PAYLAŞ

Avusturya’nın başkenti Viyana’da bulunan, Habsburg Hanedanı’nın yazlık ikametgahı Schönbrunn Sarayı (ya da Almanca söylenişi ile Schloss Schönbrunn), kentin olduğu kadar Avrupa’nın da en güzel yapılarından biri olarak biliniyor. Schönbrunn Sarayı ülkenin en önemli kültürel anıtlarının bulunduğu saray olarak da, Avusturya için büyük önem arzediyor. Bu nedenle Avusturya’yı ziyaret eden lerin gözdesi başkent Viyana’da görülmesi gerekenler arasında yer alıyor.

Schonbrunn Sarayi

Güzel Çeşmeli Schönbrunn Sarayı Viyana’nın Değil Herkesin Gözdesi

Avrupa’nın bir zamanlarına damga vuran tarihi olayları incelemek istediğinizde karşınıza birkaç aile/hanedan çıkar. Habsburg hanedanı işte bunlardan en önemlileri. Avrupa’nın birçok yerinde toprak yönetmiş, hüküm sürmüş olan Habsburg Hanedanı, Avusturya ve Viyana için de çok önemli bir yer tutuyor.

Schönbrunn Sarayı Viyana gezisi

Hakkında anlatılan hikayeler bazı farklılıklar taşıyor. Hele ki Türkiye‘de bulunan kaynakların ne anlattığı belli bile değil. Ancak en kabul edileni ve tarihsel zaman akışına uyup Avusturya Hükümeti tarafından resmi olarak anlatılanı şöyle; 1569 Habsburg Hanedanı üyelerinden, Kutsal Roma Germen İmparatoru ünvanını taşıyan II. Maximilian, bölgede bulunan küçük bir değirmene de sahip olan evi ve çevresini satın alır. Evi daha bir geliştirir. Katterburg ismi verilen bir malikaneye çevirir. Bir av alanı, yeşillikler içinde tavus kuşlarının da dahil olduğu kümes hayvanlarının yetiştirilme yeri olarak da kullanılmaya devam eden Katterburg, çevre köylülerinde bağlarına, bahçelerine, hayvanlarına baktığı ve suyu ile de çevreye hayat verdiği bir alan haline dönüşür.

Schönbrunn Sarayı

Maximillian’ın zamansız ölümü sonrasında tahta çıkan varisi II.Rudolph, Katterburg’un da sahibi olur. Bölgenin ve yapının her türlü ihtiyacını karşılasa da hiç ziyaret etmez. II. Rudolph’dan sonra tahta çıkan kardeşi Matthias ise farklıdır. Efsaneye göre bir gün berbaerindekiler ile Katterburg’a gelir ve bu topraklarda dolaştığı sırada içtiği kaynak suyun tadının güzelliğinden etkilenerek su kaynağının olduğu yere bir çeşme yapılmasını emreder. Çeşmeye de “güzel çeşme, suyu güzel olan çeşme ya da güzel bahar” anlamlarına da gelen Schönbrunnen ismini verir. Yani yazımızın konusu olan Schönbrunn Sarayı’nın isminin kaynağı da işte Matthias’dan gelmektedir.

Burada yanlış anlatılanlardan biri de bu sarayın ünlü Versailles ile karşılaştırıldığıdır. Oysa ki karşılaştırılan Savoy Prensi Eugene tarafından yaptırılan ve 14.Louis’nin yanında yetişmesinden dolayı ona benzetmeye çalıştığı anlatılan Belvedere’dir.  Ayrıca Belvedere kompleksi iki parçadan oluşan iki saray olarak da görülebilir. Onu ayrı bir gezi yazısı yaparız.

Schönbrunn Sarayı’nın hikayesine dönersek, Matthias’dan sonra, burada bulunan yapıların “saray” olarak tanımlandığı ilk tarih 1642 olarak görülüyor. Belgelerde yazlık saray olarak geçiyor.

Schönbrunn Sarayı

Sarayın Yapımı ve Viyana Kuşatmasının Rolü

Schönbrunn yazlık sarayı olarak nitelenen yapı, Osmanlıların II. Viyana kuşatması sırasında yerle bir oluyor ve neredeyse eski hallerinden hiçbir şey kalmıyor.

Yeniden yapıma karar veriliyor ve proje Roma’da eğitim almış olan mimar Johann Bernhard Fischer von Erlach’a teslim ediliyor. Schönbrunn Sarayı’nın ilk tasarımları ve ilk inşaatı işte Avusturya tarihinde de çok önemli yeri olan bu mimara aittir.

1693 yılında başlayan çalışmalar, tasarım ve hazırlıkların ardından 1696 yılında bir avcı köşkü, 1700 yılında da çevresi ve kalenin orta kısmının da bitirilerek artık kısmen oturulabilir hale gelmesiyle devam etmiş. Çeşitli savaşlar ve maddi sıkıntılar nedeniyle zaman zaman inşaat dursa da, sarayın yapımı ve bahçelerinin ilk düzenlemelerinin tamamlanması ancak Schönbrunn Sarayı için altın çağ sayılacak olan Maria Theresa döneminde onun atadığı mimar Nikolaus Pacassi ile gerçekleşmiş. Bu da 1749 yılını bulmuş. Peki bitmiş mi? tabii ki hayır! Her gelen hükümdar Schönbrunn’a bazı eklemeler ve iyileştirmeler yaptırmış. Ta ki 1952 yılına kadar..

