PAYLAŞ

İhtişamlı yapılara ilgi gösterdiğimizi kanıtlamak istercesine, bu yapıların isimlerini abartmayı seven bir toplumuz! WhiteHouse orijinal isimli Amerika Birleşik Devletleri Başkanının ikametgahını Beyaz Saray diye adlandıran bizler, milattan sonra 542 yılında 1.Justinianus tarafından yaptırılan ve Büyük Saray’ın su ihtiyacını karşılamak amaçlı inşa edilen su sarnıcına da, “Saray” eki vererek “Yerebatan Sarayı” olarak isimlendirmişiz. Yerebatan Sarayı veya Yerebatan Sarnıcı İstanbul’un gezilecek yerleri listesinde her zaman en ön sıralarda geliyor.

Yerebatan Sarayı mı Sarnıcı mı?

“Yerebatan, Saray mı Sarnıç mı?” derken, burayı gördüğünüzde yapılış amacı sarnıç olan ama ihtişamı ile de saray sıfatını hakeden bir yapıyla karşılaşıyorsunuz. Yani aslında bu yapı “saray” sıfatını da haketmiyor değil hani!

Yerebatan Sarnıcı, her biri dokuz metre yüksekliğinde olan 336 sütunun on iki sıra ile oluşturduğu 28’li dizilişi ile etkileyici ve görkemli bir görüntü sunuyor.

Yerebatan Sarnıcı‘nın gizemli bir yönü de, sarnıcın kuzeybatı köşesindeki iki sütunun altında bulunan medusa başları. Doğu Roma (Bizans) imparatorluğu dönemindeki kılıçlarda kullanıldığı gibi yan ve ters medusa başları burada da aynı formda kullanılmış. Haklarında bir dolu hikaye ve efsane olan bu sütunları gördüğünüzde siz de kimi hikayelere inanmaya başlıyorsunuz.

Yerebatan sarayı

İstanbul’u “gezdim” demek için önce tarihi yarımadayı koklamak ve hatta hissetmek gerekiyor.

Yerebatan sarayı veya sarnıcı da, geçirdiği yıllar düşünüldüğünde gizemli ve mistik havası ile etkileyici bir yolculuğa çıkarıyor insanı. İçerisinde kolaylıkla gezmek için sonradan kurulan platform dışında kalan her bir tarafı tarih ve gizem içeriyor.

Yerebatan Sarayı (Sarnıcı) Tarihçesi

Yerebatan Sarnıcı, Ayasofya’nın güneybatısında bulunuyor. Bizans imparatoru I. Justinianus (527-565) tarafından yaptırılan bu büyük yeraltı sarnıcı, suyun içinden yükselen ve görenlere “sonsuzluk” hissi veren mermer sütunlar sebebiyle halk arasında “Yerebatan Sarayı” olarak anılıyor. Sarnıcın bulunduğu yerde daha önce bir Bazilika bulunduğundan, Bizans döneminde Bazilika Sarnıcı olarak da isimlendirilmiş.

Yerebatan Sarayı

Yerebatan Sarnıcı, uzunluğu 140 metre, genişliği 70 metre olan dikdörtgen biçiminde bir alanı kaplıyor. 52 basamaklı taş bir merdivenle inilen bu sarnıcın içerisindeki yukarıda sayılarını verdiğim sütunlar, birbirlerine 4.80 metre aralıklarla dikilmiş. Toplam 9.800 m2 alanı kaplayan Yerebatan Sarnıcı, yaklaşık 100 bin ton su depolama kapasitesine sahip.

Yerebatan Sarnıcı Giriş Ücreti

Müze kart ile girilemeyen Yerebatan Sarnıcı, her gün 09:00-18:30 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.

Yerebatan Sarnıcı giriş ücreti, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için 10 TL. Öğrenciler için ise 5 TL. olarak fiyatlandırılmış.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi‘ne bağlı Kültür A.Ş tarafından işletilen sarnıca müze kart ile girilememesi büyük bir eksiklik ve hayal kırıklığı. Bize göre devletin kurumlarının böylesi özellikler taşıyan mekanlar için ortak çalışmalar yapması gerekiyor. Böylece Müzekart gibi akıllı bir uygulamanın da değeri çok daha fazla ön plana çıkacaktır.Yerebatan sarayı gezisi

Bir de sarnıç içerisindeki müzik yerine daha bir ortama ait olan sesler, örneğin su sesleri ile burasının sarnıç olduğu dönemdeki kullanımıyla ilgili bazı seslerin kullanılmasının daha mistik ve etkileyici bir hava katılabileceğini bir fikir olarak eklemek istiyoruz.

Yerebatan sarayı istanbul gezisi

Yerebatan Sarnıcı ziyaretinizde, güvenlik amaçlı yapılan korkuluklara ellerinizi dayadıktan sonra loş ışıklandırılmış olan sütunlar arasındaki su koridorlarına bir süre bakıp, sonrasında da gözlerinizi kapatıp “Sarnıcı” dinlemeye başlarsanız, mekanın ne kadar etkileyici olduğunu ve böylesi nemli bir havanın içinde sakladığı tarihi, taa derinlerinizde hissedebilirsiniz.

Booking.com

2 YORUMLAR

  1. Hergün önünden,üzerinden geçtiğimiz bu yerlerde zaman ayırıp bakmıyoruz bile. Günlük yaşamın getirdiği yoğunlukla atlıyor,kaçırıyoruz. İlk fırsatta gideceğim.
    Yazılarınızın farkını ve bilgilendirici özelliğini farkediyorum. Elinize sağlık.

    • Hayatı biraz görmeden yaşıyoruz. Zaman zaman yavaşlamak ve bir nefes almak gerek. O zaman çevrenize bir daha baktığınızda daha önce görmediklerinizi görüyorsunuz.
      Yorumunuz için ayrıca teşekkür ederim.

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin..
Buraya adınızı girin..