PAYLAŞ

Kırgızistan, ziyaret etme fırsatını bulduğum ancak gezemediğim ülkelerden biriymiş. Şimdi bu nasıl cümle diyeceksiniz. Haklısınız! Ama nedeni var, şöyle anlatayım. İş dolayısıyla sadece başkentine gittiğim Kırgızistan’a aslında gitmemiş gibi olduğumu, geçtiğimiz hafta düzenlenen Emitt İstanbul Turizm Fuarı dolayısıyla Kırgızistan Turizm Ofisinin organize ettiği bir toplantısında anladım. Kırgızistan’ın gezilecek yerlerini öğrenmeden önce aslında Kırgızistan’ı Keşfetmek İçin 10 Neden nedir diye sormak gerekiyormuş. Kırgız dostlarımız bunu da düşünüp biz sormadan bu 10 nedeni sıralamışlar. Yani diyorlar ki “Kırgızistan’a Gitmek İçin Bir Dolu Neden Var”. O halde kendi hashtag’leri ile #DiscoverKyrgyzstan diyelim

Tanrı Dağları

Kırgızistan, yüzde doksanına yakınını Tanrı dağları ve Pamir-Alay dağları‘nın kapladığı bir ülke. Bir anlatıma göre Orta Asya’nın İsviçre’si.

Öyle eşsiz manzaralara sahip ki, ülkede 29 dağ zirvesi tam 4 bin metrenin üzerinde. Bitti mi tabii ki hayır! 45 ayrı zirve de 3 bin metreden yüksek! İşte bu nedenle bazıları bu topraklara “Göğe uzanan dağlar ülkesi” adını vermişler. 7 bin metreden yüksek olan iki zirvesi ise zaten dünyaca ünlü.

 

Dağ Göllerinin Cazibesi

Şimdi sıkı durun. Kırgızistan sınırları içerisinde Tanrı Dağlarının kapladığı alanda 2 binden fazla dağ gölü mevcut! Hepsinin hikayeleri birçoğunun günümüze kadar ulaşan efsaneleri var.

Deniz seviyesinden tam 3 bin metre yükseklikte bulunan Son Köl Gölü bunların en ünlülerinden. Bir diğer göl ise tam 668 metre derinliğe sahip olan dünyanın en büyük ikinci krater gölü olan Isık Gölü.

Bu göllerin etrafında nefis manzaralar, kamp alanları, yerel Kırgız yerleşim ve göçebe topluluklara rastlamak her daim mümkün.

Ekstrem Sporlar

Böyle bir coğrafya ve böyle yükseklikler tabii ki dünyanın her yerinde bulunan sporcularında ilgisini çekiyor. Kayakçılar için 13 kayak merkezi bulunan Kırgızistan dağcıları, raftingcileri ve trekking tutkunlarını memnun edecek birçok çekici noktaya sahip

İpek Yolu

İki bin yıldır doğu ile batıyı birbirine bağlayan İpek Yolu dünyanın en önemli ve en eski ticaret yollarından biri.

İşte bu önemli yolun ana güzergahlarından bir tanesi Kırgızistan topraklarından geçerek komşu ülkelere ulaşıyor. Ülkenin su kaynakları yüzyıllarca bu yol üzerinde çöllerden gelenlere nefes aldırdığı gibi Tanrı Dağları da bu yolu kullananlara bir sığınak olmuş.

Unesco tarafından koruma altına alınan Çanan – Tanrı Dağları Koridoru da Kırgızistan topraklarında bulunuyor. İpek yolunda yol almaya ne dersiniz?

Antik ve Kutsal Yerler

Kırgızistan’da dağların arasında bulunan mağara duvarlarında M.Ö. 8. yüzyıla ait antik kaya yazılarını ve savaşların meydana geldiği yerlerin etrafındaki mezarlıklar sayesinde bölgede kültürlerin ve halkların gelişim serüvenlerini izleyebileceğiniz eşsiz bir ülke. Ülkede kayda alınmış yaklaşık 5000 tarihi ve kültürel miras bulunuyor.

Kırgızistan’ın güneyinde bulunan Fergana Vadisi‘nin zengin kültürü ile harmanlanan Oş şehri önemli noktalardan biri. Burada bulunan 16. yüzyıla ait iki caminin İslam öncesi dönemlerde de ibadet yeri olarak hizmet ettiği tespit edilmiş.

Şehrin kalbinde yer alan ve eski halkların dini törenlerinde büyük bir rol oynayan, Hz. Süleyman Peygamberin onuruna adlandırılmış, Süleyman-Too dağının 101 farklı yerinde insan ve hayvan kaya resimleri ve 17 farklı yerinde ibadet yerleri tespit edilmiş.

Manas Destanı

Bilmiyorum ismini duymayan var mı? Ancak bir kültürel şaheser olan “Manas destanı” da Kırgızistan’ın en önemli kültür varlıklarından.

