PAYLAŞ

Hepimiz uçaklarla seyahat ediyoruz. Bu seyahatlerde havayolunun kimliğinden çok, kabin içerisinde bulunan host ve hostes dediğimiz, ama onların kendilerini tanımladığı isimle “kabin memuru” arkadaşlarla beraber yolculuk yapıyoruz. İyisiyle kötüsüyle seyahatler onlarla geçiyor. Kimi bunu iyi gerçekleştiriyor kimi ise bazen sorunlara sebep olup havayolu – yolcu ilişkisine bile son verebiliyor. Peki yolcuların uçaklarda kabin memurları üzerine yaptıkları davranışlar? Bunların kabin memurları personelini kızdırdığı, bezdirdiği hatta çıldırttığı olmuyor mu hiç?

Kabin Memurları Çıldırabilirler mi?

Bir çoğumuzun seyahatlerin herhangi bir anında yaşadığı ilgili-ilgisiz herhangi bir olayda diyalog kurduğumuz ve sorumluluğu yapıştırıp yetkisi dışında çözümler üretmesini beklediğimiz bu personelin, kurumsal tüm sorumluluklarının yanında, biz yolculara yardımcı olmakla ilgili de önemli görevleri var.

Ya bizlerin görevleri? Seyahatleri için uçakları tercih eden yolcular, havayolu personeline karşı “yolcu” görevlerini yerine getiriyorlar mı? Uçağın kabininde uyulması gereken bir kurallar dizisinden haberdarlar mı ve şikayetlerini memnuniyetsizliklerini dile getirirken bunları düşünüyorlar mı?

Bu sorulara verilecek cevaplar pek tatmin edici olur mu bilemiyorum ancak benim host ve hosteslere hak verdiğim bir kaç gözlemim var. Turizmde geçen yıllarımın verdiği tecrübeyle dünyanın en zor müşterilerinin arasında Türklerin ilk üç sırada yer aldığını belirterek bunlardan bahsetmek istiyorum.

1- Koltuklarımıza Yerleşmiyor, Uçağa Binemiyoruz

Beni çileden çıkaran konulardan biri, uçak kapısı açıldığından itibaren yolcuların dar koridora doluşmasıyla başlıyor.

İndiklerinde havaalanında bagaj sırası beklemek istemeyen onlarca kişi, uluslararası standartlarla belirlenen kabin içi bagaj standartının çok üzerinde (bu konu yeterli derecede denetlenmiyor) ve hormon almış sebze görüntülü, ilginç ebatlardaki valizlerini baş üstü dolaplarına yerleştirmeye başladıklarında sanki hayat duruyor. Koridorlar tıkanıyor ve bir de montların, paltoların çıkarıldığı soyunma faslını takip eden daha önce oturmuş bir yolcuyla yapılan “sizin koltuğunuz cam kenarı mıydı, koridor muydu?” özel sohbetiyle trafik tamamen kilitleniyor.

İşte o sırada bir anons duyuluyor.  Gayet nezaketle yapılan “Sayın yolcularımız daha hızlı yolcu alabilmek için lütfen koridorda bekleme yapmayınız” anlamında bir duyuru hiç bir sonuç vermiyor genelde. Çaresizce, kabin personelinin bile koltuk aralarında sıkışıp kaldığı görüntüler çıkıyor ortaya.

uçak yolculukları

2- Burayı Neden Kullanamıyoruz?

Yukarıda anlattığım yerleşme faslı bu kadarla kalmıyor. O sırada yerinden memnun kalmayanlar elindeki devasa valizi yerleştirecek bir konteyner(!) bulamayanlar ciddi bir mücadele halindeyken, ön sıraların üzerinde bulunan ve kiminde elektronik cihazlardan tutun da ilk yardım malzemesine veya kabin personelinin kullandığı ekipman ile özel eşyalarının bulunduğu bölümlere akın ediyorlar. Diğer baş üstü dolapların kapakları açık onlarınki kapalı olmasına rağmen tutamıyorsunuz bu akıncıları!

Uçağa giriş yaptıkları andan itibaren personelin “orası kullanılmıyor” uyarısı ile ikna olmadıklarından mutlaka bir kere açıp kapatıyorlar. Uyarıda söylenen tabloyu karşılarında gördüklerinde ise mutlaka bir mırıldanma bir söylenme oluyor. Genel ifade ise anlam olarak “Burayı neden kullanamıyoruz ki? Parayı ben veriyorum” anlamını içeriyor. (Sizde iyi bir insan olabilirseniz o söylenenleri duyabilir, şirinleri görebilirsiniz!)

Uçak kabin ekibi

3- Suu..suu…su

Uçağa gelen ve koltuğuna henüz oturmuş olan bazı yolcular daha koridorun ortasındaki meydan muharebesi devam ederken, çölü geçen bir kervan yolcusunun vahaya ulaşmış şeklinde ve tükenmiş bir halde “off..ahhhgh bir su alabilir miyim?” şeklindeki talebi genelde “Misafirlerimiz yerleşsin hemen efendim” şeklinde, nazikçe “elbette” ifadesi içeren ama içerisinde sinkaflı bolca vurgu bulunan bir cümle ile cevaplandırılır.

4- Koltuklarınızı Dik Konuma Getiriniz

Suyunu içip zaferi kazanmış olan yolcunun artık yorgunluğunu atması gerekir. Bu durum bizim uçak yolcularımızda “dur hele bir dinleneyim” şeklinde bir eylemle gösterir ve koltuğu yatıracak mekanizma aranmaya başlar. Bulunduğunda bir iki tık yatırılır. İşte bu durum kabin memurları personelinin hoşuna gitmediği gibi sivil havacılık kurallarına da aykırıdır! Bir de arkada oturan yolcuya tabii ki!

“Hangi durum mu? “Koltuğu yatırmak” tan bahsediyorum elbette! Haydi koltuğumuzu dik duruma getirelim ve devam edelim.”

Bizde yolculuk yapmanın olmazsa olmaz eylemlerindendir koltuğu yatırmak. Yatıran yolcuya arkada oturanın durumu, uçağın “low cost” isimi verilen ekonomik fiyatlı ve standart konforun altında olan koltuk aralarına sahip olması hiçbir şey ifade etmez. Ezer geçer..

Ancak sorun tabii ki uçuş güvenlik kurallarını da ilgilendirir. Bu nedenle iniş ve kalkış esnasında “Lütfen koltuklarınızı dik duruma getiriniz.” uyarısı yapılır. Ancak personel mutlaka koridorda dolaşıp bu uyarıyı üzerine alınmayan misafirlerin koltuklarını “manuel” olarak dik konuma getirirler. (Bu sırada yolcunun “amaaan, üfff, tamam tamam” ifadeleri bize özgüdür.)

kabin memurları personeli

5. Süt ve Şeker Alır mısınız?

Bahsedeceğim durum belki personeli bayıltıcı bir hal almıştır ama ısrarla devam eden garip bir işleyiştir. Ancak artık bende çok sıkılıyorum onlarca kez dinlemekten.

Ortada yani koridorda dolaşan ve zor ilerleyen bir yiyecek içecek konteynerini hiç görmemiş gibi yapan bazı uçak yolcuları, hep “Aaa birşeyler mi ikram ediyorsunuz?” şeklinde sahte bir şaşırmışlıkla çay veya kahve siparişi verdikten sonra nasıl içeceğini asla belirtmez ve personelden “şeker, süt, krema ister misiniz?” sorusunu talep eder şekilde beklemeye başlar. Oysa ki çok zor olmayan bu diyalog sanırım şu şekilde önlenebilir.

-“Ne içersiniz?”

-“Sade kahve” veya “Çay alabilir miyim, şekersiz.”

Çok zor değil sanırım, ne dersiniz?

6. Otur Be Adam!

Uçak iniş için tekerleklerini piste koyduğu an başlayan “Lütfen yerinizden kalkmayınız, terminal binasına kadar cep telefonları………” anonsu, iddia ediyorum uçakların en işe yaramayan anonsudur.

Benim klostorofobik milletim anons yapılırken bir müzik ritmi gibi kemer açma seslerini yayına verirler. Daha sonra mutlaka bir cengaver ilk ayağa kalkıp başüstü dolabını açar. Kabin ekibi tekrar anons yapar. Tabii ki anons “lütfen” ile başlasa da “otur be adam” ifadesi içermektedir.

Peki ayaktaki yolcu buna aldırır mı? Elbette hayır! Kulaklarında zaten iniş sırasında kapatmadığı kulaklıkları bulunmakta ve cızır cızır müziklenmektedir benim uçan vatandaşım.

Uçuşlarınız güvenli olsun!

kabin memurları

Booking.com

6 YORUMLAR

  1. Aslında kabin görevlileri ile iletişim son derece kolay olabiliyor. Harika eğitimlere sahip bu çalışanların bakışlarınızdan her şeyi anlama kabiliyetleri de var. Yeter ki arada sırada yaptıkları uyarıları ciddiye alalım ve tüm yorucu görevlerine rağmen biz yolculara gösterdikleri nezaketin yarısını kendilerine gösterebilelim.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here