Şans ve şanssızlık arasında gidip gelen bir sürecin oyuncusu ve o oyunu adeta ince ince işlemiş bir sanatçı(!) olan Kristof Kolomb, tartışmasız tarihin en etkili hikayelerden birine sahip. Kaşiflerin yollara düştüğü ve olağanüstü anlara tanıklık yapan bu İspanya‘nın güzel şehri Sevilla işte bu hikayenin sonuna ev sahipliği yapıyor. Kristof Kolomb’un mezarı Sevilla Katedrali olarak da bilinen Catedral de Santa María de la Sede’de bulunuyor.

Sevilla Katedrali Kristof Kolomb'un Mezarı

Büyük Kaşif Kristof Kolomb’un Mezarı

Kristof Kolomb başta da belirttiğimiz gibi bir açıdan şanssızdı. Çünkü öldüğünde bile yeni bir kıtayı yani  Amerika’yı keşfettiğini bilmiyordu. Diğer taraftan ise şanslıydı! Çünkü günümüzde bile hala Amerika denildiğinde akıllara Kristof Kolomb geliyor.

Kristof Kolomb'un Mezarı

Sevilla Katedrali‘nin girişi ücretli. İçeriye girdikten sonra ilgi çeken gerçekten çok fazla şey var. Bunlardan biri Giralda isimli çan kulesi. Bir diğeri ise Kristof Kolomb’un mezarı ya da mozolesinin olduğu nokta.

Kristof Kolomb Mezarı Sevilla

Sevilla Katedrali içinde bulunan ve Kristof Kolomb’un mezarı olarak bilinen yerin üzerinde bulunan mozole, ilk Hristiyan birliğini kuran Katolik krallığı temsil eden ve naaşı taşıyan dört heykelden oluşuyor.

Kristof Kolomb'un Mezarı

Granada‘da bulunan ve son kale Granada’nın düşmesine sayılı zaman kala Santa Fe‘de Isabel‘in elinden izin belgesini alışını simgeleyen ünlü heykel dışında bu mozole heykelleri de oldukça önemli bir simge olarak görülüyor.

Kristof Kolomb’un Mezarı Nerede?

Kristof Kolomb’un mezarı nerede? tartışmaları çok yakın tarihe kadar uzun süre gündemi meşgul etmişti.

İspanya ve Dominik Cumhuriyeti ünlü kaşifin mezarının kendi topraklarında olduğunu iddia ediyor ve bir diğerinin gerçek olmadığını savunuyorlardı. Peki Kristof Kolomb’un mezarı gerçekten neredeydi?

Bunun için önce hikayeye bir göz atmak gerekiyor. Bilindiği gibi Kristof Kolomb‘un hikayesinin sonu hazin bitiyor. Amerika’da kurduğu kolonilerde yapılan soykırımlar ve sömürüler ile atanan valiler, Kolomb’un tutuklanması da dahil bir çok olaya neden oluyor.

Nitekim 1506 yılında Valladolid kentinde ölüyor. Bir süre sonra cesedi Valladolid‘den alınıp Sevilla‘ya getiriliyor ve Guadalquivir Nehri‘nde bulunan Cartuja Adası‘nda sağlığında bir süre kaldığı Santa Maria de Las Cuevas Manastırı‘na naklediliyor. Sonrasında eşi ve yakınlarının isteğiyle vasiyeti olarak ilk keşfettiği Amerika toprakları olan Hispaniola‘nın Santa Domingo kentine gönderiliyor.

Ancak İspanya‘nın sömürgelerini kaybetmeye başlamasıyla birlikte Santa Domingo da düşüyor ve Kolomb’un kemikleri Küba‘ya naklediliyor. Aynı son 1899 yılında Küba’nın da elden çıkmasıyla yaşanınca bu defa kemikler İspanya’ya getiriliyor.

Ancak yıllar sonra Dominik Cumhuriyeti‘nin başkenti olan Santa Domingo‘da bir katedralde Kolomb‘un isminin yazılı olduğu ceset kalıntıları bulunan bir kap bulununca ortalık yine karışıyor. Kristof Kolomb‘un ve oğlunun kemikleri taşınma sırasında karışıyor ve her şey allak bullak oluyor.

 

Kristof Kolomb'un Mezarı

Bu tartışmalar üzerine konu 21. yüzyıla taşınarak, oğlu ve mezarı bilinen kardeşinden alınarak yapılan DNA testi sonucunda Sevilla Katedrali’nde bulunan kalıntıların bir bölümünün Kristof Kolomb‘a ait olduğu kanıtlandı.

Böylece tarihin en ünlü karakterlerinden biri olan ünlü kaşifin İspanya’da bulunan mozolesi Kristof Kolomb’un mezarı olarak kabul edildi.

BİR YORUM BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin..
Buraya adınızı girin..