PAYLAŞ

Herhangi bir zamanda eğer Dubrovnik Hırvatistan gezisi yapıyorsanız ve Dubrovnik’in tadını da artık yeterince çıkardığınızı düşünüyorsanız, Dubrovnik’de gezilecek yerlerden çok, bunu düşündüğünüz anda ülke değiştirmek fikrini bir değerlendirin. Evet ülke değiştirmek! Balkan turu yapanların çok iyi bildiği gibi bu topraklarda bir günde üç ülkede bulunmak bile kimi zaman çok fazla bir efor sarfetmenizi gerektirmeyebilir. Neyse dilerseniz lafı çok uzatmayalım ve haydi Karadağ (Montenegro) topraklarına geçelim. Karadağ gezilecek ve görülecek yerleriyle birkaç yazıda anlatılacak bir yer. Karadağ gezisi sırasında gezilecek yerler listenizi Kotor, Budva şeklinde yapabilirsiniz. Hepsi bambaşka bir gezi hikayesi. Ama Dubrovnik’te konaklarken Karadağ gezisi yapmak ve Dubronik’e dönmek de oldukça keyifli bir gezi programı olabilir.

karadağ gezisi

Dubrovnik’ten Karadağ Gezisi

Dubrovnik’te keyifli bir zaman geçirirken birden aklıma düşen “Karadağ’a gitsem ya..” dürtüsüne çok fazla dayanamadım. Bunun sebeplerinden biri hem Balkan coğrafyasının bu gibi anlık hareketlere çok uygun olması hem de Karadağ’ı özlemem diyebilirim.

Karadağ öylesine bir ülke ki; bu küçük ülkeyi gezmek, güzelliklerini görerek bir ucundan bir ucuna gitmek, eğlenceli gecelerine karışmak ve gezilecek yerlerinin önünde fotoğraflar çektirmek gibi farklı isteklerinizi kısa bir Karadağ gezisi programıyla gerçekleştirebilirsiniz.

Dubrovnik’te konakladığım otelde baktığım haritadan Karadağ’ın hemen yanıbaşımızda olduğunu gördüm. Ancak bu harita ölçekleri eğer bu harita işinden çok anlamıyorsanız biraz kafa karıştırıcı olabiliyor. Daha önce Bosna Hersek – Dubrovnik (Hırvatistan) arasında çok fazla sayıda geçişler yaptığımdan Hırvatistan – Karadağ sınırının neresindeyiz kısmını ancak haritadan baktığım kadarıyla “Yanıbaşındayız!” şeklinde ifade edebildim. Ancak dedim ya; harita ölçekleriyle başım dertte sanırım.

Karadağ Gezisi İçin Dubrovnik’de Araç Kiralamak

Avrupa’nın bu genç ülkesinin yanıbaşında sınırlarla kesilmiş olsa da, aynı kültüre değişik açılardan bakmayı sağlayacak bir dolu alternatif dururken en iyi seçeneğin bir araba kiralamak olduğuna karar verdim. Hemen kaldığım otel resepsiyonundan güvenilir araç kiralama firmalarını soruşturmaya başladım.

karadağ gezisi rehberi

Otelden gerekli bilgileri aldıktan sonra, ilgili firma ile bağlantı kurarak birkaç saat içinde sözleştiğimiz zamanda lobide araç kiralama firmasından gelen personelle buluştum. Otele gelen firma yetkilisi arkadaşla birlikte Rixos Libertas Dubrovnik Oteli’nin seyir bölümlerinden birinde oturarak, ondan çevre ve araç kiralama hakkında bilgi aldım.

Görüşmemize her ne kadar otelin balkonundan seyrettiğimiz karşı sahillerin silüeti ve nefis hava konsantrasyon eksikliği sağlasa da, anlattıklarını biraz da olsa dinlemeye çalıştım. Ama belli belirsiz olan ufuk çizgisiyle birbirine karışmış olan deniz ve bu eski kıtanın çizme görüntülü ülkesi İtalya ‘nın oralarda olduğunu bilmek sürekli aklımı karıştırıp duruyor işte.. Ne yapayım!

