PAYLAŞ

Singapur havalimanına vardığımda her zaman bu küçük ama dopdolu ülkeyi tam olarak yaşayamadığım duygusuna kapılıyorum. Şehrin (ya da ülkenin mi desem! bilemedim) güzelliği ve bu coğrafyanın egzotik hisleri fazlasıyla ağır basıyor bilincime. Her zaman çok az vakit ayırıyorum gibime geliyor. Havaalanına kadar geldim ama gitmemek gibi düşüncelerim de var hala. Neyse ki, AirAsia havayollarına ait şık ve imaj çalışmalarına batırılmış uçağım beni bekliyor. Yoksa her an fikrimi değiştirebilir ve Phuket Gezi Rehberi yazımı başka bir zamana öteleyebilirim.

Singapur’da Tax Free – Vergi İadesi Çok Kolay

Havalimanında c/in işlemlerimi yaptıktan sonra, Singapur’da satın aldığım objektifimin vergi iadesini almak üzere tax free bölümüne uğradım. Gişe görevlisi bayanlarla bir süre işlemlerin nasıl yapılacağı konusunda konuştuktan sonra uygulanan sistemin kolaylığı beni şaşırttı.

İşlemleri prosüdürlere uygun bir şekilde gerçekleştirdikten sonra havalimanında cebimde kalan singapur dolarlarını harcamak için alışveriş yapılacak dükkanlara girdim. Uçak saati geldiğinde havalimanının kapısına doğru ilerledim ve beni Phuket’e götürecek olan uçağıma bindim.

Yoğun programlara ait gezilerin en büyük handikapı, hiç birşeyi kaçırmama isteği ve her yeri görebilme dürtüsü! Olabildiğince az uykuyla seyahate devam edildiğinden hiç bitmeyecekmiş gibi gelen yorgunluk ve uyku hali çıldırtıcı olabiliyor.

Uçakta yine her zaman olduğu gibi havalandırmalardan verilen serin hava ve aromalı koku ile karşılaştım. Air Asia havayollarının güler yüzlü personeli, uçağın sadeliği ile birleşince uyuma isteğim iyice arttı. Uçağın Singapur semalarında yükselişi ile tatlı bir uykuya daldım.

Phuket Gezi rehberi

Singapur’dan Phuket’e Geliyorum

Pilotun anonsu ile uyandığımda hemen saatime baktım ve yaklaşık bir saat 45 dakika süren yolculuğum sona ermek üzereydi. Onbeş dakika kadar daha havada süzüldükten sonra iyi bir iniş gerçekleştiren uçağa veda etme vakti geldi.

Kapılar açıldığında yine sıcak bir hava kendini hissettirmeye başladı. Oysa henüz öğlen bile değil. Galiba Phuket beni bekliyor.

Yolculukların en sevmediğim yönlerinden ikincisi olan valizlerimi almak için önce Tayland kraliyet polislerinin teknolojik imkanları da kullanarak gerçekleştirdikleri pasaport kontrolünü geçtim. Valizlerimi alarak beni kalacağım otele götürecek olan transfer aracıma yöneldim. İnsanların davranışlarının Singapur ile benzerlik göstermesine rağmen çok daha hissedilen sıcaklıkları hemen dikkatimi çekti.

Phuket Singapur’dan Çok Farklı

Şehrin içine yol almaya başladık. Yaklaşık iki saat önce ayrıldığım Singapur’dan çok farklı bir ülkede olduğum hemen kendini hissettirdi.

Yol boyu etrafa dikkat kesildim. Yapılar, yol aldığımız güzergahtaki yerleşimler, insanlar ve caddelerdeki arabalar ülkenin ekonomik durumunu çok açık bir şekilde belli ediyor.

Yaklaşık olarak yarım saat yol aldıktan sonra yol üzerinde bir mola verdik. İsteyenler ünlü “Thai masajı” yaptırmak için transfer satın aldığım aracın rehberinin komisyon kurbanı olarak üçüncü sınıf varoş bir binada Tayland için çok yüksek bir ücretle masajlarını yaptırdılar. Masajı Phuket’e saklayan ben ve benim gibiler de alışveriş merkezi tarzı bir yerde vakit geçirdik.

