Akdeniz bölgesinde onlarca antik kent birarada bulunuyor. Bunlar; bakımsız ve daha kazısı yapılmamış gibi görünen, ancak neredeyse yağmalanmaktan dolayı artık ortada pek de bir şey kalmamış olanlar ile, başarılı çalışmalarla restore edilip bakım ve koruma altında bulunanlar olarak 2’ye ayrılıyor.

Sagalassos Antik Kenti de, yapılan kazılar ve gerçekleştirilen başarılı çalışmalarla, günümüzde yeniden canlandırılmaya çalışılan, müthiş bir konumda bulunan bir antik kent olarak ikinci gruba giriyor.

Aşkın ve İmparatorların Kenti Sagalassos

Sagalassos, Burdur il sınırları içerisinde yer almasına rağmen, Antalya’dan da kolayca ulaşılabilecek bir konuma sahip. Bu nedenle Antalya’daki turistik kalabalıkların da oldukça ilgisini çekiyor.

sagalassos antik kenti

Sagalassos Nerede, Nasıl Gidilir?

Burdur’un Ağlasun ilçesinde yer alan Sagalassos antik kenti, ilçeye yaklaşık 7 kilometre uzaklıkta bir tepede, çevreye hakim bir konumda bulunuyor.

Ağlasun ilçesi, Burdur’a 31 kilometre, Isparta’ya 43 kilometre, Antalya‘ya ise 105 kilometre uzaklıkta yer alıyor.

Antalya’dan Burdur’a gidip Sagalassos antik kentine kolayca ulaşım sağlayabilirsiniz.Sagalassos antik kenti

Sagalassos Antik Kenti’nin Tarihi

Sagalassos Antik Kenti’nin bulunduğu sarp tepeler, Burdur yakınlarındaki Akdağ’ın güneybatısına düşüyor ve yaklaşık olarak denizden 1700 metre yükseklikte yer alıyor.

Sagalassos

Sagalassos kentinin tarihi milattan önce üçüncü bin yıla kadar gidiyor.

Pamfilya ve Pisidya’yı birbirine bağlayan yollar üzerinde yer alan Sagalassos, bu stratejik özelliği ile antik dönemde bölgenin en önemli kentlerinden biri haline gelmiş.

Sagalassos’un bulunduğu bu konumun avantajları oldukça fazla. bu bağlantı yolları üzerinde yer aldığından Pamfilya’nın güney kıyısını Orta Anadolu’nun dağlık arazilerine bağlayan bir dağ geçidini kontrol ediyor. Bu geçit öylesine önemli ki, Osmanlı Dönemi boyunca bile kullanılmış.

Milattan Sonra 25 yıllarında Roma egemenliğine giren kent, ilk kurulduğu zamanın özelliklerine sadık kalarak gelişim göstermiş. Özellikle savaşmak için geçen ordulara tahıl satışı yaparak zenginleşen Sagalassos, Bizans olarak bilinen Doğu Roma döneminde de Pisidya bölgesinin piskoposluk merkezi olarak önemini kaybetmemiş bir şehir olmuş.

Sagalassos Kazıları 

Zaten Sagalassos’un keşfi de, 1706 yılında Fransız gezgin P. Lucas’ın Antalya’dan Konya’ya giden bir kervanda bu yolda yolculuk etmesiyle gerçekleşmiş. Ancak bu antik yerleşkenin ismi, F. V. J. Arundell tarafından 1824 yılında tanımlanmış.

Sagalassos, yüzyılın geri kalan kısmında, C. Texier, W.J. Hamilton ve C. Fellows gibi birçok Avrupalı araştırmacının dikkatini çeken bir yer olmuş. Sonrasında 1884-1885 yıllarında, Polonyalı Kont K. Lanckoroński tarafından finanse edilen bir Avusturya keşif ekibi Sagalassos kalıntıları üzerinde uzu n bir süre çalışmışlar. Özellikle mimari kalıntılar ve Yunan yazıtlarıyla ilgilenen bu ekipler, yüzyılın sonlarına doğru, Bergama (Pergamon), Efes (Ephesos), Milet (Miletos) ve Priene gibi Ionia (Iyonya) batı kıyısı boyunca uzanan daha büyük kentlerde kazılar yapılmaya başlanınca dikkatlerini buralara çevirmiş ve Sagalassos, 20. yüzyılın büyük kısmında unutulmaya yüz tutmuş bir antik kent haline gelmiş.

