Küba’ya uçuşlar yeniden mi başlıyor? Türkiye’den bakınca cevap “evet” gibi görünüyor. Türk Hava Yolları’nın İstanbul–Havana uçuşları yeniden satış ekranlarında ve sonbahar için Küba turları da peş peşe programlara girmeye başladı.

Ama dünyanın geri kalanına baktığınızda tablo o kadar basit değil.

Çünkü 13 Eylül 2026 itibarıyla bazı hava yolları Küba’ya yeniden ulaşım imkânı sunarken, dünyanın önemli taşıyıcılarından bazıları Havana uçuşlarını hala askıya almış durumdalar. Hatta bazıları geri dönüş tarihini 2027’ye kadar ötelemiş bulunuyor.

Yani Küba’nın kapıları kapalı değil. Ama “kriz bitti, uçuşlar normale döndü” demek de bugünkü tabloyu doğru anlatmıyor.

Küba uçuşlarında aslında ne oldu?

Sorunun temelinde Küba’nın aylardır yaşadığı ağır enerji ve yakıt krizi var.

Bu kriz yalnızca otomobillerin veya toplu taşımanın yakıt bulamaması anlamına gelmiyor. Havacılık yakıtı da doğrudan etkilendi.

İngiltere Dışişleri Bakanlığı’nın 12 Eylül 2026 itibarıyla güncel seyahat bilgilendirmesine göre Küba makamları, ülkenin uluslararası havalimanlarında havacılık yakıtı bulunmadığını açıkladı. Aynı kaynak Air France, Iberia, World2Fly, LATAM ve Kanada merkezli hava yollarının Küba uçuşlarını askıya aldığını belirtiyor. Diğer bazı şirketler ise operasyonlarını değerlendirmeye devam ediyor.

İşte burada çok önemli bir ayrım var.

Bir ülkeye uçuş yapılabiliyor olması elbette ki, o ülkedeki havacılık yakıtı probleminin çözüldüğü anlamına gelmeyebilir.

Özellikle Küba’ya yakın noktalardan gelen uçaklar, dönüş için gereken yakıtın önemli bir bölümünü beraberlerinde taşıyabilir veya başka ülkeler üzerinden operasyon çözümleri geliştirebilir. Ancak Avrupa veya İstanbul gibi uzun mesafeler söz konusu olduğunda iş çok daha karmaşık hâle geliyor.

Bu nedenle her hava yolu aynı kararı vermiyor.

Dünyada Küba uçuşları yeniden başlamış değil

Bunun en çarpıcı örneklerinden biri Iberia.

İspanyol hava yolu başlangıçta Madrid–Havana hattını geçici olarak durdurmuştu. Ancak şirketin 18 Ağustos tarihli güncellemesine göre Havana hattındaki askıya alma kararı 30 Haziran 2027’ye kadar uzatıldı.

Bu, küçük bir tarih değişikliği değil. Avrupa ile Küba arasındaki en geleneksel bağlantılardan birini sağlayan büyük bir hava yolunun önümüzdeki yaz sezonunu da kapsayacak kadar uzun süre Havana’ya dönmeme kararı anlamına geliyor.

Kanada’da da durum dikkat çekici.

Kanada hükümetinin 9 Eylül 2026 tarihinde güncellediği Küba seyahat uyarısında Kanada merkezli tüm hava yollarının Küba seferlerini ikinci bir duyuruya kadar askıya aldığı açıkça belirtiliyor. Air Canada da kendi açıklamasında Küba seferlerine yeniden başlama planını ikinci bir duyuruya kadar ertelediğini duyurmuş durumda.

Buna karşılık Küba dünyadan tamamen kopmuş değil.

American Airlines‘ın satış sisteminde eylül ve ekim ayları için Havana bağlantıları bulunabiliyor. Air Europa da İstanbul’dan Madrid bağlantılı Havana seyahatlerini satış sisteminde gösteriyor. Yani farklı güzergâhlar ve farklı operasyon modelleri üzerinden Küba’ya ulaşmak hala mümkün.

