PAYLAŞ

Theodosius Dikilitaşı ismi verilen Roma İmparatorluğu‘nun ve Osmanlı İmparatorluğu‘nun kadim başkenti İstanbul’un bugün yerinde olmayan ünlü Hipodrom’unun koşu alanında pisti ikiye bölen ve paha biçilmez tarihi eserlerden günümüze en iyi şekilde ulaşanı olan Obelisk veya Theodosius Dikilitaşı İstanbul‘un en önemli sembollerinden biri.

Theodosius Dikilitaşı İstanbul’un Sembollerinden

Roma ve sonrasında Doğu Roma İmparatorluğu’nun en önemli noktalarından biri olan ve ünlü yarışlarının yapıldığı Hipodrom‘unun Spina ismi verilen ve alanı bir koşu pisti haline getiren duvarını süsleyen harika eserler bulunuyormuş. Bunlardan günümüze ulaşanları arasında Örme Dikilitaş, Yılanlı Sütun ve Theodosius Dikilitaşı olarak bilinen eserler bulunuyor.

Theodosius Dikilitaşı İstanbul

Bu eserler İstanbul‘un çeşitli dönemlerinde üzerlerindeki objelerin değerlerinden dolayı çeşitli zararlar görüp sökülüp parçalansa da Theodosius Dikilitaş‘ı neredeyse ilk günkü görkemi ve gizemi ile meydanı süslemeye devam ediyor.

Theodosius Dikilitaşı’nın Hikayesi

Theodosius Dikilitaş‘ı olarak isimlendirilen ancak genellikle sadece “Dikilitaş” olarak anılan eser hakkında sahip olduğumuz bilgiler olsa da bu bilgilerin doğruluğu konusunda her dönemde farklı görüşler de ortaya atılabiliyor.

Theodosius Dikilitaşı İstanbul

Bu bilgilerin çok bilinen ve resmi olarak doğruluğu kabul edilenlerden bahsedersek; Theodosius Dikilitaş’ı her ne kadar ismi Theodosius ile birlikte anılsa da, dünyanın birçok yerinde örnekleri olan Antik Mısır dünyası eserlerinden biri.

Theodosius Dikilitaşı İstanbul

Milattan önce 1450 yıllarında Firavun III.Thutmosis tarafından, kimilerine göre kazandığı zaferlerin anısına kimilerine göre ise hükümdarlığının 30. yılı anısına, Karnak’taki Amon Ra tapınağı önüne bir benzeri ile birlikte diktirildiği biliniyor. Mısır‘da orijinal yüksekliğinin 30 metre civarında olduğu düşünülen Obelisk, İstanbul’a getirilene kadar yüzyıllarca Mısır’da kullanılmış.

MS 4. yüzyılda Nova Roma (Yeni Roma) olarak isimlendirdiği bugünkü İstanbul‘u başkent yapan Roma İmparatoru Büyük Konstantin’in veya oğlu II.Constantinius’un, Dikilitaş’ı yeni başkent İstanbul’u (Nova Roma) süslemek için İskenderiye kentine getirtmesi ancak çeşitli nedenlerden bunun geciktiği biliniyor. Bu nedenle bazı tarihçiler imparatorun Dikilitaş’ı aslında İstanbul‘a getirmek istemediğini ve oraya dikmek olduğunu söylerler.

Theodosius Dikilitaşı İstanbul

Kırmızı Asvan granit’nden yapılmış olan ve orijinal yüksekliği bugünkünün neredeyse iki katına yakın olan ancak ya Mısır’dan taşıma sırasında ya da günümüzde bulunduğu yere yerleştirilirken alt bölümü kesilen Dikilitaş’ın bugünkü yüksekliği 19,59 metre ağırlığı ise yaklaşık 200 ton. Üzerinde bulunan yarısı kalan hiyeroglif yazılarından da anlaşılabileceği gibi anıtın alt kısmının ya kırıldığı ya da taşıma veya yeniden dikilme esnasında hafifletmek amaçlı kesildiği düşünülüyor.

Theodosius Dikilitaşı İstanbul

Yine bazı kaynaklara göre İmparator Julianus’un, dev boyutlardaki bu eseri imparatorluk başkentine getirebilmek için özel gemiler inşa ettirdiğini ve Dikilitaş’ın İskenderiye’den İstanbul’a bu şekilde getirildiğini aktarır.

Anıtın Nova Roma’ya Dikilmesi

Roma İmparatorluğu’nun güç ve ihtişamı simgeleyen yeni başkenti İstanbul’u süsleyecek olan Dikilitaş’ın, günümüzde Theodosius Dikilitaşı olarak anılmasına neden olan durum, uzun süre dikilmeden yatık bir şekilde İstanbul’da bekleyen eserin İmparator Theodosius’un emriyle Hipodrom’a dikilmesidir.

