PAYLAŞ

Beyaz geceler nedir? ve Beyaz geceler ne zaman? diye sorulduğunda bilenleriniz olduğunuz gibi içinizden bilmeyenler de çıkabilir. Gündüzün hiç bitmediği saatlerin yaşandığı ve aslında orada yaşayanların bu durumdan çok da mutlu olmadıkları zamana verilen isim. Beyaz geceler ile ünlü şehir St.Petersburg’da, Rusya’nın gezilecek ve görülmesi gereken yerlerinin çok fazla olduğu bir şehir. Beyaz geceler devam ederken St.Petersburg’u gezmeden Rusya’ya gittim demenin pek bir anlamı yok gibi.

Beyaz Geceler ve St.Petersburg

Şehirler vardır, insanları anlatır, insanlar vardır bitip tükenmeden yüzyıllarca bu şehirleri anlatır..

Tarih bu anlatılan dilden düşmeyen şehirler üzerine yazılır. Epik destanlar fırsatını yakaladıklarında bu şehirlerin içerisinden geçerler ve kuytu köşelerine yerleşirler. Sokakları, içlerinde yaşanmış bugüne kadar süregelmiş milyonlarca farklı hayatları, ortalarından geçen nehirleri ve tabii ki yaşanılan ve unutlmayan aşkları vardır bu şehirlerin.

Deli Petro’nun Kenti St.Petersburg

Kimi şehirler ise her ne kadar bulunduğu ülkenin geleneklerini yansıtsa da, sanki başka bir dünyayı anlatır kendisini ziyarete gelen misafirlerine. Herhangi bir duygunun, belki bir cismin veya bir konunun ya da bir sorunun büyüklüğünü, şiddetini anlatırken kullandığımız, ancak aslında günümüzde bir o kadar da küçülen “dünya” nın kalabalık kitleleri farklı farklı bahseder bu şehirlerden.

Bir çok insan için Paris, Fransa’dan önce gelir mesela. Hani Londra’nın, üzerinde güneş batmayan imparatorluk Britanya’dan önce geldiği gibi! Ya da belki sadece bir film yüzünden Kazablanka, Fas’dan daha öndedir her zaman. Ya da İstanbul.. Ne dersiniz, öyle değil midir?

Aynı hikayeleri, birbirinden farklı isimlerle yaşamış bir çok şehrin kaderidir bu. Tarihi yazan imparatorların, imparatorlukların, büyük devletlerin ve liderlerin kendi isimlerini vermek için yarıştıkları kentlerdir bunlar. Kimilerini tarih yazar, kimilerini kitaplar anlatır, kimilerini filmler sunar, kimilerini yaşayan insanları anlatır.

1700’lü yıllarda kimilerine göre (daha fazla da bize göre) deli olan , Rus Çarı Büyük PETRO’nun hayallerini ,yüksek ihtiras ve emirlerine dönüştürerek kurduğu St.Petersburg’u ise sadece görenlerin anlatabileceğini düşünüyorum.

beyaz geceler st petersburgSt. Petersburg beyaz geceler

Büyük Rus coğrafyasının kuzeybatısında, Baltık denizi kıyısında Neva nehri’nin kıvrımlarını hissettiğiniz 40’dan fazla adacık üzerinde kurulu olan ve bir benzetmeye göre Kuzey’in Venedik’i ünvanlı, dünyanın en güzel binalarının şehri, müzelerin kenti St. Petersburg.

İsminin paylaşılamadığı, her bir dönem yaşayan halklarının o dönemde en değer verdiği kişilerin ismiyle andıkları, yapımında dünyaya bir sanat harikası sunmak için coğrafyasının her köşesinden topladıkları elli bine yakın zorunlu – gönüllü halk, zorunlu orduya alınan onbinlerce askerin çalıştırıldığı, şehrin inşaatı bitene kadar tüm ülkede yapılacak taş binaları yasaklayıp, tüm değerli taş ustalarının şehrin inşasına gönderilmesini organize edecek ve belki de “deli” yaftasını en çok hak ettiği dönemini yaşayan petro’nun kenti.

Şehre verdiği, havari Peter’in “aziz” ünvanıyla taçlandırarak çok uzun yıllara yayılan geçmişin gizemli, günümüzün romantik kenti St.Petersburg.

Petrograd, Leningrad ve St. Petersburg

Kentin tarihi boyunca kendisine verilen isimleri çeşitli nedenlerle değiştirilen Rusya’nın Avrupa’ya açılan kapısı Petersburg, önce ismi Alman kentlerini hatırlattığından kentin kurucusu Petro’nun ismiyle Petrograd, sonrasında Ekim devriminin baş ismi Vladimir İliç LENİN’in ölümünden sadece 3 gün sonra Leningrad ve sonrasında da Sovyetler Birliğinin çökmesini takip eden yıllarda en orijinal hali olan rusca orjinaliyle Sankt Petersburg’un geri verilmesiyle uzun süren bir isim hikayesi var kuzeyin bu güzel incisinin.

Beyaz Geceler ve St. Petersburg

Ziyaretçilerine kendisini daha güzel göstermek için senede iki hafta boyunca gündüzlerini hiç bitirmez, ışık saçar her yere  ve 21 haziran’da zirve seviyesine ulaşır. Beyaz geceler adıyla dünya insanlarına sunar kendini. Şehir ise bir bambaşka yaşar kendi beyaz gecelerini. Orijinal halinin neredeyse 300 yıl boyunca savaşlara uğrayarak en ağır saldırılara maruz kalmış bir yönü olsa da, kurulduğu zamanlardaki halinin korunduğu, sanat ve kültürü kucaklar bu neredeyse hiç bitmeyen beyaz gecelerinde.

Dostoyevski Romanları ve St.Petersburg

Dostoyevski’nin romanlarının geçtiği, ruhunun sokakları arşınladığı St.petersburg’da, dünyanın en güzel binalarını, müzelerin en görkemlilerinden olan ve 1 milyondan fazla tablo, toplamda ise 3 milyon parçalık eseriyle bir ayda zor gezeceğiniz ünlü Hermitage müzesi’ni görmek, şehrin en yaşayan halinde geniş meydanlarında dolaşmak, sokaklarında yürümek ve kıyısında bağlı olan bir savaşın hatırasına yapılmış bir anıt gibi duran Avrora savaş gemisiyle göz göze gelmek!

Bunların hepsi bir arada St.petersburg’da. Bir de tabii ki kış ayında gittiğiniz de hiç de kolay olmayan soğuğu..

beyaz geceler ne zamanSt. Petersburg Gezi Rehberi

Şehirde dünyanın en güzel mutfaklarının en özel örneklerini sunan onlarca restoran var. Eğlenmek için sadece istemenin yeterli olabileceği Petro’nun kentinde sır dolu güzellikler bulunuyor.

Öyle bir şehir ki aslında burası, hani yazarın dediği gibi ; “Belki hiçbir zaman uzun yıllar geçirmek istemeyeceğim , ancak devamlı gitmek isteyeceğim yer..” Çelişkili duygular bırakan bir şehir burası. Aynı Petro’nun hisleri gibi.

Beyaz geceler rüyasının en uzun günü Petersbur’da 21 Haziran’da yaşanacak. Başka bir randevunuz yoksa 21 haziran’da gündüzün hiç bitmediği en güzel şehir size de yer açacaktır.

St. Petersburg Alternatif Konaklama Seçenekleri İçin Booking.com’a Mutlaka Gözatın!

Booking.com

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here