Schönbrunn Sarayı

Unesco’nun Dünya Mirası Listesindeki Saray

Unesco tarafından “Dünya Mirası” olarak tanımlanarak bu listeye alınan Schönbrunn Sarayı’nın ve bahçesinin de İmparator Franz Joseph’in eşi olan ve “Sissi” olarak tanınan İmparatoriçe Elisabeth’in en sevdiği mekan olması sarayın ününe ün katmış.

Schönbrunn Sarayı’nın tam 1441 odası bulunuyor ve bunların sadece 40 kadarı ziyaretçilere açık olsa da, tur esnasında yaklaşık 20 tanesini görebiliyorsunuz. Bu turlarla ziyaret edilen odalar arasında İmparator ve İmparatoriçelere ait odalar da bulunuyor. Sissi’nin odası işte bunlardan biri. Maria Theresa odası, ismini ceviz ağacından yapılan ve altın kaplanan mobilyalarından alan Walnut Room olarak bilinen Ceviz Odası, İmparator Franz Joseph’in hayatını kaybettiği oda, Napolyon’un da kaldığı Marie Antoinette’in odası gibi ayrı güzellik ve özelliklere sahip odalar yer alıyor.

Schönbrunn Sarayı

Tabii bu odaların süsleri, odalarda bulunan eşyalar ve paha biçilemez tablo ve sanat eserleri de bu odaları birbirinden değerli hale getiriyor.

Schönbrunn Sarayı ve Eşsiz Bahçeleri

Schönbrun Sarayı’nı bu kadar ünlü yapan şeylerden biri de eşsiz bahçeleri. Viyana’nın en popüler dinlenme alanlarından biri olan barok stilin gözetildiği bahçeler beş yüz hektardan büyük bir alanı kaplıyor.

Bahçeyi çeviren ve gezilmesini sağlayan küçük patikalar sizi Viyana’nın modern halinden alıp başka diyarlara götürüyor. Özellikle bahçede bulunan mermer heykeller büyük önem taşıyor. Yunan mitolojisinden hikayelerin betimlendiği Neptün Çeşmesi de önemli zitaret noktalarından biri olarak öne çıkıyor.

Schönbrunn Sarayı

Bana göre bahçede bulunan en dikkat çekici yerlerden biri de Gloriette Taraçası. Bu taraça sarayın ilk mimarı Fischer von Erlach tarafından tasarlansa da, yıllar sonra 1775 yılında bahçe tasarımı çalışmalarını yürüten Ferdinand Hetzendorf von Hohenberg tarafından ilk planlara göre inşa edilmiş. Camla kaplı olan orta bölümü Maria Theresa döneminde yapılmıştır. Bir Roma Zafer Takı’nı andıran görüntüsü olmasına rağmen aslında sadece görkemli bir bahçe aksesuarıdır.

Schönbrunn Sarayı

Bahçe Deyip Geçmeyin! Schönbrunn İnanılmaz Bir Yer

Palmiye Evi olarak isimlendirilen ve bitkilerle bilimsel olarak da ilgilenen İmparator Franz Joseph adına 1880 – 1882 yılları arasında Fransızlarca inşa edilen Cam yapı tam 2 bin 500 metrekarelik bir alanı kaplıyor. 19 Temmuz 1882 yılında açıldığında dünyada cam kaplı en büyük yapı olan Palmiye evi, 25 metre yüksekliğinde ve 40 bin’den fazla cam panel 5 bin metrekarelik bir yüzeyi kaplıyor. Yapı, İkinci Dünya Savaşı sırasında 7 Şubat 1945’te üç bombalama vuruşuyla yıkıldıktan sonra, yenilenip 14 Ocak 1953’te yeniden açılmış. Son haline ise 2014 yılında getirilmiş. Büyük Palmiye Evi tam anlamıyla bir botanik bahçesi/serası olarak planlanmış. İmparator Franz Joseph döneminde 800 farklı cinsten 4 bin özel bitki bulunuyormuş

Schönbrunn Sarayı

Schönbrunn bahçeleri bunlarla bitmiyor. Gerçekten büyük ve görkemli olduğu kadar bir o kadar da keyifli bir yer. Schönbrunn ahırları ulaşım ve taşımacılık müzesi olarak kullanılıyor mesela. Kraliyet dönemine ait araçlar burada sergileniyor. Roma harabeleri bahçeye farklı tatlar katarken, labirent, güzel çeşme, güvercinlik gibi yapılar bahçenin unutulmaz olmasını sağlıyor.

Schönbrunn Sarayı

Schönbrunn Sarayı’nda görülmesi gereken bir diğer özel yer de, Schönbrunn Hayvanat Bahçesi. Avrupa’nın hatta dünyanın en eski hayvanat bahçesi sayılanSchönbrunn Hayvanat Bahçesi, günümüzde de halen çok sayıda fazla hayvan türüne ev sahipliği yaptığı gibi en özel hayvanat bahçelerinden biri sayılıyor.

Nasıl Gidilir?

Schönbrunn Sarayı’na en yakın metro durağı U4 hattında bulunan Schönbrunn istasyonu. İstasyonun bulunduğu durağa bulunduğunuz yere göre otobüslerle de gidebilirsiniz. Ancak Viyana içinde merkezi bir noktada kalıyorsanız ve hava da güzelse mutlaka yürümeyi tercih edin.

Booking.com

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin..
Buraya adınızı girin..