Seyahat günlüğü öylesine gezi notları ile doldu ki, artık bazı an’ları paylaşma zamanı geldi de geçiyor bile! Cordoba sokaklarında Seyahat Günlüğü’me düştüğüm bir küçük detayı anlatmak istiyorum bu defa.

Sokaktan Gelen Tınılar

Çok sevdiğim şehirler arasına ekledim Cordoba‘yı. Sokaklarını adım adım gezdiğimde, birkaç gün daha kalmam gerektiğini hissederek her şeyi ile “bana kalmasını istediğim” Cordoba gecelerini bir kaç gün daha uzattım.

Her bir yol, her bir sokak bambaşka bir zamana çıkıyor bu şehirde. Birden beşyüz altıyüz sene öncesine rastlayabiliyor, hatta bazı yerlerde daha da gerilere doğru uzanıp gidiyorsunuz.

Galiba ben Cordoba‘dan, her yerden çok daha fazla etkilendim!

Neredeyse her şehirde olduğu gibi bu “zaman yolculuğu” şehrinde de, sokaklardan kulaklara gelen melodiler var. Ben de müziğin sesine doğru gittim. Sokağın hemen başına doğru.

Cordoba’da Müzik

Bir kadın gördüm. Elinde gitarı, can verdiği ve dünyaya getirmek için gelecek birkaç ayı bekleyen karnındaki bebeği ile öylesine güzel notalar döküyor ki sokaklara, siz de bu melodilerle şimdiki zamanın arkasında kalan bir başka yolculuğa çıkıyorsunuz.

Durdum ve bir süre kadına baktım. Melodilerine daha bir kulak kabartarak. Dünyaya getirip karşılamaya hazırlandığı bebeğine ve doğacak ihtiyaçlarına bir katkı için saatlerce sokakta ve saatlerce ayakta olması da içimi burkmadı değil!

Kimseyle göz teması kurmamaya çalışan, belli ki pek de içinden gelmeden durduğu bu sokağın dibinde saatler geçiren, ancak bir o kadar da içinden gelerek şarkılar çalan, biraz mahcup biraz mağrur anne adayı.

O çok rastladığımız sokak müzisyenlerini izlediğim duygulardan çok daha farklı olanlarıyla izledim bu defa onu.

Seyretmeye başladım ve melodilerini de uzun bir süre dinledim.

Ona Şans Diledim!

Ona şans diledim sonra. Herkes gibi kendimin de çok aradığı, ama galiba bu aralar çok daha fazla ihtiyacım olan “şans”a benzer isteklerle büyük bir “şans” da ona diledim.

Gitar kutusundaki metal yuvarlaklardan bir ses daha çıkartarak sürdürdü melodilerini. Gitarının üzerindeki işlemeler, başında şapkası ve pazar arabasına yerleştirilmiş ses tesisatı ile Cordoba sokaklarının en güzel hatıralarından biri oldu bana bu görüntüler.

Endülüs seyahatlerimin her bahsinde geniş geniş yer verdiğim Cordoba‘ya ve sokaklarına ait küçük bir seyahat günlüğü notu oldu yine. Ancak -galiba- bu defa sadece o kadarla kalmadı.

Hissettiklerim ve dinlediklerim bu sefer çok daha özel gibi.

Madem bu kadar anlattım bir de fotoğrafına bakalım hep birlikte. Melodiyi duyar gibiyim yine..

seyahat günlüğü

BİR YORUM BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin..
Buraya adınızı girin..