Bir takım pazarlıklar ve turistik bir şehirde bulunmanın satıcıya ve bize verdiği güvensizlik ortamlarının karşılıklı aşılmasından sonra, Dubrovnik plakalı aracımızı teslim alarak planlarımız doğrultusunda otelden ayrılarak, kısa bir şehir içi geçişinden sonra ana yola çıktım. Haydi şimdi Karadağ.

Karadag Gezisi

Dubrovnik’ten Hemen Sonrası Karadağ

Şehrin kurulu olduğu kısmı terk ederek uzayan yolu takip edip, manzara ile süslenmiş olan denizin çizgisinden yükselen yamaçtan yola devam ettim.

Seyir terası olarak doğal boşluk bırakılmış alanların Dubrovnik’i yüksekten gören kısmında buradan geçen her yolcu gibi ben de duraklama yaparak fotoğraf çekme “görevini” gerçekleştirdim tabii ki!. Yolu takip ederek, kiralık aracıma kullanım anlamında biraz ısınmaya çalışırken çok kısa bir süre içerisinde otoban görüntüsü veren yol düzeni, yön ayrımları ve gişeleri ifade eden tabelaları farkettim.

Karadag Gezisi gezilecek yerler

Gişeye(!) doğru ilerledim ve yaklaştıkça aslında bu düzenleme ve görüntülerin gişe değil dünyanın en genç ülkelerinden Karadağ sınırı olduğunu anladım. Bu kadar kısa bir yolculukla başka bir ülke sınırına gelmenin şaşkınlığını yaşamamla, pasaportumu isteyen görevliye evrakları uzatmam bir oldu. Hırvat görevliler pasaportuma çıkış damgasını uygularken herhangi bir soru bile sormadılar. Hatta pek de ilgilenmediler diyebilirim aslında!

Yeniden hareket edip ara bölgede ilerlemeye başladım. Hırvatistan sonrası ara bölge, terk edilmiş şehir görüntüsü veren birkaç duty free mağazasının yapılarından oluşan herhangi bir yaşam görüntüsü vermeyen bakımsız bir alandan ibaret.

Karadag Gezisi karadağ

Merhaba Karadağ

Yeni ülke Karadağ, sınırları içerisinde kendi para birimi olmadığından ülkede Euro kullanıldığına işaret eden tabelaları ve bağımsızlık işaretleri olan bayraklarını dalgalandırmaya başlamış bu ara bölgenin bitişine doğru. Hırvat sınırından ayrılırken gördüğüm işlem yapan gişelere benzer kulübelere yaklaşıp, Karadağ girişi için pasaportumu tekrar görevlilere teslim ettim. Kısa bir hoş geldiniz karşılaması ile birlikte Avrupa’nın Kosova’dan sonraki en yenisindeyim bir kez daha.

Başka bir ülkede olmanın sadece pasaportumda yapılan işlemler ile farkına vardığım Karadağ, doğa ve çevre özellikleri ile balkanlardaki iç içe geçmişliği özetliyor adeta.

Hırvatistan’ın gözdesi Dubrovnik’ten ayrılınca Karadağ bu kadar yakın olmasına rağmen zengin – fakir ayrımına uğradı bu noktada. Ancak ekonominin Hırvatistan kadar iyi olmaması ülkeyi daha bir güzel tutmayı başarmış görülüyor.

Karadag Gezisi seyahat rehberi

Sabah kahvesi içmek için mola vermek üzere Igalo isimli şehirde (!) ( bizde ilçe olması bile tartışılabilir ! ) çok fazla Amerika kokan bir benzin istasyonu kafesinde durakladım. İçeride bulunan müşteri ve çalışanların mutlu ifadelerini görmenizi isterdim. Onları gördüğümde mutlu bir ülkeye geldiğim hissine kapıldığımı söyleyebilirim. Herkesin hareketleri öyle güzel bir enerji veriyor ki, ülkenin pozitif yaşam tarzı üzerinize yapışıyor. Büyük ülkelerin kalabalık ve büyük şehirlerindeki stresli yüzlerden eser yok. Sanki herkes balkanlarda kurulmuş bir ABD eyaletinde çekilen bir film sahnesinde gibiler!

Mola verdiğim benzin istasyonunun alışveriş bölümünden kocaman (gerçekten ülke ölçeği düşünüldüğünde çok büyük) bir harita satın aldım. Ülkeye girerken hedeflediğim Budva ve Kotor şehirlerine haritaya baktıktan sonra Karadağ’ın başkenti PODGORICA’yı da (Yugoslavya dönemindeki eski adıyla Titograd) ekledim.

Anayasasında Çevrecilik Olan Ülke

Anayasasında “demokratik, refah ve çevreci“ bir ülke ibaresi yazılı bulunan Karadağ, doğal yaşamı ve bitki örtüsü ile çevre konusuna özen gösterdiğini hemen hemen belli ediyor. Merak saçma sapan sorular doğurur ya! İşte benim de aklıma “bu kadar yeşil bir ülkeye neden Montenegro yani bizdeki adıyla Karadağ denilmiş” sorusu geldi. Ancak yaptıkları “Akşamları güneş batınca, özellikle denizden bakıldığında dağların simsiyah bir görüntü vermesiyle zamane denizcileri başta olmak üzere herkesin bu kıyıları bu isimle anması” açıklaması merakım giderdi! Gerçekten de söyledikleri doğru. Akşam saatlerinde kıyı boyunca sıralanan dağlar gölgeli kararmış bir görüntü halini alıyorlar.

Kocaman haritamı açtığımda -harita ölçeğine bakmadan- bulunduğum yer ile Podgorica arasındaki mesafe gözüme çarptı. Haritaya baktığınızda bir an öyle uzak bir mesafe olarak görünüyor ki Podgorica (İstanbul – Erzurum veya ağrı gibi bir ülkenin bir ucundan diğer ucuna olan mesafe gibi) Ama ne fark eder ? Neden buradayım ki ? gazlamaları ile hesabı ödeyip güleryüzlü personele veda ederek yeniden yola koyuldum.

Karadağ Gezisi İlk Durak Kotor

Herzeg novi ve Zelenica’yı kısa bir süre içerisinde sıyırıp, Kumbor, Denovici ve Baosici üzerinden kotorsko körfezi ismi verilen sevimli ve etkileyici Kamenari‘ye ulaştım. Kotor’a giderken nefis bir manzarası olan bir yol yapmışlar. Körfezi böylece uzun bir süre kıyısından dolanıyorsunuz. Ama dolanmak istemezseniz 10’ar dakika ara ile devamlı hareket halinde olan feribotların hareket ettiği küçük limana girebilir ve biletinizi alarak karşı kıyıya aracınızı da bindirdiğiniz feribot ile geçebilirsiniz. Ben de öyle yaptım.

Öyle yaptım yapmasına da tam o an başlayan bölgeye özgü şiddetli ama kısa yağmur bir anda öyle bastırdı ki bir kaç dakika şaşırdım kaldım. Ancak manzarayı daha doyumsuz hale getiren yağmur bir de gökkuşağı sürprizini eksik etmeyince daha bir keyiflendim diyebilirim.

Kısa bir deniz yolculuğundan sonra ulaştığım Tivat‘da aracımla feribotttan indim. Daha önce bir kaç kere uğradığımdan bu defa Kotor’un içine girmemeye karar verdim ancak siz ilk defa gidiyorsanız mutlaka bir Kotor gezisi yapın. Kotor’un eski kent merkezi ile Cruise limanı ve tepedeki kalesinden körfezin harika manzarası görülmeye değer.

Karadağ’ın tatil cenneti Budva üzerinden başkente doğru gitmek için tabelaları takip etmeye başladım. Yol üzerinde Karadağ’ın en güzel yerlerinden biri olan bu ünlü tatil beldesine girişte, mevsim şartları göz önüne alınarak yapıldığını düşündüğüm yol onarım çalışmaları nedeniyle oluşan trafik kalabalığına da takılarak, kısa süreli bir “Budva’yı uzaktan seyretme molası”yla, Karadağ’ın akşam kararan dağ yollarına doğru aracı sürmeye devam ettim.

