PAYLAŞ

Seyahat günlükleri notlarımı bilirsiniz. Bir gezi rehberi değil, bir gezi yazısı da! Seyahat günlükleri öylesine hallerim benim. Kendi seyahatimin günlükleri..

Seyahat Günlükleri’nden..

Israrlı bir ruhsal direniş, hem ışığı görmek hem de yönünü bulabilmek için dikkatle bakmaktan yorulmuş gözler, boncuk boncuk terlerken belli belirsiz esen rüzgarla ürperen bir ten, koşmaktan sızlayan ayaklar. İşte oralardayım.. Güneşi arıyorum ben.

Seyahatlerime sekteler vuruyorum son zamanlarda. Yaşamın planlayamadığım anları, yolculuklarımın zaman aralarını ayrıştırmasına gönüllü olmadığım izinler veriyor bu aralar. Zorunlu hissediyorum kısa duraklamaları ama durduramadığım, ayrılamadığım o “his” git diyor yine.. Her zamanki kararlı tonuyla! Bu defa hatalara tanıyabileceğim tolerans öylesine kısıtlıki, galiba ilk defa direniyorum ona. “Gitmek” fikrini terketmeden sadece beklemeye aldığımı bilerek.

Seyahat günlükleri

Gezmek Değil Gitmek!

Belirli dönemler vardır ya insan hayatında! Hani kendine göre çok zor olup da, aslında dünyanın pek ilgilenmediği ve hatta senin ilgilenmesini beklemediğini de bilmeden oluşan hayal kırıklıkları ile dolu olan.

İşte o zamanların geçtiği, giderek sıklaşan bir ağaç kalabalıklığının yarattığı ormanın çöken karanlığında “Güneşi görmek” isteği.. Onun yukarda olduğunu bildiğin halde, dalların sıklığından, normal zamanlarda hayranlık beslediğin o güzelim yaprakların gölgesinden dolayı o ışığı görememe halleri.

Gitmek Kaçmak mıdır?

Sıkıntılı zamanlarda, arayışların arasındaki “gitmek”, bazen “kaçmak” olarak anlaşılır. Mahalle baskısı dedikleri da galiba bu olsa gerek!

Oysa ki seyyahların hayatıdır gitmek. Adım atmak, geride bırakmak. İşte o zaman anlaşılır ki, vücudun hissettiği bir vitamin eksikliğinden ötedir. “Seyahat eksikliği”dir yoksun kalınan.

Yolların anladığı kadar, dostların anlamaz seni. Belki de yollara herşeyi anlattığımız gibi biz anlatamayız o dostlara. Ya da bazen merak ettiğim şekilde; Acaba anlıyorlar da, bizim anladığımız, umduğumuz “dost” bu mu değil?

Çok fazla plan yapmamak gerektiğine olan inancım son dönemde o kadar kuvvetlendi ki, daha önceleri belirli nedenlerden ötürü uzak durmak istediğim “anlık hareketlerime yakınlaşma zamanı geldi mi ?” diye düşünmüyor da değilim.

Güneşi Arıyorum

Yola çıkmak istiyorum, ormanın kalabalıklığını oluşturan ağaç karmaşasının seyreleceğine eminim.

Orada olduğunu biliyorum güneşin. Sıcaklığını hissediyorum..

Yolların sadık ve şehirlerin özlem dolu, heybetli ama soğuk görünen dağların ise sımsıcak olduğunu biliyorum. Seslerini duyuyorum, dostlarımın sessizliğini hatırlayarak..

#direngezgin az kaldı..

Booking.com

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here