“Bir gezmeye, bir de kitap okumaya vaktim yok, çok yoğunum” diyenlere hiç bir zaman inanmam. Gezmek isteyen de, okumak isteyen de ne yapar ne eder vakit bulur! Çetin Çağdaş’la teknede hayat konusunu konuştum.

Teknede Hayat ile Çetin Çağdaş

Mr. Nobody filminde geçen “Ölmekten korkmuyorum, yeterince yaşamamış
olmaktan korkuyorum.” sözü onun hayat felsefesini anlatıyor. Yıllar önce bana çalışmaya nasıl vakit bulduğumu sormuştu. O birçok kişinin hayalin de olanı gerçekleştirdi! O bir seyyah, teknesinin ismi de seyyah! Geri kalanını da ondan dinleyelim…

teknede hayat

Çetin Çağdaş kimdir?

Kendi halinde, sakin huzuru arayan kimseye zararı olmayan, mümkün olduğunca bir işle uğraşmamaya çalışan ve çalışmak zorunlu hale geldiğinde ise dalış ve yelken eğitmenliği yapan bir adam.

Hiç düzenli bir işte çalışmadınız mı?

Fiilen 15 yıl avukatlık yaptım. Son 5 yıldır düzenli bir işte çalışmıyorum.

Teknede hayat

Geçiminizi nasıl sağlıyorsunuz?

Tüketici olmaktan vazgeçerek; sadece en temel ihtiyaçlarım için para lazım oluyor. Çok az bir miktarla geçinebiliyorum ama bence o bile fazla. Mark Boyle adında bir adam yakın zamanda tam bir yıl hiç para harcamadan yaşamayı başardı ve hikayesini anlatan bir kitap yazdı “Meteliksiz”. Bence herkesin okuması ve bu tüketim çılgınlığına dur demesi lazım.

Nerede yaşıyorsunuz?

Yılda 8 ay kadar teknemde yaşıyorum. Kışın havalar iyice soğuduğunda ise ailemin yanına Ankara’ya gidiyorum.

Alışkanlıklardan vazgeçmek zordur. Nasıl alabildiniz bu kararı?

Bir teknede yaşamak benim çocukluk hayalimdi. Hayalimi gerçekleştirmek için sadece alışkanlıklarımdan değil, sahip olduğum pek çok şeyden de vazgeçtim. Hayallerinizi kovalamazsanız, pişman ölürsünüz.

Teknede hayat

Teknede yaşam nasıl? Ev konforunu özlediğiniz olmuyor mu?

Teknede hiç bulunmamış insanlar, haliyle tekne sahiplerinin sürekli bir keyif halinde yaşadığını düşünüyorlar ama işin aslı öyle değil. Bir tekne; hem bir ev, hem de bir arabanın küçültülüp bir kutuya sıkıştırılmış halidir.

Dolayısı ile evinizin ve arabanızın bakım, onarım ve temizliği için ne kadar mesai harcıyorsanız, tekneniz içinde o kadar mesai harcamak zorundasınız. Teknede günün iki-üç saati bakım onarım ve temizlikle geçiyor, sonrası yüzmek, balık tutmak, kitap okumak ve gün batımında bir şeyler içmekle geçiyor.Tekneyi son derece konforlu buluyorum. Ev konforunu değil ama bazen klimayı özlüyorum.

Teknede hayat

Neden Kaş?

Dünyanın pek çok sahilini gördüm, bizimki kadar güzeli az bulunur. Ben sakin, huzurlu ve kültürlü bir yerde yaşamak istiyordum. Bunun için Kaş‘dan iyisi yoktur. Tertemiz bir denizi, konuşulabilir medeni insanları  ve seviyorsanız akşamları da, caz dinletileri vardır.

Peki günlerinizi nasıl geçiriyorsunuz?

Marina da yahut seyirde oluşuma göre değişiyor. Marinada demirliysem, tekneden çok denizin üzerinde bir evde yaşıyorum diyebiliriz. Teknenin bakım, onarım ve temizliğinden sonra yürüyerek Kaş merkeze gidiyorum. Merkezde bir çok esnaf arkadaşım var. Onlarla çay kahve içip laflıyoruz. Sonra eğer gerekiyorsa alışveriş yapıp tekneye dönüyorum.

Yemek, yüzmek ve kitap okuma eylemlerinden sonra, duruma göre akşam yemeği hazırlığına başlıyorum. Hemen her gece akşam yemeği için tekneye dostlar misafir olur. Yer içer, sohbet ederiz. Seyirde ise günün çoğu yelken yaparak ve balık tutarak geçer. Akşam olmadan koya demir atar biraz yüzer, biraz kitap okur ve sonra gün batımına doğru sofrayı içecekleri hazırlarız.

Teknede hayat

Böyle bir hayatı seçmekten pişmanlık duyduğunuz oldu mu?

Her seçiş bir vazgeçiştir. Bu sebeple yüzde yüz doğru seçim diye bir şey olamaz. Tekneden önceki hayatımı pek özlemiyorum. Ancak seçtiğim hayat nedeniyle yoksun kaldığım isteklerim, özlemlerim  oluyor. Mesela İtalya ,Hırvatistan gibi görmek istediğim ülkeler var. Ancak oraların güzel mevsimi mayısta başlıyor ve aynı zamanda mayıs benim teknemin de en güzel zamanları. Dolayısı ile tekneden vazgeçip oralara gidemiyorum. Dediğim gibi neyi seçerseniz seçin diğerinden vazgeçmiş olacaksınız

Denize ve teknelere sevdanız ne zaman başladı?

Ben çocukken, televizyonun tek kanalında Kaptan Cousteau‘nun Sessiz Dünya adlı belgeseli gösterilirdi. Sanırım onu izlerken, daha canlısını görmeden deniz bağımlısı oldum ve bir daha da terk etmedi bu deniz sevdası beni. Altı-üstü, balığı, yakamozu herşeyine sevdalıyım.

Teknenin bakımını kendiniz mi yapıyorsunuz?

Evet genel olarak anladığım kadarını kendim yapıyorum. Tekne bakımı ve onarımı oldukça pahalı işlerdir. Ya çok paranız olmalı, yahut da bu işlerden kendiniz anlıyor olmalısınız.

Favori koyunuz?

Marmaris civarındaki Korsan Koyu ve Kaş Limanağzı

Teknenizle birlikte yaşadığınız en güzel anınız nedir?

Hemen hemen bütün anılarım güzeldir. El değmemiş koylarda dostlarla yer içer, gezeriz.

Deniz yolculuklarında elbette berbat durumlar da yaşanıyor!. Tekneyi Fransa’dan Türkiye’ye geze geze yaklaşık yirmi günde getirmeyi planlıyorduk . Bu kadar uzun seyirde vardiyalı güverte ve dümen nöbeti tutmanız gerekir. Biz dört arkadaş tekneyi getirecektik. Yani kişi başı günde toplam 6 saat vardiya nöbeti düşecekti.

Ancak yola çıktığımız gün iki arkadaşımız ağır deniz tutması hastalığına yakalandılar. Sürekli kusuyorlar ve ayakta bile duramıyorlardı. Bu hastalığın ne kadar süreceğini bilmek imkansızdır. Korsika’ya varana kadar dört gün boyunca iki kişi vardiya tuttuk. Altı saatlik periyotlarda yaşıyorduk. Üç saat nöbet tutuyorduk ve sonra yemek yapmak, hasta arkadaşlara bakmak, rota çizmek ve uyumak için geriye üç saat kalıyordu. Artık bir süre sonra bıkkınlık gelmişti, gerçekten berbat günlerdi.

En son yaptığınız yolculuk?

Yurt içinde tekneyle veya teknesiz sürekli bir seyahat halindeyim zaten. Yurt dışını soruyorsanız, en son uçakla Tayland‘a gitmiştim. Tekneyle gitmeyi çok isterdim ancak çok uzun yol ve iyi bir ekip ister.

Son olarak hayatınızın geri kalanını nasıl geçirmek istiyorsunuz?

Hayallerimin peşinden koşmaya devam ederek.

BİR YORUM BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin..
Buraya adınızı girin..