PAYLAŞ

Plan yapmadığımı ve yapmayacağımı daha önce defalarca söyledim. Ama yine de gitmek istediğim yerler var be dostlar! Biliyorum ki, herkesin olduğu gibi! Geçen yıldan bu yıla kalan belki bu yıldan sonra da diğer yıllara bırakacağım hayallerim var. Seyahat hayalleri..

“Kaçmak” duygusuyla değil, orada olmaya dair anların hayallerini kurduğum ve bunun etkisiyle gitmek istediğim yerler bunlar. Kimi bir filmden bir kare, kimi bir fotoğraftaki detay, kimi de sokaklarında yürüyüp boş boş gezmek istediğim kaldırımlar gibi anlamsız görünen adımlamalar.

Seyahat Hayalleri Peşimi Bırakmıyor

Ancak bazıları planlama yapılması, gereksinimlerin sağlanması ve tedarik edilmesi(!) ile ilgili yapılması/aşılması gerekenlerin sonunda varılabilecek yerler tabii ki. Yani en azından bunun farkındayım! Hatta şunu da önemle belirtmem gerekir ki; hiç de ütopik olmayan, zorluklar içermeyen yerler de var aralarında. Ancak gitmenin bir türlü eylem haline getirilmediği bu yerler aklımda birer plandan çok “hayal” depolarına atılmış gibi bekliyorlar.

Seyahatten Önce Plan Yok!

Yazının başında da belirttiğim gibi planlardan çok hoşlanmıyorum. Bunun ana sebebi, planlanan bazı şeylerin çeşitli sebeplerle gerçekleşmemesi halinde bende yarattığı hayal kırıklıklıkları. Bu nedenle gitmek istediğim bu yerler ile ilgili de herhangi bir planım yok! Bugüne kadar göremediğim gibi bundan sonra da göremeyebilirim. Bunu sorun etmiyorum.

Ancak yolum düştüğünde, yakınlarında olduğumda, hayata dair bir engelleme beni üzmeyecek ise, mutlaka orada olacağım. Söz veriyorum ki olacağım..

Önce Fiyordlar

Norveç, adımlama fırsatını bulduğum bir ülke olmasına karşın gidemediğim noktalara sahip bir ülke. Elbette listenin başında o ünlü kaya var. “Pulpit Rock” (Preikestolen) isimli bu vahşi güzellikte bir kaç fotoğraf çekmek, birkaçında da bulunmak fikri aklımdan hiç gitmiyor.

Ucunda oturup ayaklarını aşağıya doğru sarkıtan insanların fotoğraflarını gördüğümde, yüksekleri seven ve alışkın biri olarak başımdan ayaklarıma kadar inen adrenalin ve heyecan hissini anlatmam zaten beklenemez sanırım. İşte öyle bir yer benim için Pulpit kayası. Gitmek istediğim, görmem gereken yerler listeminde demirbaşı.

Denizin 604 metre üzerindeki yaklaşık 25 x25 şeklinde bir düz kayanın üzerinde “sanki bir seyir terasında olmak” fikri bile dizlerimin bağını çözüyorsa, mutlaka orada olmak gerekir. Lyse fiyordunda bulunan “Pulpit Rock” için söylenecek çok az şey var. Belki de kaya üzerinde kamp atmak da bu işin bonusu olabilir.

seyahat hayalleri

seyahat hayalleri var

Madem Norveç’e kadar geldik o zaman heyecana devam etmek için Trolltunga kayasına da uğramak gerekecek. Norveç öylesine bir ülke ki, muhteşem yürüyüş maceralarınız sonrasında ulaştığınız hedeflerin size sundukları, pek de öyle kelimelerle anlatılacak şeyler değil! Hani “yaşamak lazım” derler ya! işte aynen öyle.

O halde Norveç’e gidilmişken görmek istediklerimiz arasına elbette ki, Trolltunga’yı da alıyor ve başımın bir yerlerine adrenalin sancıları giriyor! (Bu arada biraz daha adrenalin seline tutulmak isterseniz oraya kadar gitmişken Kjeragbolten Kayası’nı da deneyebilirsiniz. Hani şu iki kayanın arasına sıkışmış olan taş!. Ben bunu denemeyeceğim o taşa oldum olası güvenmiyorum. Seçtiği biri var ve onu bekliyor gibi geliyor bana. Hem ne de olsa bu benim görmek istediklerim listesi değil mi?)

