Çok zamandır uğrarım Kaş’a. Bazen can sıkıntısından gelmişliklerim olur, bazen de yollar alır götürür beni. Kimi zaman da kısa bir Kaş tatili çeker canım! Bazen şehir gürültüsünden uzaklaşmak istediğinde olduğu gibi.

Kısa Bir Kaş Tatili ve Notları

Çok uzun bir zaman önce olmasa da, bundan bir süre önce hem ucuz hem romantik, hem genç ve hem de öğrenci kesimin en gözde yaz tatili yerleri arasında yer alıyordu Kaş. Ben de o dönemlerden beri uğrarım buralara.

Kısa bir süre için bile olsa, bir Kaş tatili için Akdeniz‘in bu güzel kıyılarına indiğimde, sokaklara uzanan meydanın etrafını dolduran gençlerin sabaha kadar gitar ile şarkı söylemelerini dinler, bazen biz de çalar, söyler eğlencenin dibine vururduk.

Peki böyle nostaljik bir şekilde anlatıp “Önceden buraları hep dutluktu” tadında bir başlangıç yaptım da artık böyle değil mi?

Olmaz olur mu! Yine kalabalık Kaş. Yine her yerden melodiler yükseliyor. Eğlenen dinlenen kalabalıklarla dolu nefis bir yer hala. Ama artık sadece bir insan kalabalıklığı ile sınırlı değil buralar.

Artık Kaş daha bir kalabalık. Binalar sarmış tepeleri. Sanki üzerinizden bakan ve nefesinizi kesecekmiş gibi duran beton yığınları dolmuş durmuş. Kaş‘ın böylesi bir yerleşmeye çok da fazla müsaade etmeyen coğrafi yapısına bakıp “İyi ki kısıtlı bir alan vermiş Kaş onlara” diye içimden geçirmiyorum değil. Hele ki buralar düz ve inşaatlara müsait yerler olsaydı Kaş‘ın hali ne olurdu tahmin etmek zor değil.

Bodrum’a bakınca insanın aklına bir takım görüntüler geliyor zaten.

Ancak tüm bu coğrafi zorluklarına rağmen Kaş, yine de insanoğlunun yok ediciliğine çok da fazla dayanamamış gibi kimi anlarda. Dostum “Kaş” gerçekten çok kalabalık(!) olmuş.

kaş tatili

Antalya’dan Kaş’a Dünyanın En Güzel Manzaralı Yollarından Biri

Kaş tatili veya gezisi için Antalya tarafından geliyorsanız ve tercihiniz sahil yolu ise, dünyanın sayılı manzaralı yollarından birindesiniz demektir!

Deniz ile beraber uzanan sahile çizilmiş gibi duran nefis yollar sizi Kaş‘a ulaştırırken tüm cömertliğini sergiliyor. Kaş’a kadar manzaradan etkilenip çok fazla duraklama yapmadan gelebilirseniz, Kaş girişinde son dönemlerde yapılan yol kenarındaki seyir teraslarından Kaş ve Meis manzarasına bakıp soluklanabilirsiniz.

Bu seyir teraslarında Meis’i, Çukurbağ Yarımadası‘nı ve yeni yapılan ve bence dünyanın en güzel doğal yat limanlarından olan marinayı izlemek ve fotoğraflamak, bu yolu takip edenlerin vazgeçemediği bir etkinlik haline gelmiş.

Tabii biz de kısa bir molayla albümümüze onlarca Kaş, Meis ve yat limanı fotoğrafı ekliyoruz.

kaş tatili gezilecek yerler

Vazgeçemedeğim “Soluk Alma Durağım”

Yaz aylarında okulların tatile girmesiyle birlikte sahil şeridinde bulunan tüm tatil yerleri gibi Kaş da kalabalıklardan nasibini alıyor.

Ben her ne kadar çok kısa bir zamana sıkıştırılmış bir Kaş tatili havası almak istesem de, bu kalabalıklar arasında hayalini kurduğum sadeliklere ulaşmam oldukça zor görünüyor. Küçücük bir ilçede bu kadar araba ve tatile gelmiş bir sürü insan suni bir tat bırakıyor damaklarda.