Phuket Gezi Rehberi Tapınaklarla Başlıyor

Verilen buluşma saatine kadar süpermarketleri dahil turladık. Süpermarket içerik olarak bizimkilerden faklı olmamasına rağmen, paketsiz bir şekilde açıkta ve ortalıkta satılan et, balık, tavuk gibi ürünlerden dolayı hem ağır şekilde kokuyor hem de sağlıksız görüntüler veriyor. Anlayacağınız pek sevimli değil yani!

Bildiğimiz ürünlerden şaşmamak adına, gıdıklamaya başlayan açlığımı bastırmak için markalı cips, çikolata ve içecekler alıp kendime yolluk yaptım.

Transfer aracının yolda tur sattığına ilk defa şahit olduğumdan aracı kaçırmama adına verilen saatte otobüse geri döndüm. Çok kötü bir mekanda ama iyi bir fiyata(!) masaj yaptıran grupdaşlarımızı bir beş dakika daha bekledik. Herkes geldikten sonra yeniden hareket edip kalacağım otelde indim.

Eşyalarımı otele attıktan hemen sonra görmek istediğim yerlere doğru yola düştüm yine.

İlk olarak Wat Chalong‘a gitmek istiyordum. “Wat” Thai dilinde tapınak anlamına geliyor. Yani burası Chalong tapınağı.

Tapınak, belgesellerin Güney Asya’yı anlatan bölümlerinde olduğu gibi mimarisi ve renkleriyle oldukça ilgi çekici. Bakımlı bahçesi ve çevresinin temizliği mükemmel görüntüler sunuyor.

Sıcaktan çok fazla bunaldığım için önce çevresini gezip resimledikten sonra içeride fazlaca durmadan dışarıya attım kendimi. Çevresinde bulunan bir büfeden aldığım yine bildiklerimize yakın bir soğuk içeceği bir hamlede bitirdim. Sıcak gerçekten etkilemeye başlıyor bu saatlerde. Ama turistler dışında herkes halinden memnun görünüyor. Hatta koyu turuncu giysili tapınak görevlileri güneşin altında çok rahat sohbet ediyorlar. Bense bir ağacın gölgesinden faydalanmaya çalışarak aracımı takip etmeye başladım. Neyse ki tapınak ile buraya geldiğim ve beni geri döndürecek olan otobüsün park ettiği alanda bir hareketlenme gördüm ve otobüse doğru yürümeye başladım. Kendimi hemen koltuğa atıp, klimanın çalışmasını ve serinlemeyi bekledim. Phuket fena bir hoşgeldin yaptı bana.

Araç hareket edip içinin serinlemesinden sonra kendime geldiğimden, Phuket’in günlük hayatını ve yollarını seyretmeye devam ettim.

Yabancı bir ülkede bulunma hissi uzakdoğu da kendini ciddi anlamda ön plana çıkarıyor. Kültürün ve farklı dinlerin günlük yaşama etkisi buralarda oldukça ilginç geliyor insana. Yani aslında gerçekten yurt dışına çıktım, yabancı bir ülkeye gittim demek için uzak yerlere seyahatler gerekiyor.

Phuket Kalınacak Yerler İbis Hotel Patong

Biraz da merkez diyebileceğim birkaç noktada durakladıktan sonra otele geri döndüm.

Phuket kalınacak yerler konusunda turistik bir bölge olmasından dolayı oldukça fazla seçenek sunuyor. Benim kaldığım otel Phuket’in ünlü Patong Beach’inde bildiğimiz standartları ile İbis zincirine bağlı İbis Hotel Patong oldu. Uygun fiyatları ve ideal bir servisi olduğunu söyleyebilirim. Zaten Phuket gibi bir yere geldiğinizde otelin çok öneminin olduğunu düşünmüyorum. Temiz ve güvenlik her şey!

Phuket otelleri için güncel fiyatlara ve alternatif konaklama tesislerine buradan göz atabilirsiniz.

Otele geldiğimde odamı neredeyse hiç beklemeden almıştım. Ancak çantalarımı atıp çıktığımdan yani yerleşmediğimden, önce iyi bir duş zamanı geldiğini hissederek kendimi suyun altına bıraktım.