Podgorica’ya Doğru Yola Devam

Bu kısa duraklamalardan sonra eski tarihi başkent Cetinje’yi aşarak bir süre sonra ülkenin diğer ucuna(!) yani başkent Podgorica’ya vardım.

Şehrin merkezini bulma amaçlı sağa sola turistik gözlerle bakarken Karadağ trafik polisleri tarafından otobüslerin kullandığı toplu taşımaya ayrılmış tercihli yola özel yanan yeşil ışıkta geçerek, “otomobillere yanan kırmızı ışıkta geçmek ihlali” nedeniyle durduruldum.

Ülkenin yasaları gereği cezamı alıp, posta ofisine yatırmam ve makbuzumu polis memurlarına verip tekrar aracımı almamı söylediklerinde, başımdan akmaya başlayan kaynar sular ayaklarıma ulaşmadan polis memurlarını ikna çabalarımı başlatmam gerekiyordu. Şehir merkezine ulaşamadığım için dolaşırken cezalı duruma düşen bir kişi olarak posta ofisi, bana sanki uzakdoğu da bir yermiş gibi o an ulaşılması imkansız bir konumda gibi geldi.

Karadağ polisine, 20 euro cezamı ödeyerek benim adıma posta ofisine yatırmaları konusundaki ikna çalışmalarım, dürüstlük abidesi memurlara önce bir şey ifade etmemesine rağmen, sonraki 5 dakika içerisinde beni iyi yolculuklar dileyerek uğurladılar!

Başkent Podrgorica Karadağ’ın Farklı Şehri

Podgorica, Karadağ’ın en büyük kenti. Uzun yıllar Osmanlıların hüküm sürdüğü bir bölgede yer almasına rağmen kısıtlı sayıda eser korunabilmesinin nedeni, ikinci dünya savaşı sırasında kentin tam olarak yüz yirmi kez bombalanması ve bu nedenle defalarca yerle bir olmasından kaynaklanıyor.

Giderken görmek istediğim, ancak hava kararıp polisiye trafik macerasının uzaması nedeniyle programa alamadığım Satkula yani saat kulesi tüm görkemiyle ayakta kalan başlıca Osmanlı eseri.

Şehir merkezinde iyi bir restoran ararken ulaştığım ve bir çok farklı konseptin, bar, kulüp ve dünya mutfaklarının ayrı salonlarda verildiği bir yapının İtalyan restoranı bölümünde göz doymazlığım üzerine önce fesleğen ağırlıklı soslu bir makarna ve sonrasında söylediğim pizzam ile masamda hareket edecek yer kalmadı. Böylece Karadağ’da menülerin porsiyon boyutlarını iyi hesaplamak gerektiğini anladım.

Hareket edemeyecek kadar yememe, sadece gün boyu aç olmamın sebep olduğu bahanesiyle kendimi kandırarak istediğim hesap beni inanılmaz şaşırttı. Bu porsiyonlardaki yemek ve içecekler için ödediğim rakam sadece on euro civarında kaldı.

Memnuniyetimi belli etmek için verdiğim bahşişin, personelin beni uğurlamalarından anladığım kadarıyla çok tatmin edici olduğunu düşünerek ayrıldım restorandan.

Yediklerimi eritmek amaçlı kısa bir turdan sonra başlangıçta günübirlik olmasını düşündüğüm Karadağ gezisi işini Podgorica’da bir gece geçirme kararıyla sabaha kadar uzattım. Sonrası mı? Elbette daha Kotor var Budva var. Karadağ’ın herbir yeri var.

Karadağ’da Alternatif konaklama tesisleri fiyat ve rezervasyon için kontrol edebilirsiniz.

Booking.com

1 YORUM

  1. Karadağ anayasasında belirtildiği gibi ekolojik bir ülke olmanın avantajını yaşamakta. Ülkede sanayi adına neredeyse hiçbir tesis bulunmamakta. Ufacık alanında birbirinden harika ve farklı doğayı sığdırabilmiş bir coğrafyada kurulu. Doğaseverlere kesinlikle görmelerini tavsiye ederim.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here