Ortaya biraz sıra dışı bir tablo çıkıyor:

Bir hava yolu Havana’ya yeniden yolcu taşımaya hazırlanırken başka bir hava yolu 2027 yazına kadar aynı destinasyona uçmamayı tercih edebiliyor.

İşte bugün Küba havacılığının gerçeği bu.

Küba uçuşları 2026Peki Türk Hava Yolları?

Türkiye açısından haberin en dikkat çekici bölümü burada.

Türk Hava Yolları’nın kendi rezervasyon sayfasında İstanbul–Havana uçuşları yeniden görünüyor. Eylül 2026 için fiyatlar gösterildiği gibi ekim, kasım, aralık ve 2027 başı için de bilet seçenekleri sistemde yer alıyor.

Bu elbette önemli bir gelişme.

Ancak burada küçük ama önemli bir parantez açmak gerekiyor.

Bir uçuşun satış sisteminde görünmesi ile o hattın geçmişteki düzeniyle tamamen normale dönmüş olması aynı şey değil. Özellikle Küba gibi şartların hızlı değişebildiği bir destinasyonda, seyahat tarihine yaklaşırken uçuş durumunun yeniden kontrol edilmesi gerekiyor.

Ben olsam Küba bileti alırken yalnızca “bilet satılıyor mu?” sorusuna bakmam.

“Uçuş hangi şartlarda yapılıyor, program değişebilir mi ve Küba tarafındaki operasyon ne durumda?” sorularına da bakarım.

Asıl mesele uçaktan indikten sonra başlıyor

Küba konusunda yalnız uçuşları konuşursak meselenin yarısını konuşmuş oluruz.

Çünkü yakıt ve enerji sorunu adanın günlük hayatını da etkiliyor.

Kanada hükümetinin güncel seyahat uyarısında elektrik, yakıt, yiyecek, içme suyu ve ilaç sıkıntılarının devam ettiği belirtiliyor. Büyük otel ve resortların çoğunda jeneratör bulunmasına rağmen yakıt sıkıntısının jeneratör kullanımını dahi etkileyebileceği özellikle vurgulanıyor.

Ülke içinde ulaşım da bundan etkileniyor.

Taksiler, toplu taşıma ve araç kullanımı yakıt sıkıntısı nedeniyle zaman zaman ciddi biçimde aksayabiliyor. Kanada’nın uyarısında adanın farklı bölgeleri arasında seyahat etmenin son derece zorlaşabildiği açıkça belirtiliyor.

İngiltere ise temmuz ayında Küba ulusal elektrik şebekesinin yalnızca bir hafta içerisinde üç kez çöktüğünü ve yakıt tasarrufu amacıyla ulaşım ile turizm operasyonlarında değişiklikler yapıldığını bildiriyor.

Dolayısıyla Havana Havalimanı’na inebilmek tek başına “seyahat normale döndü” anlamına gelmiyor.

O zaman Küba’ya tur yapılmaz mı?

Ben meseleyi böyle okumuyorum.

Turizmde aylar sonrasının programı bugünden hazırlanır. Uçak koltukları, oteller, yerel araçlar, rehberler ve operasyonlar önceden planlanır.

Dolayısıyla Türkiye’de acentaların ekim, kasım veya kış dönemi için Küba programları hazırlaması kendi başına olağan dışı bir durum değil.

Üstelik Küba’ya hala turist gidiyor ve ülkedeki bütün oteller, bütün restoranlar veya bütün turistik hizmetler durmuş değil.

Ancak bugünkü Küba’yı birkaç yıl önceki Küba ile aynı koşullarda değerlendirmek de doğru olmaz.

Ben yıllardır seyahat ederken ve tur programlarının içinde çalışırken bir şeyi çok net gördüm: Bir destinasyonda programın kağıt üzerinde mümkün olmasıyla, o programın sahada aynı kalitede uygulanabilmesi farklı şeylerdir.

Küba için de bugün sorulması gereken soru “Tur var mı?” değil.

“Bu tur bugün Küba’daki şartlara göre nasıl uygulanacak?”

Bence doğru soru bu.

Küba turu alacak olsam neyi öğrenirdim?

