PAYLAŞ

İzmir’den, ünlü cittaslow kentimiz Seferihisar yönüne doğru yola çıkıp 50 kilometre kadar gittiğinizde, sağa sola bakarak geçen ve çok da sıkıcı olmayan bir yolu takip ederek Sığacık’a varıyorsunuz. Tabii pazar günü gidilen Sığacık’ta Sığacık Pazarı asıl hedefim.

Yol üzerinde araçtan inip, sanki bir evin içine girer gibi eski bir şehir kapısından, aslında eski dönemlerdeki kalenin kapısından içeri girdiğinizde kendinizi Sığacık’a atmış oluyorsunuz. Hemen kapının önünden başlayan ve sağlı sollu kurulmuş olan tezgahlardaki yiyecekler, sabah kahvaltı yapıp gelmiş olmama rağmen tahrik(!) edici bir görüntü veriyorlar bana. Sığacık Pazarı günü başlıyor!

sığacık pazarı

Sığacık Pazarı

Saat 11 gibi vardığım Sığacık’ta pazar tezgahlarının daha yeni yeni hazırlandığını görmek şaşırtmıyor beni. Ne de olsa hemen yanıbaşındaki Seferihisar’ın kendinden daha ünlü olan ünvanı Cittaslow’un getirdiği yavaşlık havası hemen hakim olmuş buraya da! Ama bu hava pek de yakışıyor Sığacık’a.

Sığacık Pazarı Sadece Bir Pazar mı?

Birçok yerde görebileceğiniz kaleiçi benzeri yerleşik düzeninin karateristik özelliklerini taşıyan, pek bozulmamış ama pek de bakılıp restore edilmemiş doğallığında ve daracık sokaklarında güzel bir bahar havasında ve mis gibi kokular eşliğinde öyle durup bakacak değilim ya ünlü Sığacık Pazarı’na!

Tabii ki yürümeye başladım. Sığacık sakinlerinin ve özellikle kadınlarının tezgahlarında durup hünerlerini sergiledikleri bu pazar yeri öyle farklı tatlar barındırıyor ki, yapmanız gereken şey kendinizi kokulara bırakmak.

Bir anda kendinizi evde sanıp, özene bezene hazırlanmış sıcacık otlu börekten atıştırmak için elinizi tepsiye daldırırken “Hele dur oğlum ben tabağa koyayım” diyen, sanki yıllardır tanıdığım birinden almışım gibi hissettiren samimi tepkili haller bana hafiften tebessüm ettiriyor. Siz buna şaşırırken böreği yapan teyze devam ederek “Sen otur şuraya, amcan da çay katsın” derken, talimatı alan amcanın zaten çayı bardağa boşaltmaya başladığını gördüğümde zaten ben de aileden biriymişçesine muhabbete daldım gitti.

sigacik pazari

Ama O Yaprak Dolmaları Yok mu!

Börek tabakta, çay tezgahta ama gözlerim incecik sarılmış olan ve parıldayan yeşil renkli tepeciğe takılıyor. Evet, bildiniz! Zeytinyağlı yaprak dolmalarına.

Bu defa az önceki tecrübesizliğimi bırakıp “teyzeciğim, şu yapraklardan da koysana biraz şu tabağa!” diye seslendim. Bu defa teyze bir tane al dercesine tabağı uzattı ve bende en üstte duranını bir çırpıda götürdüm. Götürdüm götürmesine de işte olay da böyle başlıyor zaten. Dayanamadım bir porsiyon daha söyledim. Koskoca bir kişiye yetecek kadar dolmadan oluşan bir porsiyonluk koca paket 10 TL. ye satılıyor.

Enginar dolmasının tanesini 8 ila 12 TL. arasında, koca bir börek dilimini ise yine 10 TL. ye alabiliyorsunuz. Daha önce hiç görmediğim kekik turşusu ise, evet tahmin ettiğiniz gibi(!) 10 TL!

Çay ve güleryüzlü hoş sohbet de bedavaya geliyor.

Sığacık’ta Kalabalık Artıyor

Ben bir kaç küçük aperatif götürürken geçen yaklaşık bir saatlik süre içinde daracık sokaklar birbirine benzer tezgahlarla dolmaya başladı. “Yavaş Şehir” artık uyandı sanırım.

İzmir’den de alışverişe gelenlerin etkisiyle bir hayli kalabalıklaşan Sığacık Pazarı’nın deniz tarafında bir de balıkçı barınağı yer alıyor. Erken saatte balıktan dönen balıkçılar, teknelerini temizlemiş, ağlarını toplamış ve dinlenmeye çekilmişler. Balık ağlarının etrafında, ağların üzerindeki balık kokusunu takip eden Sığacık sakini kediler tabii ki eksik olmuyor.

Balıkçı barınağının yanıbaşındaki restaurantlar turistik bir anlayışla gelişen ve ilgi çeken yörede servis veriyorlar. Umarım daha fazla açılmazlar ve Sığacık’ın içerisine daha fazla kafe, restoran benzeri yatırım gelmez ve bu sakinlik korunur.

Sahildeki restoranların hemen arkasında çay bahçesi benzeri birkaç dükkanın servis verdiği alanda taptaze deniz ürünlerini restoran havası dışında da tadabilirsiniz. Bir kaç tane diziye ev sahipliği yapmış olan hemen kapı girişindeki ev ise şimdi gözlemeci ve kafe olarak hizmet veriyor.

Sığacık Pazarı’nda alışveriş devam ederken ben Sığacık’a veda edip yakınlardaki Özbek köyünde bulunan ünlü “Akın’ın Yeri” nde kendime deniz ürünleri ziyafeti vermeye gidiyorum. Hadi gelin yola koyulalım..

Booking.com

2 YORUMLAR

  1. Yazılarınızı zevkle takip ediyorum. Sığacık’a geçen eylül ayında gitmiştim. Havaların serin olduğu bir dönem denk gelmesine rağmen pazarı bekledim ve o resimdekilerin hepsinden de yedim :)) teşekkürler.. Bolca geziler!..

    • Düşüncelerinize teşekkürler.. Sığacık pazarı insanlarıyla güzelleşen bir yer!. Havaya rağmen beklemeniz isabetli olmuş.. 🙂 size de afiyetler olsun!.. Teşekkür ederim..

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here