Ancak modern çağlar geldiğinde yazıya alınabilen destanın yazılı satır sayısı 500 binin üzerinde. (Bu sayı Homeros’un “İlyada” ve “Odyssey” destanlarının birleşmiş halinden tam 20 kat daha fazla)

Konusu M.Ö. 995’te geçen ve kahraman Manas’ın Çin’e karşı bağımsızlık mücadelesi işlenen destan UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miraslar listesine alınmış bir eser.

Manasçı, Manas destanı anlatıcısına verilen isimdir. En yetenekli manasçılar birkaç gün sürebilen anlatımlar sırasında kendilerini transa sokarak seyircileri savaşçıların dünyasına, onların orduları ve düşmanlarının siyasi entrikalarına ve ihanetlerinin dünyasına götürürler. Destanın sonunda iyilik galip gelir.

Destanın manevi değerlerinden dolayı, manasçıların da Kırgız halkı arasında saygı ve itibarları oldukça yüksek.

Göçebe Kültürü

Kırgızistan’ın en büyük kültürel mirası göçebe hayatının geleneklerinden gelir. Yaz aylarında pek çok aile sürülerini dağların üzerlerinde bulunan çayırlara “cayloo”lara (yaylalara) otlatmaya gönderiyorlar. Böylece eski gelenek ve göçebe yaşam tarzının devamını sağlanıyor ve geçmişten kopmuyorlar.

Kırgızistan’ın her yerinde hala yaşamı etkileyen ata gelenekleri, spor ve diğer yarışmalar Kırgız halkının göçebe yaşamından izler taşıyor.

Kırgız erkeklerinin anlayışında her erkek güce, çevikliğe ve dayanaklığa sahip olmalı diye kabul ediliyor. Göçebe geleneklerine gereği genelde tüm yarışmalar at üzerinde yapılıyor ve binici ile at arasında sanki beraber yarışıyorlar.

Kırgız at oyunları günümüzde de popülerliğini sürdürüyor. En önemli yarışmalar “At Çabış” (At koşturma – 20-30 km’den uzun mesafe at yarışları) ve “Corgo-Salysh” (kısa mesafe at yarışları). 

Kırgız Misafirperverliği

Kırgızistan’ın göçebe kabileleri yüzyıllarca misafirperverlikleri ile bilinirlerdi ve bu özelliklerini hala kaybetmediler. Kırgızların kapıları her zaman misafirlere açık bilinir ve her zaman misafir ağırlamaktan mutlu olurlar.

Misafirlere büyük bir saygı ile muamele ederler. İlginç bir detay; Kırgızistan’da üç tip misafir bulunuyor. ilki “Görevli Misafir” ismiyle anılıyor. Düğün veya cenazeye gelen misafirler bu sınıfta yer alıyorlar. Bu misafirleri konaklatmak ev sahibinin akrabaları başta olmak üzere bütün köy sakinlerinin adeta vazifesi olarak görülüyor.

İkincisi “Akraba ziyaretleri”. Bu sınıfa giren misafirler akrabalardan ya da yakın arkadaşlardan oluşuyor. Akrabalık derecesine göre bir birlerine karşı daha rahat ve serbest davranıyorlar.

Üçüncüsü ise bizde Tanrı misafiri denilen “Allah’tan misafir”. Genelde bir sığınak için gelen misafirlere böyle deniyor. Kırgız ailesinde herhangi bir misafir gün batımından sonra gece kalmak istiyorsa yiyecek-içecek ve barınak hizmeti mutlaka sunuluyor. Ev sahibi aile bu hizmetleri sunacak derecede zengin değilse yakın çevrede akrabalar yardımcı oluyor.

Ne kadar harika değil mi?

Kırgız Yemekleri

Göçebe yaşam tarzı Kırgız mutfağının en önemli karakteri. Kırgız mutfağının en gözde gıdası et.

Yaylalarda yetişmiş sığır ve koyunların eti, Kırgız ailelerinin sofrasında önemli bir yere sahip. Göçebelik nedeniyle ekip biçmeyi gerektiren sebze ve tahıllar Kırgızların geleneksel sofrasının parçası değil.

Genellikle menüdeki en önemli geleneksel yemek Beşbarmak (beş parmak). Yemek için uygun olarak koyun eti küçük parçalara doğranıyor ve buğday eriştesiyle karıştırılarak “chyk” denilen baharatlı soğan sosu ekleniyor. Beşbarmak yerken çatal kullanmadan parmaklarınızla yemeniz tavsiye diliyor.

Tabii ki bir de göçebe kültürünün ekşi kısrak sütü olan Kımız en önemli geleneksel içecek. Kırgızların milli içeceği.

Kırgızistan Vizesiz

Kırgızistan’a gitmek için en güzel nedenlerden biri de ülkeyi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının vizesiz olarak ziyaret edebilmeleri. Fazla birşey söylemeye gerek yok. Türk vatandaşları 30 güne kadar vizesiz olarak Kırgızistan’da kalabiliyorlar.

 

Not: Fotoğraflar Kırgızistan resmi turizm tanıtımdan alınmıştır

BİR CEVAP BIRAK