraz ısınmak, hem de yemek arası için istasyonun bulunduğu zirveyi tercih etmelerinden dolayı kalabalık arttığından bir süre sonra restoranda oturacak yer kalmadı. Kahvemi alarak bir alt katta bulunan balkonumsu mekanda şezlong benzeri bir materyalin üzerine oturarak keyif yapmaya ve üşümeye(!) devam ettim.

Sıcak kahve kokusu İsviçre Alplerinde kendisini daha farklı hissettiriyor. Çok keyifli gerçekten.. İsviçre gezilecek yerler bakımında sizi fazlasıyla memnun edecektir.

İsviçre gezilecek yerler

4 YORUMLAR

  1. Kış sporlarının yapıldığı yerlerin yaz hallerini merak ediyor olmakla beraber sizin gittiğiniz bu yer Engelberg çok güzel görünüyor. Erkut bey, bizde Alplere gitmek istiyoruz önümüzdeki sene ne zaman ve nereyi tavsiye edersiniz? Teşekkürler

    • Engelberg gerçekten sakin, nezih ve Zürih’e olan yakınlığı ile ulaşımı kolay bir dağ kasabası. Alp dağlarında, çevre ülkelerde birçok kayak merkezi farklı zevklere ve pistlerin zorluk derecelerine göre çeşitli alternatifler sunuyorlar. Bu konuda çok çeşitli kaynaklar var. Ancak yakın bir tarihte bende bu konuya eğildiğimde mutlaka sizi de haberdar ederim Müge hanım. Yorumunuza teşekkürler..

  2. 3.000 metrenin üzerinden isviçre Alpler’ini izlemek! İçim gitti be Erkut!

    Ben de birkaç gündür Orta Avrupa rotası üzerinde çalışıyorum ve İsviçre ile ilgili çok araştırma yaptım. üzerine bu yazı iyi geldi.

    • Özellikle yaz aylarında uygulanabilecek inanılmaz rotalar var. Fransa tarafı kadar sarp İtalya sınırlarıda ilgi çekici. Çantayı sırtlayıp kimi zaman yürüyerek varılan dağ köy ve kasabaları kimi zaman ise vasıtalarla ulaşılan bir kaç evden oluşan yerleşimleriyle hep aklıllarda kalacak rotalar var Kemal.
      Seninde en iyilerinden birini gerçekleştireceğini bildiğimden, bekliyorum.. Teşekkürler!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here