Theodosius Dikilitaşı İstanbul

İmparator’un bu emrinden sonra; anlatılanlara göre yatık olarak beklediği Kadırga limanından Hipodrom’a kadar olan mesafede çok özel bir yol hazırlanmış ve taşın bugünkü yerine taşınması üç gün sürmüş. Anıt getirildikten sonra ise hazırlanan kaide üzerine dikilmesi için ise tam 32 gün harcanmış. 390 yıllarınde olduğu tahmin edilen bu taşınma sonrasında kaide üzerine dikilen taşın altındaki kabartmaları üzerinde I. Theodosius, oğulları, karısı, Arkedios, Honorios ile İmparator II. Valantinianos görülüyor. Kabartmalarda ayrıca Hipodrom ve yarış sahneleri ile anıtın dikilişini gösteren tasvirler de bulunuyor. Ayrıca aşağıda anlamları bulunan Grekçe ve Latince kitabeler eklenmiş.

Theodosius Dikilitaşı İstanbul

Bir anlatıcının ağzından Grekçe yazılan yazıda “Devamlı bir suretle yerde duran bu taşı dikme cesaretini İmparator Theodosius gösterdi ve yardımına Proclus çağrıldı. Bu şekilde otuz iki günde yerine dikildi.” yazısı yer alırken latince olarak da taşın ağzından “Önceleri direnmiştim; fakat yüce efendimizin emirlerine itaat ederek, yenilen tiranlar üzerinde zafer çelengini taşımam gerekti. Her şey Theodosius ve onun kesintisiz sülalesine boyun eğiyor. Bana da galip geldiler ve reis Proclus’un idaresi altında otuz günde yükselmeye mecbur oldum.” yazısı bulunuyor.

Theodosius Dikilitaşı İstanbul

Dikilitaş’ta Bulunan Mısır Hiyeroglifleri Ne Anlama Geliyor?

Dikilitaş’ın üzerinde bulunan Mısır Hiyerogliflerinde ise günümüze yaklaşık olarak çevrildiğinde şöyle anlamlar çıkıyor.

Kuzeybatı cephesi ; “18. sülaleden Yukarı ve Aşağı Mısır’ın sahibi 3. Tutmosis, Tanrı Amon’a kurbanını sunduktan sonra Horus’un yardımıyla bütün denizleri ve nehirleri hükmü altına alarak hükümdarlığının otuzuncu yılı bayramında bu sütunu daha nice zamanların getireceği bayramlar için yaptırdı ve dikti.”

Kuzey cephesi ; “Gizli ve kutsal ismin her tecellisine mazhar olan tanrı Amon’a kurbanını büyük bir acz içinde sunduktan sonra, ondan yardımlar dilenerek güneyin dostu, dinin nuru iki tacın (Aşağı ve Yukarı Mısır) sahibi, kudretli hükümdar ülkesinin sınırlarını Mezopotamya‘ya kadar götürmeye azmetti.”

Güneydoğu cephesi ; “Güneşin doğduğu sırada sahip olduğu altın renkleri dünyaya yayan Horus’un verdiği kuvveti, serveti, kuvvetli sevgi, saygıyı taşıyan ve Aşağı ve Yukarı Mısır’ın tacına sahip olan ve bizzat Güneş tarafından seçilmiş olan firavun, bu eseri babası Ra için yaptırdı.”

Güney cephesi ; “Tanrı Horus’un lütfuna mazhar olan ve Güneş’in oğlu unvanını taşıyan Aşağı ve Yukarı Mısır’ın hükümdarı olan firavun, kudret ve adaletle bütün ufuklara nur saçtı. Ordusunun önüne geçti. Akdeniz‘de dolaştı, bütün dünyayı mağlup etti. Sınırlarını Naharin’e kadar yaydı. Mezopotamya’ya azimle gitti, büyük savaşlar yaptı.”

Theodosius Dikilitaş’ı Nerede ve Nasıl Gidilir?

Theodosius Dikilitaş‘ın da yer aldığı İstanbul’un ünlü hipodromu’nun spina kısmında bulunan bu en eski sembolleri arasında yer alan eserler, tarihi yarımada olarak bilinen alanın da bulunduğu Fatih ilçesine bağlı Sultanahmet Meydanı’nında yer alıyor.

Bu alana en kolay ulaşım yolu toplu taşıma araçlarıyla gerçekleşiyor. Bağcılar-Kabataş Tramvay hattı duraklarından Sultanahmet durağı‘nda indiğinizde meydana kısa bir yürüyüş ile ulaşabiliyorsunuz.

Theodosius Dikilitaş’ın da bulunduğu tarihi meydana eğer Anadolu yakasından geliyorsanız; Üsküdar veya Kadıköy’den Eminönü vapuru ve ardından tramvaya aktarma veya Marmaray hattı ile Sirkeci istasyonuna gelerek yine aynı tramvaya aktarma yaparak ulaşabilirsiniz.

Booking.com

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin..
Buraya adınızı girin..