Güzel bir duş sonrası şimdi de otel ve çevresini keşfetmem gerektiğinden acele ile hareket ediyorum tabii ki. Kısa bir süre sonra tam teçhizatlı olarak kendimi lobby’de buldum. Gündüz gözüyle etrafı görmek için otelden çıkınca sağa mı yoksa sola mı devam edeyim diye bir süre düşündükten sonra, sağdan çarşının içine çıkan bir yoldan tam da istediğim gibi kendimi bölgenin merkezi sayılan çarşısının ortasında buldum.

Phuket Demek Masaj Demek

Sağlı sollu masaj salonları ve restoranların önünde sıra sıra dizilmiş olan deniz mahsullerinin çeşitliliği karşısında şaşırmamak hatta bozulmamak elde değil! Bu kadar deniz canlısının (üstelik çoğunu da tanımıyorum!) ne işi var buralarda diye merak ettim!

Bizim sulara neden gelmiyor bunlar? diye düşüncelerle yola saf saf etrafıma bakınarak yola ettim. Yol kenarlarında trafik levhalarının yanı sıra Tsunami için yerleştirilmiş olan uyarı levhaları ilgimi çektiği kadar tedirginlik de verdi diyebilirim.

Kısa bir yürüyüş sonrası nefis bir sahile ulaştım. Görüntü olarak harika olan kumun etkisini hissedebilmek için hemen çıplak ayaklarla üzerine attım kendimi. Yahu bu ne güzel birşey! İncecik kumlar yorgun ayaklarıma çok iyi geldi. Hafif çırpıntı yapan deniz kumu oynattığından suya bulanıklık hissi verse de yanına yaklaştıkça denizin temizliği dikkat çekici.

Patong Beach’de Kendimi Denize Attım

Ve işte o an geldi! Suların içine attım kendimi. Kısa bir ıslanma sonrası derinleşmesi uzunca bir mesafe alan kumulların üzerinde Andaman denizi ve Hint okyanusunun suları.

Zaman, her şeyin tadını çıkarmak isteyen gezginler için en büyük sorun. Bu nedenle bir süre yüzdükten sonra çevre turları için sokak boyu dizilmiş yerel tur acentelerini gezmek ve akşam yemeğini yiyecek restorana gündüz gözüyle karar vermek amacıyla turlamaya başladım.

Geldiğim yolun üzerindeki restoranlara tekrar bakıp, birkaç yerel acente ile görüşüp günlük Phuket çevre turları hakkında bilgiler aldım. İlgimi çeken turların başlıcaları, adaların içinde olduğu sürat tekneleri ile yapılan programlar oldu tabii ki!

Phuket Gezilecek Yerler Derken?

Zaten buralara kadar gelişimiz ana amaçlarından biri de bu adalardı. Ayrıca dikkatimi çeken turlar arasında, buraya gelmeden övgülerini çokça okuduğum bir eğlence parkı görünümündeki Phuket Fantasea oldu.

Sokakta tur satan acentacıyla pazarlığın dibine vurarak, görevlinin bize söylediği fiyatların neredeyse üçte birine turlarımı satın alıp havanın da kararmasıyla birlikte sahilde bulduğum, ayaklarımı kumlara basabileceğim salaş bir restorana oturdum.

Menüyü istedim. Güleryüzlü ve yine samimiyeti, sıcaklığı ve saygısıyla beni adeta ezen (!) hareketleriyle gelen garson kız, İngilizce menüleri olmadığını söyleyip gitti. Ben de bir şey anlamadığım ancak resimlerine bakarak karar verdiğim siparişlerimi beklemeye koyuldum.

Phuket’de Ne Yenir Demeyin! Deniz Ürünlerine Saldırın..

Siparişlerim geldiğinde porsiyonların büyüklüğü açıkcası beni şaşırttı.

Kalamar, ismini bilmediğim bir çeşit büyük balık, içinde istiridyelerin de olduğu midye dolma benzeri kocaman bir midye tabağı, salata, karides ve içecekler için yaklaşık 10 $ ödedim. Sanırım burada aç kalmak yok!

Yemeklerin lezzet kısmı ise farklı bir konu! Diyeceksiniz ki deniz ürünü her yerde aynı değil mi? Hayır değil! Yani değilmiş..