Öncelikle programdaki otellerin güncel durumunu sorardım. Sonra Havana dışındaki şehirler arasında yapılacak ulaşımın nasıl planlandığını, programdaki restoranların, müzelerin ve diğer tesislerin aktif olup olmadığını öğrenirdim.

Elektrik kesintilerine karşı otellerin jeneratör durumunu ve yerel ulaşım için yakıt tedarikinin nasıl çözüldüğünü de sorardım.

Bir de program değişirse ne olacağını.

Çünkü Küba bugün hala gezilebilen ama değişkenlerin normalden fazla olduğu bir destinasyon.

Bunu bilerek giden yolcu ile her şeyin kusursuz işleyeceğini düşünerek giden yolcunun aynı seyahatten çıkaracağı sonuç çok farklı olabilir.

Resmi seyahat uyarıları hala oldukça ciddi

Burada dikkat edilmesi gereken başka bir nokta daha var.

Kanada, 9 Eylül itibarıyla Küba için “zorunlu olmayan seyahatlerden kaçının” uyarısını sürdürüyor. Gerekçe olarak yakıt, elektrik, gıda, su ve ilaç sıkıntılarını gösteriyor.

İngiltere de 12 Eylül itibarıyla Küba’ya zorunlu olmayan seyahatlere karşı tavsiyesini sürdürüyor.

Bunlar “Küba’ya gitmeyin” şeklinde bütün dünya için bağlayıcı kararlar değil. Her ülkenin kendi vatandaşlarına yönelik risk değerlendirmeleri.

Ama seyahat planlarken dikkate alınması gereken önemli göstergeler.

Çünkü aynı anda hem bazı hava yollarının bilet sattığı hem de başka büyük hava yollarının uzun süreli uçuş iptalleri açıkladığı sıra dışı bir dönemden söz ediyoruz.

Peki ben bugün Küba’ya gider miydim?

Burada cevabım biraz farklı.

Ben Küba’yı yalnızca bir resort tatili olarak görmüyorum.

Havana’nın sokakları, Trinidad, Küba müziği, eski otomobiller, devrim tarihi, insanların günlük yaşamı ve ülkenin kendine özgü yapısı zaten Küba’yı Küba yapan şeyler.

Dolayısıyla şartları bilerek, esnek davranabileceğimi kabul ederek ve seyahat öncesinde operasyonu iyi kontrol ederek gitmeyi değerlendirebilirim.

Ama “Uçak yeniden başladı, demek ki her şey normale döndü” düşüncesiyle gitmem.

Çünkü bugün elimizdeki bilgiler bunun tersini söylüyor.

Yani Küba açıldı mı?

Belki de bütün bu konuyu tek bir cümlede özetlemek mümkün:

Küba kapalı değil; ama henüz normale dönmüş de değil.

Türk Hava Yolları’nın İstanbul–Havana uçuşlarının yeniden satış sisteminde bulunması Türkiye’den Küba’ya seyahat etmek isteyenler açısından kuşkusuz önemli bir gelişme.

Ancak aynı günlerde Kanada hava yollarının hala Küba’ya uçmuyor olması, Air France gibi bazı büyük taşıyıcıların operasyonlarını durdurmuş bulunması ve Iberia’nın Havana hattındaki askıya alma kararını Haziran 2027’ye kadar uzatması bize başka bir şey söylüyor.

Dünya havacılığı Küba konusunda henüz ortak bir “normalleşme” noktasına gelmiş değil.

Bu nedenle önümüzdeki aylarda Küba’ya gitmeyi düşünüyorsanız yalnızca ucuz bilet veya iyi görünen bir tur programına bakmayın.

Uçuşu kontrol edin.

Oteli kontrol edin.

Programı sorun.

Ve en önemlisi, gideceğiniz Küba’nın bugünkü Küba olduğunu bilerek karar verin.

Çünkü seyahatte bazen asıl mesele bir yere gidebilmek değil, gittiğinizde sizi neyin beklediğini bilmektir.

EN ÖZEL İPUÇLARI

Doğrudan Adresine Gelsin

İstenmeyen posta göndermiyoruz!Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz