Yolunuz bir gün Edirne’ye düştüğünde, şehrin dokusunun güzelliği yanında tarihi eserler de, ülkenin bu ülkenin -İstanbul dahil- hiçbir yerinde olmadığı kadar ilginizi çekebilir. İstanbul dahil diyorum; çünkü İstanbul‘daki gibi tarihi eserlerin üzerine yığılı hayatlar yaşanmıyor Edirne’de. Edirne Muradiye Cami bunlardan biri.

İlk Dönem Şaheserlerinden Edirne Muradiye Cami

Edirne’nin kayıpları yok mu? Olmaz olur mu! Hem de öyle çok var ki! Ama kalanları bile bu kente doku olmaya devam ediyor.

Edirne’nin gezilecek yerleri arasında camiler önemli bir yer tutuyor. Eski Cami ya da Ulu Cami ismiyle anılan etkileyici yapı, belki de Türkiye’deki en heyecan verici eserlerden biri. Madem Edirne Camileri dedik, öyleyse devam edelim.

Edirne Muradiye Cami

Edirne Muradiye Cami

İsmini Sultan II.Murad’dan Alıyor

Edirne Muradiye Cami, Sultan II.Murad’ın emriyle 1436 yılında yapılmış. Sarayiçi’ne ve Edirne’ye hakim bir tepede konumlandırılmış olan Edirne Muradiye Cami, ilk dönem Osmanlı mimarisi eserlerinden biri olarak sayılıyor.

Caminin kapısı üzerinde yer alan kitabe 839 (1435-36) yılını veriyor. Ancak bugün kayıp olan II. Murad vakfiyesinin 1427 tarihli olduğu biliniyor. Anlayacağınız bir karışıklık sözkonusu.

Külliyenin mimarı belli değil, ama mimar Şehâbeddin tarafından yapılmış olduğu düşünülüyor. Etrafı set duvarlarıyla çevrili olan külliyenin kuzey-güney, kuzeybatı ve kuzeydoğuda demir şebekeli birer avlu kapısı yer alıyor. Avluya esas giriş güney yönündeki anıt kapıdan sağlanıyor. Empire üslubunda olan bu kapıda Hattat Rakım imzalı olan Sultan Mahmud’un tuğrası bulunuyor.

Muradiye Cami İçi

Muradiye Cami‘ni ziyarete gittiğinizde bir garip hisler yaşıyorsunuz. Cami sanki bir yalnız kalmışlık duygusu veriyor. Hani tanımlama gerekirse hiç kimse bir hüzün taşımadığını söyleyemez bu caminin

Edirne Muradiye Cami, diğer Osmanlı eserlerinin ve görkemli camilerinin yanında mütevazı ve hatta sönük duran bir mimariye sahip.  Ancak belki de bütün etkileyiciliği de buradan geliyor.

Edirne Muradiye Cami

Edirne Muradiye Cami

Caminin yalnızlığı kadar, sadelik ve yalınlık taşıyan elbisesi sizi çok da yanıltmasın! Çünkü Muradiye Camisi içindeki süslemeler, 15.yüzyıl Osmanlı sanatının en önemli yapıtları arasında gösteriliyor. Özellikle caminin mihrabı öyle güzel süslenmiş ki, Edirne Muradiye Cami‘sini görmek için bu bile yeterli bir sebep olabilir.

Mihrapta bulunan çinilerin, renkli sır ve sıratlı tekniği denilen bir uygulamayla yapılmış olması ve bu uygulamanın da en iyi örneklerinden biri sayılması Edirne Muradiye Cami‘sinin en önemli özelliklerinden.

Tabii ki çinilere verilen hasar ile çinileri çalmak ve satmak için yapılan tahribatın doğurduğu sonuçlara rağmen!

Edirne Muradiye Cami gezisi

Muradiye Cami Çinileri

Edirne Muradiye Cami

Yine duvarlarda mihrap kadar olmasa da çinilerin güzelliği dikkat çekiyor. Ayrıca çiniden başka orta kubbeleri birbirine bağlayan kemerde ve duvarlarda zengin kalem işi süslemeler öylesine güzel ki!

Tek şerefeli minaresi sağ tarafta bulunan bina, kesme taştan inşa edilmiş ve avlusunda bir de şadırvan bulunuyor.

Edirne Muradiye Cami‘sinin minaresi de zamanında yeşil çinilerle kaplıymış ancak 1752 depremi sonrasındaki onarımda sökülmüş.

Edirne Muradiye Cami

Edirne Muradiye Cami

Ayrıca Edirne Muradiye Cami, kendisi günümüze kadar ulaşsa da, caminin hemen yanında yer alan büyük imareti, Mevlevi Tekkesi ve Semahanesi maalesef yok olmuş.

Bahçesinde bir de mezarlığı bulunan Muradiye Camisi Edirne’nin şaheserlerinden en yalnız olanı gibi.

BİR YORUM BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin..
Buraya adınızı girin..