Bu konuyu aşabilmeniz için şöyle bir sipariş olayına girebilirsiniz. Her lezzet kişisel zevklerle değişebileceğinden siparişinizi verirken balıkların ızgara olmasını ve herhangi bir sos kullanmamalarını isteyin. Ben bunu daha önce tavsiye olarak not almıştım ve inanın bana çok işe yaradı. Balıkların üzerinde bulunan yağ sos vs hoşlanmayacağınız lezzet sonuçlarına varabilir!.. Belirttiğim gibi sipariş verirseniz yiyeceklerin lezzetleri bize çok daha uygun oluyor.

Balık restoranlarında görebileceğiniz çeşitli balıkların hepsinin denizden tutulma olduğunu düşünmeyin. Ciddi anlamda bir balık üretme çiftliklerine sahip olduklarından, yetiştirme yani bizim çiftlik dediğimiz balıkların bolluğu söz konusu. Bu nedenle tatsız yavan balıklarla karşılaşmamak için satıcıya mutlaka bunu sorun..

Patong Beach’den Dilek Fenerleri ile Gökyüzüne Dileklerimi Gönderdim

Yenilen yemeğin ardından sahilde havaya bırakılan, içinde ateşle ısıtılan havanın etkisiyle gökyüzüne yükselen dilek fenerlerini seyretmeye başladım.

Bizdeki fabrikasyon fenerlerin benzeri, ama elişi yapılmış olan dilek fenerleri nefis görünüyor. Gökyüzüne salınan dileklere ortak olmak adına hemen koşup bu küçük sıcak hava balonlarını satan Taylandlı girişimcinin(!) elindeki feneri satın aldım. Üzerine ismimi yazıp, dileklerimi dileyip Hint okyanusunun kıyısından karanlık gökyüzüne gönderdim gökyüzü fenerimi. Bunun için bir servet yani “1 dolar” ödediğimi de ekleyeyim!

Çarşıda biraz dolaşıp alışveriş amaçlı girişimler(!) yaparak bir ayakkabı dükkanından beğendiğim terlikleri satın alıp otelime doğru yürümeye başladım. Otele geldikten sonra güzel bir uykuyu tamamlayacak her şeyi yaptığıma inanarak biraz da yorgunluktan uyuyup kaldım.

Phuket’de İlk Defa Uyandım

Sabah erken saatlerde uyandıktan sonra günü, önceden karar verdiğim şekilde Patong Beach’de geçirmek istedim.

Önce otelin kahvaltısına indim. Aç kalınmayacak şekilde meyve ağırlıklı bir kahvaltıdan sonra eşyalarımı alıp sahile gittim. Küçük ve salaş bir büfenin önündeki boş şezlonglardan birine kuruldum. Kumlar ve denizin sakinliğinin verdiği huzur keyfimi öyle bir artırdı ki, Phuket’de uyanmak böyle bir şey olmalı diye düşündüm.

Hemen arkamda bulunan seyyar satıcıdan aldığım buzlar içinde serinletilmeye bırakılmış kocaman Hindistan cevizinin kesilerek içine batırılan pipetler yardımıyla içimi ise şımartılmanın zirvesiydi.

Yazının diğer bölümlerinde Phuket’i anlatmaya devam ederim. Ben bu sırada biraz daha kumlara uzanayım..

Booking.com
PAYLAŞ
Önceki makaleBalkanlar Gezilecek Yerler: Arabayla Karadağ Gezisi
Sonraki makaleGezi Blogu: Gezginin Seyir Defteri Niyetine Seyahat Notları
Gezgin, kaşif, turizmci, kesfet.tv kurucusu ve seyahat yazarı.. Profesyonel iş yaşamını çeşitli şirketlerde üst düzey yöneticilik yaparak sürdürürken, yıllardır devam ettiği yazılarına "seyahat kültürü"nü ana konu yapıyor. Halen gezi notları, seyahat yazıları, ipuçları ve yaşam kültürü ile bir gezi rehberi haline dönüşen kesfet.tv kurucu editörü olarak keşfetmeye devam ediyor. Daha fazlasını www.erkutozen.com 'da, "Biyografi Tadında" sekmesinde anlatıyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here