Seyahat hayalleri kurulmalı

Ya Kuzey Işıkları?

Mademki kuzey coğrafyasında soğuk iklimlerdeyiz, hakkında daha önce de bir yazı yazdığım ve bu sene de seyretmek için o topraklara varamadığım kuzey ışıkları gösterisini listeye eklemeden olmaz.

Kuzey ışıkları gelen konuklarına öyle çok şey sunuyor ki bunları sadece “ışık” diye geçmek biraz haksızlık gibi geliyor. Kuzey ışıkları görülecekse eğer, lapland’da iglolarda konaklamak, bir köpekli kızak macerası ve kurutulmuş balıkları tatmak da yine bu şıkkın bonusları olmalı.

seyahat hayalleri kuzey ışıkları

Ahh O Banff Parkı Yok mu..

Gitmek istediğim, resimlerine baktığımda içimde birşeyler kıpırdatan yerlerden biri de Bannf Milli Parkı.

Kanada sınırları içerisinde ki Alberta eyaletinde bulunan turkuaz renkli gölü ile fotoğraflara poz veren Banff, benim için fena bir tutku. Ancak doğru söylemek gerekirse şu andaki şartlar itibari ile gidilebilecek yerler arasında en zor görünenlerden biri olduğunu da belirtmem gerek.

Banff milli parkı, buzulları, nehirleri, bitki örtüsü ve doğal yaşamı ile, ziyaret edenleri bulunduğu coğrafyanın yüz, belki de yüzelli yıl öncesindeki bir zamana götürüyor. Amerika ve Kanada’nın insan tarafından makineleşmiş işgalinin ilk yıllarına, yerlilerinin yaşadıkları doğal ortamlara doğru bir yolculuk sunuyor.

Harika manzaralar eşliğinde 6 bin 641 metrekarelik bu Kanada’nın en eski doğal parkını listemin yıldızlı köşesinde bekletiyorum. Burada bir bonus arayacaksak elbette turkuaz göl üzerinde bir kano turu, parkın içerisinde bulunan 16 kamping alanının birkaçında konaklama yapmak ve sevecen bir Bannf sakini olarak düşlediğim Kanadalı orman sakinlerinden olan Banff Ayısı ile “sadece” uzaktan bakışmak!.

seyahat hayalleri banff

Türkiye’den Gidilebilecek En Uzaktaki Harika!

Tamam soğuklardan uzaklaşıp biraz uzaklara gitmenin vakti geldi. Listeye Türkiye’den gidilebilecek en uzak noktalardan biriye devam edelim. Bora bora.

Şımarmak, şımartılmak için ideal bir yer. Yaptığım kısa bir araştırmayla, Türkiye’den önce Los Angeles gibi bir noktaya, sonra oradan bir Tahiti uçuşuna, sonrasında ise bir deniz uçağı ile Bora Bora’ya ulaşmak en kısa aktarmalarla 36 saat sürüyor. Gerçekten böylesi bir uzun yol sonrasında gidilebilecek en çekici noktalardan biri.

Yıllar öncesinde Hürriyet gazetesinde yayınlanan bir yazı dolayısıyla akıl labirentlerimin boşluklarında kalıp arada bir kendini gösteren bu ada, gitmek istediğim yerlerin en konforlu seçeneklerini barındıran bir destinasyon.

Orada olmak için çok da fazla sebep aramaya gerek yok. Bora bora işte! Tek emin olduğum harika bir zaman geçirmek için çok fazla para harcanacak pahalı bir yer olması.

Dünyadaki cennetin bedeli de böyle birşey demek ki!  (Bu arada hani bizden biri olan Piere Loti, öykülerinden birini Bora Bora adasında kaleme almış.) 

İstanbul’da gezilecek yerlerin arasında yer alan Piere Loti tepesi hakkındaki yazımızı buradan okuyabilirsiniz.

Listeyi çok abartmaya müsait bir yapım olmasına rağmen, zaman geçtikten sonra baktığımda fazlasıyla göremediğim yer kalmış olmasından sanırım bundan çok hoşlanmayacağım.

Görmek istediğim bu 4 yer için sınırlarımı pek de zorlamayacağımı belirtmiştim zaten. Herhangi bir zaman kısıtlaması da koymuyorum. Ama başta da dediğim gibi, denk gelirse orada olacağım. Anlayacağınız yine bitmek bilmeyen Seyahat Hayallerim Var!

Ya sizin seyahat hayalleriniz nereye?

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here