Sagalassos antik kentinde modern dönem araştırmaları ise R. Fleischer’in 1972 ve 1974 yıllarında Nortwest Heroon (mezar anıtı) çalışmasıyla birlikte başlamış. 1986’da S. Mitchell başkanlığında İngiliz “Pisidia Projesi” kapsamına dahil edilerek, mimari ve epigrafik bir yüzey araştırması yapılmış. Burdur Müzesi’nin gözetimi altında gerçekleştirilen iki kazı sezonu sonrasında 1991 yılında M. Waelkens başkanlığında geniş ölçekli kazılara başlamış.

Böylece bugünden sonra (1993 yılından..) Sagalassos ve etrafındaki 1200 km2’lik alan üzerinde çeşitli disiplinlerden bilimadamlarınca yapılan çalışmalarla, kent, Akdeniz’de gerçekleşen en büyük çok disiplinli arkeolojik projelerden biri haline gelmiş.

Sagalassos Antik Kenti

Sagalassos Suları

Aşkların, siyasi çekişmelerin ve imparatorların kenti olarak bilinen Sagalassos’un, Dor, Apollon, Klarios Antoninus Pius tapınakları, yönetim binası ve kütüphanesi, bu eşsiz kenti diğer antik kentlerden ayıran en önemli özellikler olarak ön plana çıkıyor.

Kentin en önemli özelliklerinden biri su kaynaklarının olması. Sagalassos kenti her ne kadar konumu dolayısıyla bir kartal yuvasını andırsa da, derin vadilere hakim olan kent, etrafını çevreleyen dağ sırasının geçirimli kireçtaşlarının içlerine çok sayıda pınar ve aldığı bol yağışla birlikte eriyen karların sızmasıyla, büyük bir su rezervine sahipmiş.

Ağlasun Vadisi seviyelerinden kent içerisine sızan bu su kaynakları, suya dayanıklı kalın kil birikintilerine ulaşıp, birçok pınar oluşturmuş. Bu pınarlardan biri de Aksu Nehri’nin (antik adıyla Kestros) ana kolu. Bu nehir, hellenistik dönemden beri Sagalassos bölgesinin doğu sınırını oluşturmuş.

Aşkın Simgesi Antoninler Çeşmesi

Üç bine yakın parçanın birleştirilerek 400 yapı bloku halinde yeniden restorasyonu ile ayağa kaldırılan Antoninler Çeşmesi, Sagalassos’un en önemli noktalarından biri. Denizden 1750 metre yüksekte, bugün hala akan ender çeşmelerden biri olan Antoninler, kentin ziyaretçilerinin de ilgi noktası.

Yazıtlardan dolayı Sagalassoslu zengin bir ailenin yaptırdığı bilinen çeşmeye Antoninler ismi verilmesi ise, milattan sonra 160 – 180 dönemlerinde yapılmış olmasından kaynaklanıyor. Çünkü bu dönemde Roma İmparatorluğu’nda Antoninler dönemi yaşanıyor.

Aşkın ve şarabın tanrısı Dionysos heykelleri ile süslenen çeşmeden akan suyu içenlerin, aşık oldukları ile ilgili mitolojik hikayeler anlatılıyor.

Sagalassos’ta bu antik suyun binlerce yıldır aktığı Antoninler Çeşmesi, agoraları, Roma hamamları, Macellum yapısı, üzerinde dans eden kızlarla bezeli Heroon yapısı, kütüphanesi ve yaklaşık 9 bin kişilik tiyatrosuyla göz kamaştırıcı bir hale gelmiş..

Sagalassos’un tarihte isminin duyulması ise ilk olarak milattan önce 334 yılında Büyük İskender’in kenti işgal etmesiyle oluyor. Bu nedenle kentte İskender Tepesi olarak bilinen bir yer mevcut.

Sagalassos Antik Kenti

İskender’den sonra kente Suriyeli Selevkiler geliyor ve bu bölgede hakimiyet kuruyorlar. Milattan önce 189’da da, Bergamalı Attalid’ler gelip “Hadi burası bizim olsun” diyorlar.

İşte tam da bu dönemde, şu anda tamamen yıkık durumda bulunan Bouleterion (Şehir meclis binası) inşa ediliyorSagalassos Burdur

Bugün kentin hala birçok bölümünde bazı kurumların destekleri ile restorasyon çalışmaları halen devam ediyor.

Sagalassos Antik Kenti

Sagalassos Antik Kenti

Kentte günümüzde izleri ayakta kalan Bouleuterion, Apollo Klarios Tapınağı, Antonin Pius Tapınağı, Dorik Tapınak, aşağı ve yukarı Agora, Tiyatro, Hamamlar, Kütüphane, Çeşme yapıları ve Heroon gibi daha birçok yapı bulunuyor.

Sagalassos Antik Kenti burdur gezisi

BİR YORUM BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin..
Buraya adınızı girin..