PAYLAŞ

Antalya’nın simgesi olabilecek çok yer var ancak hiçbiri Gelidonya Feneri kadar gizemli ve saklı kalmasına rağmen heybetli bir görüntü vermiyor. Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı Karaöz yakınlarındaki Gelidonya Feneri belki de ulaşmak için fedakarlık(!) yapmak gerektiğinden hala çok bakir hala çok güzel. Antalya’da gezilecek yerler listesinde mutlaka bulunması gereken bir nokta.

Gelidonya Feneri

Gelidonya Feneri’ne Nasıl Gidilir?

Gelidonya Feneri’ne gitmek için önce Antalya’dan Karaöz beldesine kadar gitmeniz gerekiyor.

Karaöz, Adrasan ve Kumluca arasında yer alıyor. Antalya’dan Adrasan yönüne doğru gittiğinizde Adrasan sapağından girip, Adrasan tarafına yaklaşık olarak bir sekiz kilometre daha gitmeniz gerekiyor. Adrasan’ın merkezinden de bir o kadar daha yol alırsanız Karaöz’e geliyorsunuz. Kumluca tarafından gelirseniz Mavikent üzerinden de ulaşabilirsiniz. Bu yolu daha tavsiye ediyorum.

Gelidonya Feneri Likya Yolu

Eğer aracınızla geldiyseniz arabanızı park edeceğiniz yer burası olsun. Araçla devam edebilirsiniz ancak hem yolun bozukluğu hem de Gelidonya Feneri’ne gitmek için araçtan inilen son yerin park etmeye pek de müsait olmaması nedeniyle tavsiye etmiyorum.

Sonrasında yapmanız gereken şey sahili sağ tarafınıza alıp Korsan Koyu (Melanippe) ve Gelidonya Feneri tabelalarını takip ederek yürümek. Yaklaşık 6 kilometre boyunca deniz ve orman arasındaki tali yolda yürüdükten sonra Likya Yolu’nu işaretleyen Gelidonya yazılı sarı tabelayı göreceksiniz. Buradan da kısa bir yürüyüş için bu patika yola girmeniz gerekiyor. Devamlı yükselerek yürüyeceğiniz yaklaşık 2 kilometrelik yol sonunda beklenen tablo bütün ihtişamıyla karşınıza çıkacak. Gelidonya Feneri’ne Hoşgeldiniz!

Gelidonya Feneri’nin Öyküsü

Gelidonya Feneri olarak isimlendirdiğimiz Gelidonya Burnu Kırlangıç Burnu veya Taşlı Burun olarak da anılıyor. Burnun ilk çağlardaki ismi ise Hiera Akra (Kutsal Burun). Piri Reis tarafında da Şilden Burnu olarak bahsedildiği biliniyor.

Gelidonya feneri antalya

Bu burunda yer alan fenere gelince.. Fenerin bulunduğu burnun üç tarafı deniz ile çevrili. Denizciler tarafından “Beş Adalar” olarak isimlendirilen ıssız adacıkların çevirdiği burun yüzyıllar boyunca beş adalar ile anakara arasındaki güçlü akıntılar ve kayalık oluşumlar nedeniyle denizcilerin korkulu rüyası olmuş. Özellikle deniz yollarının Antik dönemde kullanılmaya başlamasıyla çok sayıda deniz kazası meydana gelen bir nokta olmuş. Birçok gemi burada sulara gömülmüş. Bodrum Sualtı Müzesinde sergilenen ve su altı bilimsel çalışmaları sırasında George Bass tarafından ulaşılıp çıkarılan, yaklaşık 3 bin 300 yıllık Fenike Batığı bu coğrafyanın kurbanlarından.

Burayı daha güvenli hale getirmek için 1934 yılında Fransızlar tarafından fenerin inşaasına başlanmış. Akıntının adalarla arasından geçtiği yüksek sarp kayalıklarda bulunan tepeye bu fener yapılmış. 227 metre yüksekliği ile Türkiye’nin denizden en yüksekte bulunan feneri ünvanını da taşıyan Gelidonya Feneri, Antalya ve belki de Akdeniz simge yapılarından biri.

Fenere geldiğinizde hemen yanında göreceğiniz çardak, 2004 yılında gerçekleşen güneş tutulmasını izleyecek olanlara hizmet etmesi amacıyla Amerikalılar tarafından fenerin bekçiliği ve bakımını üstlenen kişiye yaptırılmış.

Fener günümüzde güneş enerjisi ile çalışarak faaliyetini sürdürmeye devam ediyor. Likya Yolu’da Gelidonya Feneri’nden geçtiği için özellikle bahar aylarında gelen gideni çok olan bir bölge. Bölgede su kaynakları yok denecek kadar az. Bu nedenle yanınızda su bulundurmanızı tavsiye ediyorum. Çadırınızı kurup gecelemeyi düşünürseniz akşam günbatımının nefis manzarasından sonra sabah erken saatlerde harika bir görüntüye de uyanabilirsiniz.

Gelidonya Feneri Yürüyüşü

Geçtiğimiz yıllarda, Gelidonya Feneri yürüyüşü sırasında farkettiğimiz fenerin üzerinde olan yazıları orada bulunan imkanlar dahilinde silmeye çalışmış ve kısmen de başarılı olmuştuk. O güne ait notlar ve resimler de aşağıda yer alıyor.

“ODTÜ ‘lü olduklarını ve RED BIKE isimli bir bisiklet grubunu oluşturduklarını belirten birileri, duvarları neredeyse baştan başa yazılarla boyamışlar. Hatta bizim sosyal paylaşım sitesinde gördüğümüz duvardaki yazıların daha büyükleri de fenerin arka arka tarafında yer alıyordu. Ne yapabiliriz? diye bir süre bakındıktan sonra etrafta bulunan kümesvari kulübenin içerisinden kireç taşı bulduk. Su ile karıştırarak ve bir tebeşir misali karalama yaparak belirli bir sürede ancak sadece belirli bir kısmını yok edebildik. Elimizden geldiğince iyi niyetle birşeyler yapmak istedik ancak arka tarafta susuz adaya bakan duvardaki yazıları görünce malzeme olmadan yani feneri tekrar boyamadan birşeyler yapmanın imkansız olduğuna karar verdik. Aynı düşüncelerimizi de ilgili sosyal paylaşım sitesinde yazan arkadaşlara ilettik.”

Gelidonya Feneri

Booking.com

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here