Gerçekten bu düşünceyle bakınca bir karışıklık varmış gibi sanki organizasyonda bir sıkıntı var” hisleri doğuyor insanın içine..

Ama her şeye rağmen Kaş’a ulaşmak ve Kaş‘ta olmak elbette hala çok güzel!

Biraz Daha Gerçekçi Bakalım mı?

Biraz gerçekçi bakmak gerekirse; Kaş aslında ne harika yapılardan kurulu bir yer, ne nefis ve örnek bir şehircilik çalışması yapılmış olan mimari harikası bir tatil yeri ne de muhteşem eğlenceler sunan bir zevk kenti!

Hatta doğrusunu söylemek gerekirse; Kaş’ın denizini de dünyada bulabileceğiniz bir çok yer var.

Ancak yıllardır “gezme eylemini” sürekli artırarak yaşayan benim gibi birini defalarca çekebilmesinin ana nedenlerinden biri, Kaş’ın o bozulmayan balıkçı kasabası görüntüsü olsa gerek.

Yani gürültülü sesleriyle sabahın ilk ışıklarında denize açılan küçük balıkçı teknelerinin denizi bir makasla kesercesine ilerleyişlerini uzaktan seyretmek, beni Kaş’a bağlamak için oldukça yeterli görünüyor.

Nostaljik ve romantik bir Kaş anlatımı yapıp “bozulan doğa, çevremiz” mesajları falan vermek istemiyorum aslında. Sadece insan kalabalıklarının genç yaşlarda çeşitli nedenlerden keşfettiği yerleri, sonraki yıllarda -eğer ekonomik durumları da düzelmiş ise- o yerlere yerleşerek ve sürekli artan taleplerle tatile gelerek bir talep yarattıklarını ve hayal ettikleri o yerleri, aslında kendilerinin bozduğundan bahsediyorum.

Uzun bir cümle olsa da anlatabildiğimi sanıyorum.

Kaş ile ilgili detayları, nerede ne yenilip içildiğini, çevresinde nerelerin gezildiğini her zaman bahsederiz. Şimdi biz zaten onları biliyoruz demeyin! Herkesin bakış açısı, detayları ve farklı deneyimleri önemlidir ve bunun için de paylaşmak gerekir. Hatta sizinkileri de alırsak, biz de bir dahaki Kaş tatili için yeni noktalar keşfetmiş oluruz belki de! Fena mı?

Bu nedenle “Kaş tatili, rehberi, gezilecek yerler” gibi başlıkları atmadan önce bir laf kalabalıklığı yapıp, Kaş balını dudaklara çalalım dedik.

Kaş’ın tarihini tam da buraya tadımlık olarak bırakalım.

Kaş’ın Tarihi

Arkeolojik buluntularla kanıtlanan Habesos, burada bulunan antik kentin en eski ismi. Antik kent tarihte Antiphellos ismi ile anılmış.

Karia ve Likya Bölgeleri arasındaki bağlantıyı sağlayan yolların kesişme noktasında bulunan Antiphellos, aynı zamanda antik dönemde bir ticaret limanıymış.

Makedonya Kralı Büyük İskender’in Anadolu seferi sırasında Makedon Krallığı’nın egemenliği altına girmiş. İskender’in genç yaşta ölümünden sonra bölge, Seleukoslar’la Ptolemaioslar arasında el değiştirmiş.

Antik kent, Roma döneminde önem kazanmış ve Bizans döneminde Piskoposluk Merkezi olmuş. Bu dönemde Arap akınlarına uğramış. Kent, daha sonra Anadolu Selçuklu topraklarına katılarak Andifli adını almış.

Anadolu Selçuklu Devleti’nin yıkılmasını takiben Tekeoğulları Beyliği kentin yönetimini ele geçirmiş ve Osmanlı Devleti, Yıldırım Beyazıt zamanında bugün Kaş olarak bildiğimiz ilçeyi topraklarına katmış.

BİR YORUM BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin..
Buraya adınızı girin..