PAYLAŞ

Seyahat etmek, taşıdığı onlarca sebep içerisinde sevgiyi de barındırıyor. Nedeni bilinen veya nedenini pek de aramadığımız bir sevgiyi. Aslında buna daha iyi bir anlatımla “sevda” demek gerekiyor sanırım. Hayat gibi.. Bir ülkeyi sevmek gibi.. Zeytin gibi, zeytin ağacı gibi, zeytinlikler gibi.. Zeytin hayattır cümlesinin anlattığı gibi.

Zeytinlikler Bu Ülkenindir

Felsefe yapmak değil amacım. Ama gidilen yerleri, gezilen coğrafyaları ve adımlanan ülkeleri olduğu kadar yaşadığın yeri de sevmek gerekiyor. Hatta sevdalısı olmak gerekiyor belki de. Ancak şunu unutmadan! “Ne siyasi, ne milliyetçi, ne de ilk okunuş esnasında akıllara gelebilecek herhangi bir neden.. Anlatmak istediğim bu sevda, başka bir sevda..

Bu Sevdanın İsmi Yok

Bu sevdanın çıkışı “doğduğun yer- doyduğun yer” kısır döngüsündeki anlatımdan çok, bir koku, bir tat, havasının nefese kattığı bir iksir etkisi, çıplak ayaklarının bastığı kumlardaki akşamının buz gibi, sabahının ateşlere basarcasına yakan hissi ve daha tanımlayamadığım yüzlercesi..

İşte ben de o yüzlercesine, yüreğimde biriktirdiklerimi de ekleyerek kızdığım, söylendiğim bunca şeye rağmen ülkeme sevdalıyım.

Yani sevgili dostum; bir ülkeyi sevmek için birden fazla sebep var. Damakta bıraktığı tat da, işte bu sebeplerden sadece biri.

Aklıma gelmişken Ege’nin herşeyini üzerinde taşıyan, ülkemin tadını çıkarabildiğim nefis lezzetini bir daha hatırlatmak istedim.

Keşfedilmemiş bir lezzet olduğundan değil, her gün önümüze geldiğinden gözardı edebilmek endişesiyle not düşüyorum.
Ben fotoğrafını çektim, bir başka yazısını da daha önce yazmıştım. Kaybolan 6 bin “emektar” zeytin ağacının hatırasına gelsin..

Daha önce yazdığım zeytin hakkındaki yazımı buradan okuyabilirsiniz.

zeytinlikler

Booking.com

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here